Duygu Yılmaz, ruhsal açıdan stresin gövde ve zihnin karşılaşılan taleplere verdiği organik uyum yanıtı bulunduğunu belirtti. Belirli düzeydeki stresin kişinin harekete geçmesini sağlayabildiğini ifade eden Yılmaz, sınava hazırlanan bir öğrencinin ders emek harcaması ya da mühim bir toplantı öncesinde meydana getirilen hazırlıkların bu durumda işlevsel bir rol oynadığını kaydetti. Sadece stresin uzun süre devam etmesi yada yoğunlaşması halinde aynı sistemin yıpratıcı hale gelebildiğine dikkat çekti.
Kronik stresin emarelerine dikkat çekti
Yılmaz, kronik stresin uyku bozuklukları, mide ve bağırsak sorunları, kas gerginliği, baş ağrıları, dikkat dağınıklığı, karar verme güçlüğü, kaygı, hiddet ve tükenmişlik hissi şeklinde emarelerle kendini gösterebildiğini açıkladı. Bu belirtilerin yalnızca birer hastalık olarak görülmemesi icap ettiğini belirten Yılmaz, bunların bedenin taşımış olduğu yükü gösteren mühim işaretler bulunduğunu altını çizdi.
“Stresi bastırmak yerine anlamaya çalışın”
Yılmaz, kişilerin bir çok süre stres sebebiyle değil, stresten etkilenmelerini bir yetersizlik olarak değerlendirdikleri için daha çok zorlandıklarını söylemiş oldu. Ruhsal dayanıklılığın zorluklardan asla etkilenmemek anlamına gelmediğini belirten Yılmaz, mühim olanın yaşanmış olan duyguları fark etmek, anlamlandırmak ve bu tarz şeyleri düzenlemeye destek olacak yöntemler geliştirmek bulunduğunu açıkladı.
Mindfulness’ın amacını söyledi
Bilgili farkındalık olarak tanımlanan Mindfulness uygulamalarının temel amacının düşünceleri yok etmek ya da kişiyi devamlı sakin tutmak olmadığını belirten Duygu Yılmaz, aslolan hedefin kişinin o anda yaşamış olduğu fikir, duygu ve bedensel deneyimlerin farkına varabilmesi bulunduğunu söylemiş oldu. Yılmaz, zihnin bir çok süre geçmişte yaşanmış olan vakalar yada geleceğe ilişkin kaygılar içinde gidip geldiğini, bilgili farkındalık çalışmalarının ise dikkati tekrardan “şimdi ve burada”ya izleyeceği yolu göstermeye destek bulunduğunu dile getirdi.
Otomatik tepkileri fark etmeyi kolaylaştırıyor
Mindfulness uygulamalarının stres anında ortaya çıkan fikir, duygu, bedensel tepki ve davranış döngülerinin daha erken fark edilmesine katkı sağladığını belirten Yılmaz, bu sayede kişinin otomatik tepkiler yerine daha bilgili seçimler yapabileceğini açıkladı. Nefesi takip etmenin, gövde duyumlarını fark etmenin ve kısa süreli farkındalık egzersizleri uygulamanın günlük yaşamda başvurulabilecek kolay sadece etkili yöntemler içinde yer aldığını söylemiş oldu.
MBSR programına dikkat çekti
Duygu Yılmaz, Jon Kabat-Zinn tarafınca geliştirilen Mindfulness Temelli Stres Azaltma Programı (MBSR) hakkında da data verdi. Sekiz haftalık yapılandırılmış programın; mindfulness meditasyonları, gövde taraması, nefes farkındalığı, nazik hareket emek harcamaları ve günlük yaşam uygulamalarını içerdiğini belirten Yılmaz, programın kişilere stressiz bir yaşam vaat etmediğini sadece stres karşısındaki fikir ve davranış kalıplarını daha bilgili fark etmelerine destek olmayı amaçladığını söylemiş oldu.
“Her durumda tek başına kafi olmayabilir”
Mindfulness ve MBSR uygulamalarının her durumda tek başına kafi olmayabileceğini belirten Yılmaz, yoğun kaygı, depresyon, travma sonrası emareler, ürkü atak, uzun soluklu uykusuzluk yada günlük yaşamı belirgin şekilde etkileyen ruhsal yakınmalar yaşayan kişilerin kesinlikle bir ruh sağlığı uzmanına başvurması icap ettiğini açıkladı. Travma öyküsü bulunan kişilerde bazı uygulamaların kişiye hususi planlanmasının önemine de dikkat çekti.
“Kendimize iyi mi eşlik ettiğimiz önemlidir”
Stresle birlikteliğin dönüştürülmesinin yaşamı tamamen sorunsuz hale getirmek anlamına gelmediğini vurgulayan Psikiyatrist Duygu Yılmaz, belirsizliklerin, sorumlulukların ve yaşamın zorluklarının daima var olacağını söylemiş oldu. Yılmaz, “İyi oluş, stresin asla olmadığı bir yaşam kurmakla değil; stres ulaştığında onunla daha bilgili, ölçülü ve kendimize karşı daha şefkatli bir ilişki kurabilmekle ilgilidir.” değerlendirmesinde bulunmuş oldu.
