İstanbul’daki İK Dışişleri Bakanları Konseyi’nin 51. oturumundan sonrasında gösterilen izahat, İsrail’in eylemlerini internasyonal hukukun ihlali ve hedeflenen ülkelerin egemenliğinin ve güvenliğinin ihlalleri olarak nitelendirdi.
Bildirge “internasyonal toplumu bu saldırganlığı durdurmak ve İsrail’i işlenen suçlardan görevli hale getirmek için caydırıcı önlemler almaya çağırıyor.”
Bildirge ek olarak, ilgili bölgesel ve internasyonal partilerle tertipli temas oluşturmak, İran’a karşı saldırganlığı durdurmak ve barışçıl bir yerleşim elde etmekle görevlendirilecek açık uçlu bir “bakanlık temas grubu” nun oluştuğunu duyurdu.
Bölgenin insan, ekonomik ve çevresel durumunu tehdit eden tehlikeli tırmanış hakkında ciddi endişelerini dile getirirken İsrail saldırılarını durdurma ihtiyacını altını çizdi.
‘Üretken’ görüşmeler
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’a gore, toplantı artan bölgesel zorluklar içinde üretken istişareler için bir mekan sağlamış oldu.
“Elit meslektaşlarım ve tüm katılımcılarım yardımıyla içten teşekkürlerimi sunuyorum,” dedi Fidan Pazar günü geç saatlerde X’de gösterilen bir açıklamada.
Fidan, “Bölgemizin ciddi zorluklardan geçmiş olduğu bir zamanda, Müslüman ülkeler olarak yoğun ve verimli istişarelerle uğraştık.”
Fiddan, İstanbul Bildirgesi’nin İslam dünyasının kolektif sesini küresel meselelerle güçlendirdiğini ve Müslüman ülkelerin ve azınlıkların ortak kaygılarını ele alan 156 karar içerdiğini belirtti.
“Son iki gün içinde ana gündem maddemiz İsrail’in bölgesel güvenlik ve istikrar için bir tehdit oluşturan agresif duruşu oldu.” Dedi.
Fidan ek olarak İY’nin İran’daki son gelişimleri ele almak için bir yazışma grubu oluşturmayı kabul ettiğini deklare etti.
1969 senesinde kuruluşunu Al-Aksa Camii’ne verilen kundaklama saldırısına cevap olarak hatırladı ve baskıyı sona erdirmeye ve Filistin halkının haklarını savunmaya kesin kaldığını altını çizdi.
“İsrail’in Filistin’de meydana gelen soykırımı gölgede bırakmak için bölgeye yayma stratejisine izin vermeyeceğiz.” Dedi.
Fiddan, Müslüman uluslar arasındaki birliğin öneminin altını çizdi ve dil farklılıklarına karşın, “dualarımız aynı” ve ortak sorunları çözmek için dayanışma ve ortaklık çağrısında bulunmuş oldu.
