Norveçli enerji şirketi Equinor ve ortakları Petoro ile Total Energies, Şimal Denizi’ndeki Oseberg sahası yakınında yeni petrol ve organik gaz kaynakları buldu. İlk hesaplamalara gore Grimsnes isminde olan keşifte geri kazanılabilir kaynak miktarı 19 milyon ila 50 milyon varil petrol eşdeğeri içinde bulunuyor. Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin peşinden Avrupa ülkeleri, Rus enerji kaynaklarına bağımlılığı azaltmak ve alternatif tedarik yayınlarını güçlendirmek için harekete geçti. Norveç bu süreçte Avrupa’nın önde gelen petrol ve organik gaz tedarikçilerinden biri olarak öne çıktı. Equinor’un verilerine gore Norveç, Avrupa’nın petrol ihtiyacının ortalama yüzde 20’sini, organik gaz ihtiyacının ise yüzde 30’unu karşılıyor. Sadece Şimal Denizi’ndeki eski sahalarda üretimin azalması, mevcut kapasitenin korunmasını ve yeni kaynakların devreye alınmasını daha mühim hale getiriyor.
MEVCUT TESİSLER KULLANILACAK
Grimsnes keşfinin en mühim özelliklerinden biri, yeni bir üretim platformu kurulmasına gerek kalmadan geliştirilmesinin planlanması. Şirket, deposu deniz altındaki mevcut tesislere bağlayarak Oseberg Sør platformu üstünden üretmeyi hedefliyor. Equinor ve ortakları, yatırım kararını 2027 yazında almayı, üretime ise üç yıl içinde başlamayı planlıyor. Böylece yeni bir saha için ihtiyaç duyulan altyapı yatırımının azaltılması ve kaynağın daha kısa sürede üretime alınması amaçlanıyor.
AVRUPA’NIN ENERJİ AÇIĞINI HEMEN KAPATMAYACAK
Grimsnes keşfi, Norveç’in üretim kapasitesini destekleyebilecek yeni bir kaynak olarak ehemmiyet taşıyor. Sadece 19 milyon ila 50 milyon varil petrol eşdeğeri arasındaki tahmin, Avrupa’nın toplam enerji ihtiyacıyla karşılaştırıldığında sınırı olan bir hacme işaret ediyor. Üstelik kaynağın üretime geçmesi için yatırım sonucu ve saha geliştirme çalışmalarının tamamlanması gerekiyor. Değerlendirmelere gore bundan dolayı bulgu, Avrupa’nın Rusya karşısındaki enerji tedarik sorununu tek başına çözecek bir gelişme değil. Buna gore keşfin önemi Norveç’in mevcut üretim altyapısına yakın yeni kaynakları devreye alarak Avrupa’ya petrol ve organik gaz tedarikini sürdürme çabasına katkı sağlayabilecek olmasında yatıyor.
