Türkiye’nin müdafa ve havacılık sanayiinde son yıllarda hızlanan gelişme, 2026’da imzalanan milyarlarca dolarlık sözleşmelerle yeni bir boyuta taşındı. Cumhurbaşkanlığı Müdafa Sanayii Başkanı Haluk Görgün’ün 17 Ekim’de açıklamış olduğu verilere bakılırsa, Türk müdafa şirketleri senenin ilk dokuz buçuk ayında 15 milyar dolarlık yeni sözleşmeye imza attı. Yıl sonunda 20 milyar dolara ulaşılması beklenen anlaşmalar, yalnızca müdafa şirketlerinin değil, binlerce yerli üreticinin de iş hacmini büyütüyor.
20 MİLYAR DOLARLIK HEDEF
Müdafa sanayiindeki yeni sözleşmelerin tutarı, senenin kalan bölümünde 5 milyar dolar daha artabilir. Sadece açıklanan rakamların tamamı direkt ihracat geliri anlamına gelmiyor. Sözleşmeler, teslimatları ve ödemeleri değişik yıllara yayılabilecek yeni iş yükümlülüklerini ifade ediyor. Bu yüzden sektörün gelecekteki üretim kapasitesi ve sipariş birikimi, gerçekleşen ihracat kadar ehemmiyet taşıyor.
16 BİN ŞİRKETE DEV SİPARİŞ
Müdafa sanayiindeki hareketlilik yalnızca büyük üreticilerle sınırı olan değil. ASELSAN, ROKETSAN, TUSAŞ, HAVELSAN ve STM, son üç yılda 16 binden fazla yerli firmayla emek vererek bu şirketlere 20 milyar doların üstünde sipariş verdi. Yurt içindeki açık siparişlerin toplamı ise 13,4 milyar doları aştı. Bu tablo, müdafa üretiminin elektronik, yazılım, metal işleme ve kırılgan imalat şeklinde değişik endüstri kollarıyla kurduğu ekonomik bağın büyüklüğünü ortaya koyuyor.
7 MİLYAR DOLAR SINIRI
Müdafa ve havacılık ihracatı da yeni sözleşmelerle beraber yükselişini sürdürüyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine bakılırsa, 2026’nın ocak-eylül döneminde sektörün ihracatı geçen senenin aynı dönemine bakılırsa yüzde 15,6 artarak 6 milyar 926 milyon dolara ulaştı. Son 12 aylık ihracat ise 10 milyar 941 milyon dolar olarak gerçekleşti. Eylül ayında tek başına 634 milyon dolarlık ihracat yapılmış oldu.
40 KAT DAHA DEĞERLİ ÜRETİM
Müdafa sanayiini öteki ihracat sektörlerinden ayıran en çarpıcı göstergelerden biri ise ürünlerin kilogram başına kıymeti. Görgün’ün açıklamasına bakılırsa müdafa ve havacılık ürünlerinin kilogram başına ihracat kıymeti, Türkiye’nin genel ihracat averajının 40 katına ulaşıyor. Radar, elektronik harp, komünikasyon, güdüm ve yazılım teknolojileri şeklinde yüksek katma kıymetli alanlar, sektörün ekonomik ağırlığını artırıyor.
SİLAH PAZARINDA YENİ DENKLEM
Türk müdafa sanayindeki büyümenin bir öteki boyutu ise dış siyaset. İHA ve SİHA’lardan roket teknolojilerine uzanan üretim kapasitesi, Türkiye’nin değişik ülkelerle müdafa ortaklıkları geliştirmesinde mühim bir vasıta haline geliyor. Bilhassa Orta Doğu’da genişleyen askeri iş birlikleri, müdafa anlaşmalarının yalnızca ticari değil, stratejik sonuçlar da doğurabileceğini gösteriyor. Sadece yeni açıklanan 15 milyar dolarlık sözleşmelerin hangi ülke ve projelere dağıldığına ilişkin detaylı bir döküm paylaşılmış değil.
ASIL SINAV TESLİMATLARDA
Yeni sözleşmelerin 20 milyar dolara yetişmesi, sektör açısından mühim bir iş hacmi anlamına gelecek. Bunun ekonomik karşılığı ise üretim takvimleri, teslimatlar, tahsilatlar ve yerli tedarik zincirinin kapasitesiyle şekillenecek. Müdafa sanayiinde artık yalnızca kaç milyar dolarlık antak kalma imzalandığı değil, bu anlaşmaların ne kadarının zamanında üretime ve ihracata dönüştürüldüğü de belirleyici olacak.
