Kültür ve Gezim Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi’nde yürütülen restorasyon çalışmalarını yerinde inceleyerek gelinen son aşamaya ilişkin değerlendirmelerde bulunmuş oldu.
Milletin kültür mirasına sahiplenmek ve gelecek nesillere ulaştırmak adına arkeolojiden restorasyon, ihya ve inşa çalışmalarına kadar ciddi bir mesai yürüttüklerini belirten Ersoy, birçok kültür varlığının tarihlerinin en kapsamlı bakım ve onarım sürecine alındığını söylemiş oldu.
Bakan Ersoy, Ayasofya’daki çalışmaların önemini, “Fethin nişanesi, Fatih’in emaneti Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi onlardan biri.” sözleriyle altını çizdi.
4 ETAPTAN 3’Ü TAMAMLANDI
Ayasofya için son aşama kapsamlı ve bütüncül rölöve, restitüsyon ve restorasyon projelerinin çizildiğini aktaran Ersoy, yapısal çözümleme sonucunda ana kubbe ve yarım kubbeler için güçlendirme projelerinin hazırlandığını, Koruma Kurulunun onayının arkasından uygulama çalışmalarına adım adım başlandığını bildirdi.
İlk etapta cenup cephe bahçesindeki III. Mehmet, II. Selim, III. Murat ve Şehzadeler Türbesinde restorasyon uygulamalarının gerçekleştirildiğini belirten Ersoy; türbe kubbelerinin kurşun örtülerinin yenilendiğini, alt tabakalardaki niteliksiz bölümlerin düzenlendiğini, içlik, dışlık ve revzenlerde yenileme, ahşap kapak ve kepenklerde konservasyon, dış cephelerde ise temizlik işlemleri yapıldığını söylemiş oldu.
İlk etap kapsamında muvakkithane ve sıbyan okulunun de restore edildiğini kaydeden Ersoy, caminin güneybatı köşesindeki duvar dibi abdest alma kısmının etken hâle getirildiğini ve iç mekâna kuş kovucu yerleştirildiğini açıkladı.
MİNAREDE DEPREME KARŞI GÜÇLENDİRME
Hâlen devam eden ikinci etap kapsamında şimal, cenup ve doğu cephelerinde çimento esaslı sıva raspa işlemlerinin yapıldığını belirten Ersoy, cenup cephede raspa sonrası tespitlerin, cephelerde ise temizlik işlemlerinin sürdüğünü bildirdi.
Kuzeydoğu minaresindeki imalatların statik güçlendirme projesi doğrultusunda tamamlandığını açıklayan Ersoy, statik analizlerin arkasından minarenin belirli bir kotuna kadar kontrollü sökülmesine karar verildiğini söylemiş oldu.
Bakır alemden başlayarak beden bölümündeki altı sıra taş ve bunlara bağlı basamaklara kadar titiz bir söküm gerçekleştirildiğini aktaran Ersoy, minarenin zelzele tesirleri altındaki yapısal performansını çoğaltmak amacıyla paslanmaz çelik plakalar ve rod sistemleri uygulandığını kaydetti.
Yapının güçlendirme ihtiyacının tespiti için sayısal modellemeler ve duvarlarda georadar taramaları yapıldığını belirten Ersoy, elde edilmiş veriler doğrultusunda kuzeydoğu ve güneydoğu merdiven kulelerinde onaylanan güçlendirme uygulamalarına başlandığını söylemiş oldu.
Ayasofya’nın mermer pencere elemanlarında da emsalsiz malzemenin korunması esasıyla temizlik ve onarım uygulamalarının devam ettiğini açıkladı.
ANA KUBBE DIŞ YÜZEYDEN GÜÇLENDİRİLECEK
Ana kubbe ve yarım kubbelerdeki güçlendirme uygulamalarının bütünsel olarak yapılacağını belirten Bakan Ersoy, iç yüzeyin mozaik kaplama olması sebebiyle kubbenin güçlendirme çalışmalarının dış yüzeyden gerçekleştirileceğini deklare etti.
Onarım ihtiyacı ve kapsamlı güçlendirme uygulamaları sebebiyle tüm kurşun kaplamaların sökülmesinin mecburi bulunduğunu kaydeden Ersoy, kurşun örtü kaldırılırken kubbenin mevsimsel hava şartlarından etkilenmemesi ve mozaiklerin zarar görmemesi için yüzeyin geçici olarak kapatılmasına karar verildiğini bildirdi.
Geçici üst örtü sisteminin baza ve kubbe karkası kurulumuyla ana kubbenin branda ile kapatılması işleminin tamamlandığını belirten Ersoy, iç yüzeydeki mozaik süslemelerin konservasyon, restorasyon ve güçlendirme uygulamalarının güvenli ve kontrollü gerçekleştirilebilmesi için iç mekânda platform ve iskele sistemi oluşturulduğunu söylemiş oldu.
İBADET VE RESTORASYON EŞ ZAMANLI SÜRÜYOR
Camide yakarma ile restorasyon çalışmalarının eş zamanlı sürdürülebilmesi amacıyla dört ana kolon üstüne oturan çelik platform sisteminin kurulumunun tamamlandığını belirten Ersoy, buna bağlı mermer söküm, koruma, kapatma ve çelik bağlantı yolu kurulumu şeklinde imalatların bitirildiğini, platform üstüne mozaik uygulamaları için iskele kurulduğunu bildirdi.
Ana kubbenin iç yüzeyindeki mozaiklerin mevcut durumunun belgelenmesi amacıyla lazer tarama ve fotogrametri emek harcamaları gerçekleştirildiğini aktaran Ersoy, lazer tarama verileri sonucunda kubbenin değişik dönemlerde geçirdiği onarımların tespit edildiğini ve bulguların ilgili proje paftalarına işlendiğini söylemiş oldu.
Tüm müdahalelerin fotografik belgeleme yöntemleriyle aşama aşama kayıt altına alındığını belirten Ersoy, yapı seyretme sisteminin de kurulduğunu, veri aktarımı ve raporlama sürecinin başladığını açıkladı.
GALERİ KATI İÇİN ÜÇÜNCÜ ETAP TAMAMLANDI
Tamamlanan üçüncü etap kapsamında galeri katının ziyarete açılmasına yönelik emekler yapıldığını bildiren Ersoy, ziyaretçi güzergâhının düzenlendiğini, genel temizlik ve konservasyon işlerinin gerçekleştirildiğini söylemiş oldu.
Giriş ve iniş rampaları ile geçici giriş tüneli ve bilet gişelerinin yapıldığını, X-Ray ve turnike sistemlerinin kurulduğunu aktaran Ersoy; galeri katındaki mermer ve ahşap yüzeylerde lüzumlu temizlik işlemleri ile lokal konservasyonların gerçekleştirildiğini belirtti.
Niteliksiz sıva raspaları, bölgesel derz emek harcamaları ile sıvalardaki bölgesel onarım ve sağlamlaştırma uygulamalarının da yapıldığını kaydeden Ersoy, eski emsalsiz korkulukların sağlamlaştırıldığını, noksan ve kırık camların yenilendiğini ve pencerelere kuşların girmesini önlemek amacıyla tel yerleştirildiğini bildirdi. Aydınlatma, kamera, acil anons sistemleri ve web şeklinde altyapı imalatları da tamamlandı.
Dördüncü etap kapsamında ise iç ve dış mekânda güvenliği sağlamak amacıyla alüminyum akordiyon bariyer ve şerit bariyerlerin kullanıldığını, iç mekânda akustik kumaş kaplama gerçekleştirildiğini açıkladı.
ÇALIŞMALAR GENİŞ BİR ALANDA YÜRÜTÜLÜYOR
Ayasofya’da başlatılan dört etap restorasyon uygulamasından üçünün tamamlandığını açıklayan Ersoy, minare, kubbe ve mozaikler şeklinde kapsamlı ve kırılgan süreçlerin yer almış olduğu ikinci etap çalışmalarının titizlikle devam ettiğini söylemiş oldu.
Ana kubbe, yarım ve çeyrek kubbeler, Fatih ve Mimar Sinan minareleri, mermer, sıva, kalemişi, mozaik, ahşap ve öteki emsalsiz elemanlar ile vaftizhane, şadırvan ve cenup bahçesindeki türbeleri kapsayan geniş bir alanda emekler yürütüleceğini bildiren Ersoy, biyolojik temizlikten söküm, güçlendirme ve tekrardan yapıma, taş onarımlarından konservasyon ve yenilemeye kadar çalışmaların uzmanlar ve işçiler tarafınca kırılgan bir süreç içinde yürütüleceğini açıkladı.
AYASOFYA’NIN YER ALTINDA DA RESTORASYON MESAİSİ
Ayasofya’daki çalışmaların yerin altında da sürdüğünü belirten Bakan Ersoy, ön emek verme niteliğindeki Mekân 1 ve Mekân 2 kazıları ile şimal avludaki hipoje kısmı ve birden beşe kadar olan tünellerde kazı çalışmalarının başlatıldığını ve belgeleme yapıldığını söylemiş oldu.
Ayasofya Camii Yeraltı Tünelleri Temizlik Bakım Onarım İşi kapsamında Vezir Bahçe ve Batı Bahçe bölümlerinde meydana gelen temizlik çalışmalarının yüzde 90’ının tamamlandığını açıklayan Ersoy, Vezir Bahçe Bölgesindeki Hipoje yapısına ilişik kazıların tamamlandığını bildirdi.
Batı Bahçe bölgesinde mekânlarla ilişkili dokuz tünel yapısının tespit edildiğini aktaran Ersoy, 2 ve 8 numaralı tüneller haricinde tamamında dolgu toprak temizliği yapıldığını söylemiş oldu.
56 metre uzunluğundaki Mekân-2’de 18 metrelik hat süresince hasarlı tonozlarda emsalsiz olana eş bir malzemeyle tamamlama emek harcamaları yapılarak yapısal hasarların giderildiğini belirten Ersoy, kalan bölümlerde çalışmaların sürdüğünü açıkladı.
Tünel-4 ve Tünel-5’te de 10’ar metrelik hat süresince aynı çalışmaların gerçekleştirildiğini aktaran Ersoy, Tünel-4’te 50 metrelik hat süresince paslanmaz çelik tahkimatla güçlendirmenin tamamlandığını, Tünel-5’te ise bu çalışmanın 90 metrelik hat süresince devam ettiğini bildirdi.
“FATİH’İN EMANETİNİ TARİHİNİN EN KAPSAMLI RESTORASYONUNA ALDIK”
Bakan Ersoy, Ayasofya’da yürütülen çalışmaların hedefini konuşmasının sonunda şu sözlerle söyledi:
“Fatih’in emanetini tarihinin en kapsamlı restorasyonuna aldık ve Tanrı’ın izniyle bu benzeri olmayan yapıyı minarelerinde ezan, salonlarında Kur’an yankılanan benzeri olmayan bir camii ve insanlığı çatısı altında buluşturan ortak bir miras olarak gelecek nice nesillerimize ulaştıracağız.”
