1. Haberler
  2. Son Dakika
  3. Gündem
  4. Sonunda iyilerin galip geleceği tarihi bir dönemi yaşıyoruz

Sonunda iyilerin galip geleceği tarihi bir dönemi yaşıyoruz

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Haliç Kurultay Merkezi’nde Mevlid-i Nebi Haftası programına katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, mühim açıklamalarda bulunmuş oldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyleki:

“Milletimizin ve İslam âleminin Mevlid-i Nebi Haftası’nı can-ı gönülden kutlama ediyorum. Davetimize icabet ederek bu salonu muhabbetle dolduran tüm kardeşlerime ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum. Hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.

Vatanımızda ve dünyanın değişik yerlerinde bizleri takip eden, şu anda aramızda olmasalar da gözü de gönlü de kulağı da burada olan tüm kardeşlerime selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum.

Böylesine güzel bir programda bizleri buluşturan, rahmetiyle, lütfuyla, keremiyle kalplerimizi birbirine ısındıran Cenab-ı Tanrı’a sonsuz şükürler olsun. Âlemlere rahmet, insanlığa hidayet, müminlere güzel ahlakın en yüksek timsali olarak gönderilen, ümmeti olmakla onur duyduğumuz Peygamber Efendimiz’e salat ve slm olsun.

“ŞEHİTLERİMİZİN RUHLARI ŞAD OLSUN”

Fahr-i Kâinat Efendimiz’in izinden giderek asırlardır ümmete hizmet eden, yol gösteren, felaha susayan gönülleri irşat eden âlim ve ariflerimizin, kalp ve ilim ehlinin kutsal ruhları şad olsun. İslam’ın izzetini her şeyin üstünde tutan, ilây-ı kelimetullah davası uğruna canlarını ortaya koyan, vatanı, milleti, ezanı, bayrağı, devleti ve ümmeti için her türlü cefayı, zorluğu göze alan kahraman şehitlerimizin, gazilerimizin, o savaşım ve mücahide erlerinin aziz ruhları şad olsun diyorum.

“BU SEVDA MİLLETİMİZİN DE KALBİNDE MÜSTESNA BİR YER TUTMUŞTUR”

Peygamber sevgisi, müminlerin gönlünde nesillerden nesillere aktarılan en kıymetli miras olmuştur. Bu sevda, İslam’la müşerref olduğu ilk günden itibaren milletimizin de kalbinde müstesna bir yer tutmuştur. Ecdadımız asırlar süresince din-i mübin-i İslam’ın sancaktarı olmuş, Efendimiz’e duyduğu aşk ve muhabbeti tertemiz bir imanla korumuştur.

Bizim Resul-i Ekrem’e olan sadakatimiz yalnızca millî seciyemizde değil, lügatımızda, edebiyatımızda, kültür ve sanatımızda da tezahür etmiştir. Süleyman Çelebi’nin kalbinden beyitlere dökülen Mevlid-i Şerif, yüzyıllardır Efendimiz’e duyulan hürmetin ortak sesidir. Fuzuli’nin Su Kasidesi, Resul-i Kibriya’nın basmış olduğu toprağa erişme arzusuyla yanıp tutuşan bir gayenin, bu şekilde bir gayretin ifadesidir. Şairlerimizin, ediplerimizin, hatta padişahlarımızın Efendimiz’e ithafen yazdığı na’t-ı şerifler milletimizin hak yolundaki adanmışlığının en veciz nişaneleridir.

Kıymetli kardeşlerim, gönlü peygamber aşkıyla yanan adlardan biri de rahmetli Mehmet Akif İnan üstadımızdı. Merhum Akif İnan, Efendimiz’e olan bağlılığını şu görkemli mısralarla dile getirmiştir: “Özgürlük, menşurun kanatlarından toprağım, devletim, bayrağım sensin. Maddemsin, manamsın, varım yoğumsun, ufkumsun, yakınım, uzağım sensin. Annem, babam, atam, kardeşim, yavrum, evim barkım, bahçem ve bağım sensin. Seslerin kalbimin dudaklarında, dönemin, dönemim ve çağım sensin. Ümidim, cihanım, şafağım sende, hicretim, menzilim, durağım sensin. Seninle olmaktır ahdim, yeminim, ordum, emirim ve otağım sensin.” Övüncümüz, şerefimiz, sözümüz ve yegâne önderimiz Resul-i Ekrem Efendimiz’i bugün bir kez daha kemal-i hürmetle yâd ediyorum.

“SONUNDA İYİLERİN GALİP GELECEĞİ TARİHİ BİR DÖNEMİ YAŞIYORUZ”

Şurası da mühimdir. Erkek oyuncular ve senaryolar değişse de iyi ile kötünün savaşım etmiş olduğu ve sonunda inşallah iyilerin galip geleceği zamanı bir süreci yaşıyoruz. Filistin’den Lübnan’a, Sudan’dan Somali’ye, kalbimizin attığı coğrafyaların mühim bir kısmı senelerdir krizle, savaşla, istikrarsızlıkla boğuşuyor. Her şeyden habersiz masum yavrular göz nazaran nazaran hedef alınıyor. Dünyayı tanımadan, daha ne olup bittiğini anlamadan bebekler, çocuklar gökekinler şeklinde toprağa düşüyor.

Bayanlar, yaşlılar, sıhhat çalışanları, yardım görevlileri harp ve çatışma ortamlarında değil, sivil yerleşim yerlerinde bombalarla katlediliyor. Soykırım şebekesinin dünyanın en büyük çocuk mezarlığına çevirilmiş olduğu Gazze’de uçurtmalar bile tehdit olarak görülüp engelleniyor. Bir tek Filistin’de milyonlarca kardeşimiz en temel ihtiyaçlardan yoksun bir halde, oldukça zor şartlar altında hayatta kalmanın mücadelesini veriyor.

Lübnan’da aynı şekilde 1,3 milyon kardeşimiz İsrail yönetiminin saldırıları sebebiyle evini barkını terk etmek mecburiyetinde bırakıldı. Dört binden fazla insan öldürüldü, bir çok çocuk ve hanım. 12 bini aşkın Lübnanlı yaralandı.

İSRAİL BÖLGESEL BARIŞI VE İNSANİ DEĞERLERİ SAVUNAN HERKESİ HEDEF ALIYOR

İsrail’in harp bağımlısı mevcut hükümeti işgalci, soykırımcı ideoloji bir tek komşularının huzuruna kastetmiyor. Bölgesel barışı ve insani değerleri korumak için çaba sarfeden herkesi hedef alıyor. Ikimiz de Siyonizm’in yayılmacı emellerine dikkat çekerken bunu kendimiz için değil, hangi inanca mensup olursa olsun bölgedeki tüm halklar adına, insanlık cephesi adına yapıyoruz.

Kardeşlerim, daha ilkin de ifade ettim. Bugün yeniden söylüyorum. Yakın tarihte Hitler’e, Pol Pot’a ve öteki gözü dönmüş zalimlere yönelik sessizliğin bedelini maalesef siviller ödemek mecburiyetinde bırakıldı. Hitler’in toplama kamplarında, Pol Pot’un ölüm tarlalarında değişik kökenden, değişik inançlardan milyonlarca insan soykırıma uğradı. Ne yazık ki o dönemde insanlık olan biteni seyretmekte kaldı.

Bugün aynı hata Gazze’de, Batı Şeria’da, Lübnan’da tekrarlanıyor. Soykırım şebekesinin bu kaide tanımaz, hukuk tanımaz, ilke, kıymet, sınır tanımaz politikalarına dünyadan lüzumlu tepki gösterilmiyor. Ne küresel yapılar ne de internasyonal cemiyet, dün olduğu şeklinde bugün de katliamların önüne geçecek kuvvetli bir irade ortaya koyamıyor.

Şu gerçeğin artık fark edilmesi gerektiğine inanıyorum. Müslümanlar olarak başkalarına ümit bağlamakla hiçbir yere varamayız. Biz kuvvetli olmak, caydırıcı olmak, hak ve hukukumuzu beraber korumak için çaba sarfetmek, bölgemizde barışı ve güvenliği beraber inşa etmek mecburiyetindeyiz.

“İTTİFAKLARI BÜYÜTMEYE, İHTİLAFLARI AZALTMAYA ÇALIŞIYORUZ”

Hem içimizde hem de İslam dünyasında ittifakları büyütmeye, ihtilafları azaltmaya çalışıyoruz. Asırlar süresince tarihe yön, cihana düzen vermiş Ümmet-i Muhammed’in bir duvarın tuğlaları şeklinde birbirine tekrardan kenetlenmesini arzu ediyoruz. Müslümanlar olarak birbirimize inanarak, birbirimize dayanarak, omuz omuza, yürek yüreğe vererek istikbale hep birlikte yürüyelim istiyoruz.

Tüm çabamız ittifak ve ittihadın sağlanması içindir. Tüm gayretimiz coğrafyamızda refah ve itimat ikliminin inşası içindir. İnşallah gücümüzün yettiği kadar vahdet için, uhuvvetin tesisi için, İslam âleminin birlik ve bütünlük içinde hareket etmesi için elimizle beraber tüm gövdemizi taşın altına koymaya devam edeceğiz.

Bir tek yakın ve uzak coğrafyalarla değil, kendi devletimizde de esasen bu şuurla politika yapıyor, 86 milyonun kardeşliğini ve kaderdaşlığını daha da güçlendirmenin yollarını arıyoruz. Peygamberimiz ve güzel terbiye temasıyla algı ettiğimiz Mevlid-i Nebi Haftası süresince düzenlenen etkinliklerin, Peygamberimizin örnek şahsiyetiyle beraber ümmetin vazettiği ittifak ve ittihad siyasetini de anlamamıza vesile olmasını arzuluyorum.”

Sonunda iyilerin galip geleceği tarihi bir dönemi yaşıyoruz
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Sohbet Et

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.
WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com