Yeni piyasaya çıkan ve Declassified UK gösterim organında piyasaya çıkan bilgilere gore, İngiltere, Sultan Karabasan yönetiminin 1972-1973 yıllarında İşgal Altındaki Arap Körfezi’nin Kurtuluşu için Halk Cephesi’ne (PFLOAG) yönelik operasyonlarına askeri ve istihbari destek sağlamış oldu. Demokrasi, bayanların özgürleşmesi ve sosyalizm taleplerini korumak için çaba sarfeden solcu PFLOAG, bilhassa Umman’ın güneyindeki Dhofar bölgesinde etkiliydi. İngiliz arşiv belgelerine gore Sultan Karabasan yönetimi ortalama 90 kişiyi yakalarken İngiliz askerleri de tutukluların sorgulanması sürecinde vazife aldı. İngiltere Ulusal Ordu Müzesi kayıtları da Londra’nın Dhofar cenginde Sultanlık rejimine geniş kapsamlı sadece kamuoyu ve Parlamento denetiminin haricinde kalan askeri destek sağladığını doğruladı.
OPERASYONUN ADI: JASON
Muhaliflerin tasfiyesi için yürütülen Operation Jason (Jason Operasyonu) kapsamında başkent Maskat’ın ortalama 100 kilometre dışındaki Sur’da geçici bir sorgu merkezi kuruldu. İngiltere, Royal Signals’tan Binbaşı R. Willingale yönetiminde altı kişilik bir “danışma ekibi” gönderdi. Bilimsel niteliği olan araştırmalarda da İngiliz personelin görüşmeleri izlemesi, istihbaratı bir araya getirmesi ve elde edilmiş bilgiler üstünden tutukluların tekrardan sorgulanmasına destek vermesinin planlandığı belirtiliyor. İngiliz belgeleri personelin fena işlem uygulamayacağını ileri sürerken PFLOAG yayınlarında İngiliz ve Ürdün istihbaratının ağır işkence yapmış olduğu, bazı tutukluların uzuvlarını kaybetmiş olduğu ve hamile bir kadının işkence sonucu öldüğü iddia edildi.
Sultan Karabasan yönetimi, İngiltere’nin askeri ve istihbari desteğiyle Dhofar’daki solcu isyana karşı uzun soluklu bir harp yürüttü. Yeni ortaya çıkarılan belgelere gore İngiliz askerlerinin sorguladığı muhaliflerden 11’i 1973’te idam edildi. (Reuters)
BİR GÜNLÜK MAHKEME, 11 İDAM
Declassified UK’nin İngiltere Ulusal Arşivleri ile Ummanlı hukuk araştırmacılarının kayıtlarını karşılaştırmasına gore İngilizlerin sorguladığı kişilerden 11’i Haziran 1973’te idama mahkum edildi. Yargıç Sayyid Sultan bin Hamud El-Busaidi’nin yönettiği dava yalnızca bigün sürdü; cezalar yedi gün sonrasında uygulandı. İnfaz edilenler içinde daha ilkin Sultan’ın Silahlı Kuvvetleri’nde teğmen olan Hamad Majid Al-Mukhaini de bulunuyordu. Devrin İngiltere’nin Maskat Büyükelçisi Donald Hawley, Al-Mukhaini’nin İngiliz subayların davranışları sebebiyle ordudan ayrılarak PFLOAG’a geçtiğini bildirmişti. Declassified UK’ye gore İngiltere Dışişleri Bakanı Alec Douglas-Home ise İngiliz askerlerinin operasyonlarla ilgisinin ortaya çıkmasından büyük kaygı duyuyordu.
PETROLÜ KORUMAK İÇİN
İngiltere’nin müdahalesinin stratejik arka planında Hürmüz Boğazı bulunuyordu. Umman’ın Musandam Yarımadası, dünya enerji ticaretinin eleştiri geçişlerinden Hürmüz’ün cenup yakasını denetim ediyor. İngiliz Ulusal Ordu Müzesi, SAS birliklerinin Dhofar’daki gerilla cenginde Sultanlık rejimini ve petrol çıkarlarını korumak için vazife yaptığını açıkça belirtiyor. Declassified UK’nin yayımladığı İngiliz belgelerine gore İngiltere’nin Maskat Büyükelçisi 1980’de Musandam’ın Hürmüz Boğazı üstündeki petrol açısından eleştiri konumunun Dhofar savaşının temel stratejik meselesi bulunduğunu Londra’ya bildiriyor. PFLOAG bu müdahaleler sonucunda yenilirken İngiltere’nin desteklediği Sultan Karabasan iktidarını korudu ve Umman’ı ortalama yarım yüzyıl yönetti.
