Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ile görüştü. Çin Dışişleri Bakanlığı’nın duyurduğu görüşmede Vang, Filistin sorununu içinde bulunulan yüzyılın en büyük tarihsel adaletsizliği olarak tanımladı. İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da Filistin topraklarına el koyarak yasa dışı Yahudi yerleşimleri oluşturmayı durdurmasını ve bu uygulamaları geri çevirmesini istedi. Gazze’ye insani yardım erişiminin tamamen açılması çağrısında bulunan Vang, Filistinlilerin bağımsız devlet kurma hakkının tanınması icap ettiğini altını çizdi. İsrail Cumhurbaşkanlığı’nın açıklamasında ise İran’dan kaynaklandığı savunulan güvenlik tehditleri ve ikili ekonomik ilişkiler öne çıkarıldı. İki ülkenin görüşmeye ilişkin açıklamaları, önceliklerdeki keskin farklılığı da ortaya çıkardı.
Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi, Bakü’de İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ile görüşerek Batı Şeria’daki yasa dışı yerleşimlerin bütünüyle durdurulmasını istedi. Pekin, Gazze’deki insani yıkım ve İran’a yönelik askeri saldırılar mevzusunda da İsrail’e yönelik eleştirilerini sürdürüyor. (Reuters)
ÇİN İŞGAL ELEŞTİRİSİNİ SERTLEŞTİRİYOR
Pekin’in İsrail’e yönelik eleştirileri son dönemde giderek artıyor. Vang Yi, 19 Eylül 2025’te yapmış olduğu açıklamada, İsrail’in Gazze kentini ele geçirmeye yönelik askeri planlarını, Katar’daki Hamas temsilcilerine düzenlenen saldırıyı ve Batı Şeria’daki toprak gaspını internasyonal hukukun ağır ihlalleri içinde saymıştı. İsrail’in güvenliğinin Filistinlilerin güvensizliği üstüne kurulamayacağını korumak için çaba sarfeden Vang, yerleşimlerin genişletilmesinin iki devletli çözümü ortadan kaldıracağı eleştirisini de yineledi. Çin, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde ateşkes ve insani yardım çağrılarını desteklerken Filistin devletinin tanınması icap ettiğini savunmayı sürdürüyor. 15 Ekim’de Bakü’de Filistin Dışişleri Bakanı Varsen Aghabekian Shahin ile de görüşen Vang, Çin’in Filistin halkının ulusal haklarını desteklemeye devam edeceğini deklare etti.
İRAN SALDIRILARINA AÇIK TEPKİ
Çin’in İsrail’e yönelik en sert resmi açıklamalarından bazıları ABD ve İsrail’in 28 Şubat 2026’da İran’a başlatmış olduğu askeri saldırıların peşinden geldi. Çin Dışişleri Bakanlığı, saldırıların Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafınca yetkilendirilmediğini ve internasyonal hukuku bütünüyle ihlal ettiğini bildirdi. 3 Mart’ta Vang Yi, İran ile ABD arasındaki müzakereler sürerken askeri harekata girişilmesini ve egemen bir ülkenin liderinin öldürülmesini kabul edilemez olarak nitelendirdi. İran’ın egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü müdafa hakkını desteklediğini deklare etti. Pekin ek olarak İran’daki sivil kayıpları kınarken askeri saldırıların Körfez ülkelerine yayılmasının da önlenmesini istedi. Temmuz 2025’te Vang, İran’ın nükleer tesislerinin bombalanmasının tehlikeli bir emsal oluşturduğunu ve nükleer yıkım riskinin tüm dünyayı etkileyebileceğini söylemişti. Çin’in yaklaşımı, İran’ın barışçıl nükleer enerji hakkını savunurken nükleer silahların yayılmasını önleme ve Internasyonal Atom Enerjisi Ajansı denetimlerini destekleme çizgisini de kapsıyor.
NÜKLEER SİLAH TARTIŞMASI
Çin televizyonları ve toplumsal medyada da İsrail’in nükleer kapasitesi üstüne fazlaca sert değerlendirmeler yapılıyor. Bu eleştiriler ve yorumlar içinde İsrail’in nükleer tabanca kullanımı halinde Çin’in İsrail’e nükleer hücum düzenleyeceği yada İsrail’in devlet olarak ortadan kalkabileceği yönünde ifadeler de bulunuyor. Çinli uzmanlar ek olarak Çin’in sertleşen dilinin İsrail’e karşı yaptırımlara uzanabileceği yorumunda da bulunuyorlar.
