İspanya Merkez Seçim Kurulu (JEC), Başbakan Pedro Sanchez hakkında yaptırım soruşturması açılmasına karar verdi. Gerekçe, Sanchez’in 6 Ekim’de Madrid’deki Başbakanlık Sarayı La Moncloa’da düzenlemiş olduğu basın toplantısında hükümetin konut politikalarını savunurken kamu kaynaklarını seçim propagandası amacıyla kullanmış olabileceği iddiası. Sağcı Halk Partisi (PP), aşırı sağcı Vox ve Se Acabó La Fiesta (SALF) tarafınca meydana getirilen şikayetleri inceleyen kurul, konuşmanın seçim döneminde kamu makamlarına getirilen siyasal tarafsızlık yükümlülüğünü ihlal etmiş olabileceğini değerlendirdi. Sanchez, soruşturma sonucunda 300 ila 3 bin avro içinde para cezasıyla karşılaşabilir. Kurul ek olarak seçim niteliği taşımış olduğu değerlendirilen açıklamaların resmi hükümet kanallarından kaldırılmasını istedi.
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez hakkında 29 Kasım seçimleri öncesinde seçim yasasını ihlal etmiş olduğu iddiasıyla soruşturma açıldı. Eşi Begona Gomez’e yönelik yargı süreci ve ABD ile yaşanmış olan gerilim de Madrid’deki siyasal mücadelenin öteki boyutlarını oluşturuyor. (Reuters)
EŞİNE PASAPORT YASAĞI
Sanchez üstündeki baskının öteki cephesinde, eşi Begona Gomez hakkında 2024’te başlamış olan yargı süreci bulunuyor. Aşırı sağcı çevrelerin şikayetleriyle gündeme gelen dosyada Gomez, nüfuz ticareti ve kamu kaynaklarının kötüye kullanılması suçlamalarıyla yargılanacak. Gomez ise suçlamaları reddediyor. Haziran 2026’da yargıç Juan Carlos Peinado, Gomez’in pasaportuna el konulmasına ve yurt dışına çıkışının yasaklanmasına karar verdi. Bu yüzden Gomez’in temmuz ayında Ankara’daki NATO zirvesine katılmasına izin verilmedi. Sadece Madrid İl Mahkemesi 16 Temmuz’da kaçma riski bulunmadığı sebebi öne sürülerek yasağı kaldırdı ve pasaportu 30 Temmuz’da iade edildi. Mahkeme ek olarak suçlamaların kapsamını daralttı. Savcılık ise Gomez’in beratini talep ediyor. Bu süreç, ülkede Sanchez hükümetinin yargı kanalıyla siyasal baskı uygulanmış olduğu yönündeki eleştirilerini güçlendirdi.
KONUT KRİZİ ÜZERİNDEN MÜCADELE
Sanchez’in 5 Ekim’de erken seçim sonucu almasının arkasında, parlamentonun kira sınırlamaları ve tahliyelerin önlenmesine yönelik konut düzenlemelerini reddetmesi bulunuyor. Başbakan, 6 Ekim’de iki konut kararnamesini tekrardan gündeme getirerek hükümetin politikalarını savundu. Sağ karşıcılık ise bu açıklamaların kamu imkanlarıyla seçim kampanyasına dönüştürüldüğünü ileri sürdü. Ülkedeki kamuoyu araştırmaları, PP ve Vox’un beraber parlamentoda çoğunluğa ulaşabileceğini gösteriyor. Sanchez’in liderliğindeki Toplumcu İşçi Partisi (PSOE) ile sol koalisyon ortağı Sumar, hem konut krizinin yarattığı toplumsal hoşnutsuzlukla hem de sağ partilerin siyasal ve hukuki girişimleriyle karşı karşıya.
ABD VE İSRAİL’LE GERİLİM
Sanchez’in dış politikası da Washington ve Tel Aviv’le gerilimin mühim başlıklarından biri. İspanya’nın Gazze savaşı sebebiyle İsrail’e yönelik tabanca sevkiyatlarına getirmiş olduğu engellemeler, ABD ile ticari anlaşmazlığa dönüştü. ABD Federal Denizcilik Komisyonu, İsrail’e askeri araç-gereç taşımış olduğu öne sürülen Amerikan gemilerinin İspanyol limanlarına alınmaması sebebiyle ABD limanlarına gelen İspanyol bayraklı gemilere 200 bin dolara varan ücretler ve zeytinyağı dahil bazı İspanyol ürünlerine ithalat kısıtlamaları önerdi. Trump hükümeti ek olarak İspanya’nın NATO harcamalarını ve İran mevzusundaki tutumunu da eleştiriyor. Sanchez hükümeti o halde içeride sağ muhalefetin seçim mücadelesiyle, dışarıda ABD’nin ticari ve diplomatik baskısıyla karşılaşıyor.
