Dünya Meteoroloji Örgütü’nün son raporu, 2025’in küresel dere akışları açısından son 35 senenin en kurak yıllarından biri bulunduğunu ortaya koydu. Dünya genelindeki dere havzalarının üçte birinden fazlasında normalin altında akış ölçüldü. Üstelik problem yalnızca nehirlerde değil; yer altı suyu, göller, kar ve buzulları kapsayan toplam karasal su depolaması da ortalama on senedir geriliyor.
BALKANLAR’DA NEHİRLER DE KURUYOR
Kriz Türkiye’nin batısında da kendini gösteriyor. Avrupa’nın son verilerinde Balkanlar’ın mühim kısmı düşük akış ve kuraklık baskısı altında. Ağustos ayında dere debilerindeki düşüş Balkanlar’a kadar yayıldı; bölgede sıcak hava dalgaları ve yağış açığı da etkili oldu.
TUNA HAVZASINDA ALARM DÜZEYİ
Türkiye’ye yakın Avrupa’daki en mühim su sistemlerinden önde gelen Tuna havzası da dikkat çekiyor. Ağustos ayında Tuna’nın bazı kesimlerinde oldukca düşük akışlar kaydedilirken, Avrupa Kuraklık Gözlemevi havzanın çeşitli bölümlerinde kuraklık alarmı bulunduğunu bildirdi. Tuna, yalnızca Avrupa’nın büyük nehirlerinden biri değil; Balkan ülkelerinin tarımı, ulaşımı ve enerji sistemi açısından da tehlikeli sonuç öneme haiz.
TÜRKİYE’DE TABLO DAHA KARIŞIK
Türkiye’de ise tablo tek renk değil. Ziraat ve Orman Bakanlığı’nın verilerine gore 1 Ekim 2025-30 Haziran 2026 dönemindeki dokuz aylık yağışlar Türkiye genelinde normalin yüzde 30, önceki senenin ise yüzde 76 üstünde gerçekleşti ve son 66 senenin en yüksek dokuz aylık seviyesine ulaştı. Sadece bu durum su krizinin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmiyor; yağışın zamansal ve bölgesel dağılımı büyük ehemmiyet taşıyor.
KURAKLIK HARİTASINDA TÜRKİYE VAR
Avrupa Kuraklık Gözlemevi’nin 2026 değerlendirmelerinde Türkiye’nin çeşitli dönemlerde kuraklık uyarısı ve alarm kategorilerinde yer almış olduğu görülüyor. Bilhassa senenin ilk aylarında Türkiye’nin geniş kesimleri “uyarı” düzeyinde değerlendirilirken, güneydoğuda daha yüksek kuraklık seviyeleri görüldü. Yaz sonunda ise Türkiye’nin doğusunda ve çevresinde bazı bölgelerde yağışlar ortalamanın üstüne çıktı.
SU DÖNGÜSÜ ARTIK ÖNGÖRÜLEMEZ
WMO’nun raporundaki en dikkat çekici noktalardan biri yalnızca kuraklık değil, su döngüsünün daha düzensiz hale gelmesi. Bir bölgede nehirler kururken başka bir bölgede aşırı su ve sel görülebiliyor. Türkiye ve yakın çevresi açısından da sorun yalnızca “yağmur ne kadar yağdı?” sorusu değil; suyun ne süre, nereye ve ne kadar düşmüş olduğu giderek daha mühim hale geliyor.
