Despicable Me evreninin yepyeni bir halkası olan film, minyonların Hollywood’u iyi mi fethedip yıldız olduklarını, sonrasında her şeyi kaybederek dünyaya canavarlar saldıklarını ve peşinden yol açtıkları kaostan gezegeni kurtarmak için bir araya gelişlerini mevzu alıyor.
1920’lerin Los Angeles’ında geçen hikâye, Hollywood’un yeni ve beceri arayışında olduğu bir süreci merkeze alıyor. Siyah beyaz çizgi filmlerde boy gösteren minyonlar, kısa sürede fenomen haline geliyor ve kaosla şehri sarıya boyuyor.
James adlı bir minyonun öncülüğünde bir canavar filmi çekmeye kabul eden ekip, sahneye en otantik yaratığı çıkarmak için Gary Orkam Oliver Magma Ichabod The Deceiver (kısa adıyla Goomi) adlı sempatik bir yaratığı işe dahil ediyor.
Fragmanda minyonların Hollywood’un altın çağına yapmış olduğu göndermeler dikkat çekerken, 1890’ların beyazperde öncüsü The Arrival of a Train’den kara filmlere, hatta köpekbalıklı gerilim türüne kadar pek oldukca beyazperde akımına slm duruluyor.
Minions & Monsters’ın seslendirme kadrosunda oldukça dikkat çekici adlar bulunuyor. Akademi Ödülü sahipleri Allison Janney, Christoph Waltz ve Jeff Bridges, iki kez Akademi Ödülü talibi Jesse Eisenberg, Zoey Dutch, South Park’ın ortak yaratıcısı Trey Parker, Bobby Moynihan ve Phil LaMarr projede içeriyor.
Minyonların seslendirmesini ise ilk kez 2010 yılında yapılmış Despicable Me ile bu role yaşam veren ve filmin yönetmen koltuğunda da oturan Pierre Coffin üstüne alıyor. Coffin, daha ilkin ilk üç Despicable Me filminin yanı sıra ilk Minions filmini de yönetmişti.
Minions & Monsters, dünya prömiyerini 21 Haziran’da Annecy Internasyonal Animasyon Film Festivali’nde gerçekleştirecek. Peşinden, 2 Temmuz 2026’da dünya genelinde sinemalarda gösterime girecek.
