Orta Doğu’daki güvenlik dengesi tekrardan şekilleniyor. Kathimerini, Atina’daki üst düzey kaynaklara dayandırdığı haberinde Türkiye’nin, Pakistan ile Katar içinde ayrı bir müdafa ortaklaşa iş anlaşması imzalanması için arabuluculuk yaptığını öne sürdü. İddia hemen hemen Ankara, Doha yada İslamabad tarafınca doğrulanmadı. Sadece son aylardaki gelişmeler Pakistan-Katar askeri ilişkilerinin aslına bakarsanız hızla derinleştiği şeklinde yorumlanıyor. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in Doha ziyaretinde iki ülke müdafa ve güvenlik alanındaki işbirliğini genişletme sonucu alırken; Katar’ın Pakistan ordusunun eğitim ve operasyonel tecrübesinden daha çok yararlanmak istediği açıklandı.
ÜÇLÜ YAPI BÜYÜYOR
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan içinde imzalanan Mekke Ortak Müdafa Anlaşması ise yeni yapının temelini oluşturuyor. Antak kalma, taraflardan birine yönelik saldırının tüm ülkelere yapılmış sayılmasını öngörüyor. Ortak tatbikatlar, hava savunması, elektronik harp, insansız sistemler ve müdafa sanayii ortaklaşa iş anlaşmanın başlıca unsurları içinde bulunuyor. İstanbul’da meydana getirilen ilk stratejik komite toplantısında Suudi Arabistan’da devamlı bir genel sekreterlik kurulması ve ilk genel sekreterin Pakistan’dan seçilmesi kararlaştırıldı. Böylece yapı siyasal bir deklarasyondan kalıcı bir güvenlik mekanizmasına dönüşmeye başladı.
PAKİSTAN SAHADA
Yeni denklemde kilit ülke ise Pakistan. İslamabad uzun süredir Suudi Arabistan’a askeri eğitim ve danışmanlık desteği verirken son dönemde bölgedeki askeri varlığını daha da artırdı. Pakistan’ın Suudi Arabistan’a binlerce asker, harp uçakları, insansız hava araçları ve hava müdafa unsurları konuşlandırdığı bildiriliyor. Pakistan’ın Katar’la ilişkilerini daha ileri taşıması durumunda Türkiye, Suudi Arabistan, Pakistan ve Katar içinde fiili bir müdafa ağı ortaya çıkacağı vurgulanıyor. Kathimerini’ye bakılırsa Atina’nın dikkatle izlediği nokta da burası. Yunanistan, Türkiye’nin Pakistan ve Körfez ülkeleri üstünden kurduğu güvenlik ağının yalnızca Orta Doğu’yu değil, Doğu Akdeniz’deki güç dengelerini de etkileyebileceği görüşünde. Katar’ın Mekke Anlaşması’na iştirak etmesi mevzusunda hemen hemen resmi bir karar bulunmuyor. Sadece Türkiye’nin askeri kapasitesi, Suudi Arabistan’ın mali gücü ve Pakistan’ın nükleer caydırıcılığının aynı güvenlik mimarisinde buluşması, Orta Doğu’da yeni ve kuvvetli bir blok ihtimalini giderek daha görünür hale getiriyor.
