Dünya enerji piyasaları, OPEC merkezli gelişmelerle beraber tarihsel bir kırılma sürecine girmiş durumda. The New Region’da yer edinen analizlere gore OPEC üretim politikalarında arzı artırsa bile tekrar eski günlere dönülemeyebilir. Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) OPEC’ten ayrılma sonucu ise bu geri dönüşü olmayan sürecin en mühim kırılmalarından biri olarak görülüyor. Bu adımın, küresel petrol piyasalarında arz-talep dengesi, fiyat istikrarı ve jeopolitik güç dengeleri açısından yeni bir devrin başlangıcı olarak görüldüğü belirtiliyor.
Enerji piyasası analistlerine gore BAE’nin ayrılması sonrası arz fazlası ihtimali artarak petrol fiyatlarında aşağı yönlü baskı oluşturabilir.
TARİHSEL BİR DÖNEMEÇ
1960 senesinde Bağdat’ta kurulan OPEC (Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü), kuruluşundan bu yana küresel petrol arzının koordinasyonu ve fiyat istikrarı üstünde belirleyici bir rol oynadı. Bilhassa 1973 petrol krizi ve 1980’lerden itibaren uygulanan üretim kotalarıyla OPEC, küresel ekonomide enerji fiyatlarını etkileyen en kuvvetli kartellerden biri haline geldi. Hemen sonra Rusya ve öteki üreticilerin katılımıyla oluşan ve “OPEC+” olarak anılan kurum, küresel petrol üretiminin ortalama yarısını denetim eden daha geniş bir ittifaka dönüştü. Sadece 2020 sonrası dönemde pandemi, enerji dönüşümü ve jeopolitik çatışmalar bu yapıyı giderek daha kırılgan hale getirdi.
PİYASADA YENİ ŞOK
Son gelişmelere gore BAE’nin OPEC’ten ayrılması, bu yapının üçüncü büyük üreticisini kaybetmesi anlamına geliyor. Bu durum, bilhassa Suudi Arabistan ile üretim politikası anlaşmazlıkları, üretim kotalarının esnekliği ve pazar oranı tartışmalarıyla ilişkilendiriliyor. Enereji piyasası ile ilgili analizlere gore BAE’nin ayrılma kararının arkasında, “üretim kapasitesini artırma ve OPEC kotalarının haricinde daha agresif bir ihracat politikası seyretme” hedefi yatıyor. Bu durumun kısa vadede fiyatlara tesiri sınırı olan görülse de, uzun solukta arz fazlası ihtimalini artırarak petrol fiyatlarında aşağı yönlü baskı oluşturabileceği değerlendiriliyor. Bu gelişme “OPEC’in kolektif fiyat denetim gücünün zayıflaması” olarak da yorumlanıyor.
HÜRMÜZ KRİZİ SEBEP OLDU
Küresel petrol arzının mühim bir kısmı Hürmüz Boğazı üstünden taşınıyor. Bölgedeki jeopolitik gerilimler ve İran merkezli çatışmalar, arz zincirinde ciddi kırılganlık yaratmış durumda. Son dönemde yaşanmış olan çatışmalar sebebiyle bu hattın bazen kesintiye uğraması, petrol fiyatlarını yukarı yönlü baskılayan ana unsur olarak öne çıkıyor. Bu yüzden BAE’nin alternatif ihracat yollarına yönelmesi, bir tek ekonomik değil hem de stratejik bir hamle olarak değerlendiriliyor.
İSTİKRAR ÜLKESİ DEĞİL
Enerji analistleri, OPEC’in uzun süredir “piyasa istikrarı elde eden merkez” olmaktan çıkıp daha fazlaca “rekabet eden üreticiler platformuna” dönüştüğünü belirtiyor. Bilhassa ABD’nin kaya petrolü üretimi, yenilenebilir enerji yatırımları ve Çin talebindeki dalgalanmalar, OPEC’in fiyat belirleme enerjisini sınırlıyor. Bazı değerlendirmelere gore ise, BAE’nin ayrılığı “kartelin çözülme sürecinin başlangıcı” olabilir. Bu durum, petrol piyasasında daha özgür fakat hem de daha oynak bir fiyat yapısına geçiş anlamına geliyor.
1960 senesinde Bağdat’ta kurulan OPEC (Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü), fiyat istikrarı üstünde son aşama etkili.
YENİDEN ŞEKİLLENİYOR
Enerji ekonomistleri, yaşanmış olan süreci “küresel enerji mimarisinin tekrardan şekillenmesi” olarak tanımlıyor. Buna gore bir yanda fosil yakıt üreticilerinin daha bağımsız hareket etme eğilimi güçlenirken, öteki yanda ise enerji dönüşümü ve elektrikli araçların yükselişi bulunuyor. Uzmanlara gore bu süreç, kısa vadede fiyat oynaklığını artırabilir.
[email protected]
Kaynak: Web Hususi
