Dış Siyaset dergisine konuşan Mitsotakis, Atina’nın Ankara ile tek bir temel anlaşmazlığın bilincinde bulunduğunu söylemiş oldu: Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’deki deniz alanlarının sınırlandırılması.
Mitsotakis, “Bu fark onlarca yıl öncesine dayanıyor” dedi. Kendisi, iki tarafın uzun süredir devam eden anlaşmazlığı çözmese bile son yıllarda gerilimi azaltmak ve işbirliğini sürdürmek için yapıcı bir halde çalıştığını da sözlerine ekledi.
Onlarca senedir çözülemeyen bu büyük problemi çözemeyiz” dedi. “Fakat gene de belirli cephelerde bir emek harcama ilişkisine, yapıcı bir ilişkiye haiz olabiliriz.”
Miçotakis, Ankara’daki görüşmelerde Yunanistan’ın tutumunu net bir halde tekrardan ifade etmeyi planladığının altını çizerken, hem de geçen yıl kaydedilen ilerlemenin üstüne ekleme yapmayı da amaçladığının altını çizdi. İkili ilişkilerin geliştirilmesine yönelik devam eden çabalar kapsamında 11 Şubat’ta Türkiye’yi ziyaret etmesi planlanıyor.
Türkiye, son olarak Yunan yetkililerin, Yunanistan’ın Ege Denizi’ndeki karasularının 12 deniz miline çıkarılması ihtimaline ilişkin açıklamalarını reddederek, bu tür tek taraflı eylemlerin kabul edilemez ve internasyonal hukuka aykırı bulunduğunu altını çizdi.
Müdafa Bakanlığı kaynakları Perşembe günü gazetecilere verdiği haftalık brifingde Ankara’nın mevzuyla ilgili tutumunun açık bulunduğunu söylemiş oldu. Ege’de deniz yetki alanının adil ve hukuka uygun paylaşımının sadece iyi niyetle yürütülecek diyalogla mümkün olabileceğini vurguladılar. Mevcut anlaşmazlıkları göz ardı eden, Türkiye’nin haklarını ihlal eden fiil ve iddiaların ülke açısından hukuki netice doğuramayacağı uyarısında bulundular.
Bakanlık, “Türkiye olarak Ege’de adil, eşitlikçi ve internasyonal hukuka uygun deniz yetki paylaşımının sadece karşılıklı diyalog ve iyi niyet çerçevesinde mümkün bulunduğunu savunuyoruz” dedi. Yunanistan’ın ihtilaflı alanları göz ardı eden tek taraflı fiil, iddia ve açıklamalarının kabul edilemez bulunduğunu da sözlerine ekledi.
Bakanlık, Türk ordusunun, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge de dahil olmak suretiyle Türkiye’nin deniz yetki alanlarını tanımlayan “Mavi Vatan” doktrini doğrultusunda ülkenin çıkarlarını koruma kararlılığını sürdürdüğünün altını çizdi.
Açıklamada, “Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), ‘Mavi Vatan’ konsepti doğrultusunda ülkemizin deniz yetki alanlarındaki tüm hak ve menfaatlerin korunması görevini kararlılıkla sürdürmektedir.”
Yunanistan başbakanı bu haftanın başlarında mahalli basına Ege ve Doğu Akdeniz mevzusundaki anlaşmazlığın Yunan-Türk ilişkilerinin ilerlemesinde bir engel olarak öne çıktığını ve Türkiye’nin AB fonlarından dışlanmasının yaygınlığını tehdit ettiğini de söylemişti.
Atina ve Ankara, son yıllarda sıkıntılı bir geçmişi geride bırakarak aralarındaki görüş ayrılıklarını aşmaya çalışıyor. Geçtiğimiz ay iki ülkeden diplomatlar, “pozitif yönde gündem” toplantısı için Yunanistan’ın başkentinde bir araya gelmişti.
Mitsotakis, Türkiye ziyareti esnasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la yapmış olduğu görüşmeye ilişkin Skai TV’ye, Yunanistan ve Türkiye’nin ikili meseleleri görüşmek için hakemlere yada aracılara ihtiyacı olmadığını söylemiş oldu. Erdoğan’ın 2023’teki Yunanistan ziyareti esnasında Atina Deklarasyonu’nun imzalanmasından bu yana ilişkilerdeki iyileşmeyi övdü.
Miçotakis, deniz yetki alanlarının sınırlandırılması mevzusundaki anlaşmazlığın çözülmesinin Türkiye’yi, Ankara’nın üye olmayı ummuş olduğu Avrupa Birliği’ne yaklaştıracağını kaydetti. Sadece Ege’de “casus belli”nin yaygınlaşmasının Türkiye’nin Avrupa fonlarına erişimini engelleyeceği mevzusunda uyardı. Yunan televizyonunun aktardığına gore Miçotakis, Atina’nın mevzuyu Türkiye’ye karşı bir “kaldıraç” olarak kullandığını, böylece Ankara’nın “yanlış iddialardan vazgeçtiğini” itiraf etti.
Türkiye, Yunanistan’ın Türkiye’nin deniz sınırlarını ihlal etmesi üstüne kısa sürede Navtex olarak malum seyir ikazlarının kapsamını genişletmişti. Yunan muhalefeti tarafınca bu mevzuda sessiz kalmakla suçlanan Miçotakis, uyarılara sert tepki göstererek bunların yasa dışı bulunduğunu ve Yunanistan’ın bu sularda elektrik enterkonneksiyon projeleri şeklinde projeler yürütmek için Türkiye’den izin almayacağını iddia etti.
