Türkiye’deki vazife süresi sona ererken eşiyle beraber Ankara Kalesi çevresindeki sokakları gezen Sazali, ikili ilişkiler ve ülkedeki deneyimlerini Anadolu Ajansı’na (AA) söyledi.
Ortalama 5,5 senedir başkentte vazife meydana getiren Sazali, şehrin en başından beri kendisini evindeymiş şeklinde hissettiğini belirterek, burayı tarih açısından varlıklı bir yer olarak nitelendirdi.
Itimat mektubunu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sunmuş olduğu anı hatırlatan Sazali, Cumhurbaşkanının ilk olarak kendi isminden bahsettiğini ve Mustafa Kemal adını paylaşmış olduğu için Türkiye ile herhangi bir bağlantısının olup olmadığını sorduğunu söylemiş oldu.
Bunun kendisi için fazlaca anlamlı bulunduğunu ve bu kadar seçkin bir zamanı şahsiyetle aynı adı taşımanın bir avantaj bulunduğunu ifade ederek, bunun Malezya’da yaygın bir isim bulunduğunu kaydetti.
Ek olarak Ankara’nın hayatında hususi bir yere haiz bulunduğunu, bu sebeple Türkiye’ye bekar geldiğini ve sonrasında ülkede evlendiğini, bunun da orada geçirdiği zamanı unutulmaz kıldığını söylemiş oldu.
Yetkili, Türkiye’nin derin zamanı mirasına övgüde bulunarak, Türk mutfağının ülkenin en kıymetli kültürel unsurlarından biri bulunduğunu vurgulayarak, Avrupa, Asya ve Orta Doğu lezzetlerini bir araya getirdiğini kaydetti.
İskender’in en sevilmiş olduğu yiyecek bulunduğunu ve sıhhat problemlerine karşın Bursa’da devamlı İskender yemeye çalıştığını söylemiş oldu.
Türkiye’nin birçok yerini gezdiğini, boğazı ve denizi sebebiyle en sevilmiş olduğu kent olarak İstanbul’u seçtiğini söylemiş oldu.
Kapadokya’yı sık sık ziyaret ettiğini ve manzarasının tadını çıkardığını, Nemrut Dağı’nı ziyaret etmenin kendisine tarihte seyahat yapıyormuş şeklinde hissettirdiğini sözlerine ekledi.
Sazali, Türkçe öğrenmeye çalıştığını sadece dilin ciddi bir konsantrasyon gerektirdiğini gördüğünü söylemiş oldu.
En sevilmiş olduğu Türkçe kelimenin “dostlar” bulunduğunu, bu sebeple bu kelimeyi her hatırladığında Türk halkını ve onların sıcaklığını düşündüğünü sözlerine ekledi.
He also spoke about “Visit Malaysia 2026,” inviting Turkish families to explore the country and noting that Malaysia offers a wide range of attractions.
Referring to martial arts, he said he holds a black belt in taekwondo and highlighted Malaysia’s traditional martial art Silat, expressing confidence that Turkish people would appreciate it.
İkili ilişkiler
İkili ilişkiler mevzusunda Sazali, Malezya ile Türkiye arasındaki ilişkilerin devamlı uzun vadeli ve diplomatik bulunduğunu, halklar arası bağların diplomatik ilişkilerin resmi olarak kurulduğu 1964’ten önceye dayandığını altını çizdi.
İlişkinin çok önemli bir gelişme gösterdiğini ve şu anda ilişkilerin muhteşem düzeyde bulunduğunu söylemiş oldu.
İlişkilerin 2022 senesinde Kapsamlı Stratejik Ortaklığa yükseltildiğini, iki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin bölgesel ve küresel mevzularda iş birliğini güçlendirdiğini kaydetti.
Filistin meselesine de değinen Sazali, Malezya ve Türkiye’nin tertipli olarak istişarede bulunduğunu ve koordineli hareket ettiğini söylemiş oldu.
İki ülkenin beraber hareket ederek bölgesel istikrarın, dünya güvenliğinin ve internasyonal barışın desteklenmesinde mühim bir rol oynadığını da sözlerine ekledi.
He underlined the importance of people-to-people contacts, noting that around 100,000 Malaysians visited Türkiye in 2025, while about 31,000 Turkish citizens visit Malaysia annually.
Dış ilişkiler uzmanı ek olarak Malezya’nın müdafa, geliştirme ve mühendislik şeklinde alanlarda Türkiye’den öğrenebileceğini, Türkiye’nin ise Malezya’nın yarı iletken sanayindeki deneyiminden yararlanabileceğini belirtti.
He added that Malaysia supports Türkiye’s efforts to become a dialogue partner of the Association of Southeast Asian Nations (ASEAN) and highlighted Türkiye’s experience in diplomacy, defense, international relations and security, saying that Ankara özgü often been at the forefront in encouraging mediation and negotiation in resolving international conflicts and crises.
