Millî Güvenlik Kurulu, 6 Ağustos 2026 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı. Toplantının peşinden piyasaya çıkan bildiride, Türkiye’nin millî güvenliğini ilgilendiren iç ve dış gelişmeler değerlendirildi. Bildiride terörle mücadelede kararlılık mesajı verilirken, Gazze’de ateşkes ihlalleri ve İsrail’in saldırgan tutumuna karşı internasyonal topluma açık duruş çağrısı yapılmış oldu.
MGK toplantısı sonrası meydana getirilen açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
Millî Güvenlik Kurulu, 6 Ağustos 2026 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanmıştır.
Görüşmede; 1. PKK/KCK-PYD/YPG, FETÖ ve DEAŞ terör örgütleri başta olmak suretiyle millî birlik ve beraberliğimiz ile bekamıza yönelik her türlü tehdit ve tehlikeye karşı yurt içinde ve yurt haricinde azim, kararlılık ve başarıyla yürütülen faaliyetler ile son dönemde meydana gelen internasyonal gelişmeler hakkında Kurula data sunulmuştur.
2. Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerine yetişme yolunda kaydedilen ilerlemeler ele alınmış; ülkemizin ve bölgemizin güvenlik, istikrar ve refahının güvence altına alınması istikametinde tarihî bir merhaleyi teşkil eden çalışmaların müteakip aşamalarına ilişkin istişarelerde bulunulmuştur.
3. 15 Temmuz hain darbe girişimine karşı gösterilen millî direnişin onuncu yıl dönümünde, FETÖ ile mücadelede gelinen son durum değerlendirilmiş; ihanet şebekesinin tamamen bertaraf edilmesine matuf tedbirlerin hassasiyetle sürdürüleceği kaydedilmiştir.
4. Ülkemizin ev sahipliğinde başarıyla meydana gelen NATO Zirvesi’nin ittifakın geleceği açısından tehlikeli sonuç bir eşik olduğu belirtilmiş; Türkiye’nin geliştirdiği ileri imkân ve kabiliyetleri müttefikleriyle paylaşma hususundaki yapıcı tutumu teyit edilmiştir.
5. İran ve ABD içinde yeniden yaşanmış olan çatışmaların bölge ülkelerine ve küresel tecim güzergâhlarına sıçramasının oluşturduğu risk ve tehditlere işaret edilmiş; tüm taraflara, güç kullanmaktan kaçınma ve kalıcı barışın tesisine matuf müzakerelere geri dönme çağrısında bulunulmuştur.
6. Rusya-Ukrayna Savaşı’ndaki stratejik sıkışmanın, Karadeniz ve Hazar Denizi başta olmak suretiyle mücavir bölgelerin de çatışma sahası hâline getirilmesiyle aşılamayacağı vurgulanmış; savaşan taraflar, bölgede artan gerilimi düşürmeye ve barışın tesisi için somut adımlar atmaya çağrı edilmiştir.
7. Komşularımız Suriye ve Irak ile geliştirilen oldukça boyutlu iş birliğinin, bölgemizin güvenliği, huzuru ve refahı bakımından büyük ehemmiyet arz ettiğinin altı çizilmiş; Türkiye’nin, bölgesel dayanışmayı pekiştirmeye yönelik süreçlere azami katkı sunmayı sürdüreceği ifade edilmiştir.
8. Gazze Sulh Planı çerçevesinde son günlerde kaydedilen ilerlemelere karşın ateşkes ihlallerine devam eden İsrail Yönetimi’nin, Filistin topraklarındaki yerleşimci terörünü tırmandırması ve başta Mescid-i Aksa olmak suretiyle mukaddes mekanlara yönelik kışkırtıcı saldırılarını sürdürmesi karşısında, internasyonal toplumun açık ve tavizsiz bir duruş sergilemesi gerektiği vurgulanmıştır.
