1. Haberler
  2. Yaşam
  3. Son tüketim mi, tavsiye edilen tarih mi?

Son tüketim mi, tavsiye edilen tarih mi?

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Besin ürünlerinde etiketlerde yer edinen “Son Tüketim Zamanı” ile “Tavsiye Edilen Tüketim Zamanı” arasındaki fark, son dönemde tekrardan münakaşa başlıklarından biri haline geldi. Besin Perakendecileri Derneği, kamuoyunda oluşabilecek data kirliliğine karşı iki uygulamanın aynı anlama gelmediğine dikkat çekti. Derneğe bakılırsa STT, insan sağlığı açısından direkt güvenlik kriterini ifade ederken, TETT daha oldukça ürünün ideal kalite süresini gösteriyor. Bu ayrımın doğru anlaşılması, hem tüketici güvenliği hem de besin israfının azaltılması açısından tehlikeli sonuç görülüyor. Türkiye’de her yıl milyonlarca ton gıdanın kayba uğramış olduğu düşünüldüğünde, etiket bilgisinin doğru okunması artık yalnızca mutfak alışkanlığı değil, bununla beraber ekonomik ve çevresel bir başlık olarak öne çıkıyor.

Besin Perakendecileri Derneği’nin değerlendirmesine bakılırsa, “Son Tüketim Zamanı” bilhassa süratli bozulabilen ve insan sağlığı açısından risk oluşturabilecek ürünlerde belirleyici bir güvenlik sınırı anlamına geliyor. Bu tarihin geçmiş olduğu ürünlerin tüketilmemesi ve satışa sunulmaması gerekiyor. Et, tavuk, balık, süt ve bazı soğuk zincir ürünleri şeklinde duyarlı gıdalarda STT, yalnızca kaliteyle ilgili bir uyarı değil, direkt sıhhat riskiyle bağlantılı bir tarih olarak kabul ediliyor.

“Tavsiye Edilen Tüketim Zamanı” ise değişik bir anlam taşıyor. Bu tarih, ürünün uygun gizleme koşullarında tadı, kokusu, görünüşü ve genel kalite özelliklerini en iyi şekilde koruduğu süreyi ifade ediyor. GPD’ye bakılırsa TETT’nin geçmiş olması, her ürünün bozulmuş olduğu ya da sağlıksız hale geldiği anlamına gelmiyor. Ambalaj bütünlüğü korunmuş, uygun koşullarda saklanmış, tadında, kokusunda ve görünümünde problem olmayan bazı ürünlerin tüketimi mümkün olabiliyor. Sadece bu aşamada ürünün türü, gizleme şartları, ambalajın durumu ve yürürlükteki mevzuat daima belirleyici kabul ediliyor.

Dernek, internasyonal uygulamalarda da TETT geçmiş sadece güvenlik kriterlerini karşılayan ürünlerin besin israfını azaltma hedefi kapsamında değerlendirildiğine işaret ediyor. Bilhassa kuru gıdalar, bakliyat, makarna, pirinç, konserve, bisküvi ve benzeri ürünlerde kalite zamanı ile güvenlik zamanı arasındaki farkın doğru anlatılması, tüketicinin gereksiz yere besin atmasının önüne geçebiliyor. Buna karşılık STT geçmiş ürünlerde aynı yaklaşımın geçerli olmadığı, bu ürünlerin tüketici sağlığı açısından risk oluşturabileceği vurgulanıyor.

Besin kaybı ve israfı, yalnızca hanelerin bütçesini ilgilendiren bir mevzu değil. Bununla birlikte üretimde kullanılan su, enerji, toprak, iş gücü ve lojistik maliyetlerinin de boşa gitmesi anlamına geliyor. FAO verilerine bakılırsa Türkiye’de tarladan sofraya besin kaybı her yıl ortalama 20 milyon tona ulaşıyor. Bu tablo, besin etiketlerinin doğru okunmasını sürdürülebilirlik, organik kaynakların korunması ve besin fiyatlarıyla savaşım açısından da mühim hale getiriyor.

GPD, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi için STT ve TETT arasındaki farkın daha anlaşılır halde anlatılması icap ettiğini belirtiyor. Sektörün önceliğinin tüketici sağlığı ve besin güvenliği bulunduğunun altı çizilirken, yürürlükteki mevzuata ve bilimsel kriterlere uyum içinde şeffaflık, tüketici itimatı ve sürdürülebilirlik ilkeleriyle çalışmaya devam edileceği ifade ediliyor. Böylece etiketlerdeki tarihlerin doğru anlaşılması, hem sofradaki güvenliği korumuş olan hem de gereksiz besin kaybını azaltan temel bir şuur alanı olarak öne çıkıyor.

Kaynak: Web Hususi

Son tüketim mi, tavsiye edilen tarih mi?
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com
KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.