Karşılaşmaya damga vuran adların başlangıcında Arda Güler geldi. Genç yıldız, hem oyunu okuma becerisi hem de hücumdaki yönlendirmeleriyle sahada fark yarattı. İlk yarıda neredeyse kusursuz oynayan Arda, ikinci yarıda da temposunu düşürmedi. Topla son aşama etkili bir performans sergileyen ulusal oyuncu, Madrid’in hücumlarını organize eden ana isim olurken, Mbappé’yi kaleci Neuer ile karşı karşıya bırakan kilit pasıyla da dikkat çekti. Sahada kalmış olduğu süre süresince yenilgiyi kabul etmeyen tavrı ise taraftarların en fazlaca konuşmuş olduğu detaylardan biri oldu.
Real Madrid’in gol umudu ise gene Kylian Mbappé oldu. Fransız yıldız, takımının tek golünü atarken, bununla birlikte en tehlikeli pozisyonların da mimarıydı. Maç süresince bireysel çıkışlarıyla Bayern savunmasını zorlayan Mbappé, Madrid’in oyunda kalmasını elde eden isimdi. Karşı karşıya gelme sonrası tekrardan alevlenen “Mbappé’siz Madrid daha iyi” tartışmaları ise bu performansın peşinden büyük seviyede anlamını yitirdi. Zira sahadaki gerçek tablo, Madrid’in hâlâ onun bireysel kalitesine ne kadar bağımlı bulunduğunu net şekilde gösterdi.
Bayern Münih cephesinde ise Alman devi, bilhassa fizik gücü ve birebirlerdeki üstünlüğüyle dikkat çekti. Michael Olise’nin etkili oyunu Madrid savunmasına zor anlamış olur yaşatırken, kaleci Manuel Neuer de tehlikeli sonuç kurtarışlarıyla farkın açılmasını engelledi.
Her ne kadar ilk maçı yitirmiş olsa da Real Madrid’in Münih deplasmanına tamamen umutsuz gitmediği görülüyor. Bunun en büyük sebebi ise Arda Güler’in yükselen formu ve Mbappé’nin belirleyici tesiri. İspanyol ekibi, rövanşta bu iki yıldızın performansına güvenerek tur için son kozunu oynayacak.
