1. Haberler
  2. Yerel
  3. İşte Sabahattin Ali soruları! Cinayet 78 yıldır karanlıkta kaldı

İşte Sabahattin Ali soruları! Cinayet 78 yıldır karanlıkta kaldı

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), Türkiye Yayıncılar Birliği, Türkiye Gazeteciler Sendikası, Türkiye Yazarlar Sendikası ve PEN Yazarlar Derneği, Sabahattin Ali’nin ölümüne ilişkin dosyaların tekrardan incelenmesi için 12 Ekim’de Hakkaniyet Bakanlığı’na başvurdu. Beş kurum, soruşturma ve yargılama dosyalarının, Ali Ertekin hakkında dava ve af sonucu da dahil olmak suretiyle tekrardan ele alınmasını istedi. Başvuruda güvenlik, jandarma, danışma ve öteki devlet arşivlerinde araştırma yapılması, Sabahattin Ali’nin gömüldüğü yerin tespit edilmesi ve mümkün olması halinde DNA ile adli insanbilim incelemesi gerçekleştirilmesi talepleri yer aldı.

İŞKENCE Mİ YAPILDI?

TGC’nin açıklamasında, yazarın devrin güvenlik ve danışma mekanizmalarının denetimi altındayken yakalandığı, fena işlem yada işkence sonucu yaşamını yitirmiş olabileceği yönündeki iddiaların bağımsız ve kapsamlı halde araştırılmadığı açıklandı. Kuruluşlar, aradan geçen yıllara karşın bu iddiaların giderilmediğine dikkat çekti. Müracaat, Türkiye edebiyatının en tanınmış yazarlarından Sabahattin Ali’nin ölümüne ilişkin resmi kayıtlarla senelerdir ortaya atılan iddiaların tekrardan incelenmesini gündeme taşıdı.

31 MART’TA SINIRA DOĞRU YOLA ÇIKTI

“Kürk Mantolu Madonna”, “İçimizdeki Şeytan” ve “Kuyucaklı Yusuf” romanlarının yazarı Sabahattin Ali, 1940’lı yıllarda yazıları ve siyasal görüşleri sebebiyle çeşitli soruşturma ve davalarla karşılaştı. Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaz’la beraber çıkardığı Marko Paşa dergisi de devrin siyasal tartışmalarının merkezindeki yayınlardan biriydi. Ali, yurt dışına çıkmak istiyordu. Yasal yollardan geçişlik alamadığı için kaçak geçiş mevzusunda yardım aradı. 31 Mart 1948’de Ali Ertekin’le beraber Kırklareli yönüne hareket etti.

CESEDİ KÖY YOLUNDA BULUNDU

Devrin kayıtlarına nazaran amaç Bulgaristan sınırını geçmekti. Sadece seyahat, yazarın ortadan kaybolmasıyla sonuçlandı. Sabahattin Ali’nin ölüm zamanı 2 Nisan 1948 olarak kayıtlara geçti. Cesedi ise 16 Haziran 1948’de Kırklareli’nin Sazara köyü civarlarında bulunmuş oldu. Aradan aylar geçtikten sonrasında ortaya çıkan cesedin Sabahattin Ali’ye ilişik olduğu belirlendi. Cinayetle ilgili soruşturma, Ali Ertekin’in itirafıyla yeni bir aşamaya geçti.

KATİL OLARAK ALİ ERTEKİN HÜKÜM GİYDİ

Sabahattin Ali’nin ölümünden görevli tutulan Ali Ertekin, yazarın Bulgaristan sınırına geçmesine yardım eden kılavuzdu. Ertekin, cinayeti işlediğini itiraf etti. Anlattığına nazaran, Sabahattin Ali’yi başına sert bir cisimle vurarak öldürmüştü. Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinde 30 Nisan 1949’da başlamış olan dava, 15 Ekim 1949’da sonuçlandı. Ertekin dört yıl hapis cezasına mahkum edildi. Sadece 1949 affıyla özgür kaldı. Buna karşılık, cezanın düşüklüğü, erken tahliye ve Ertekin’in geçmişteki bağlantıları hemen sonra değişik iddiaların gündeme gelmesine niçin oldu.

KATİLİ KİM YÖNLENDİRDİ?

Ertekin’in cinayeti tek başına mı işlediği, başka bir kişinin yönlendirmesiyle mi hareket etmiş olduğu yada olayın öncesinde başka bir müdahale yaşanıp yaşanmadığı soruları kamuoyundaki tartışmalarda yer aldı. Sadece cinayetin arkasında başka bir şahıs ya da kurumun bulunmuş olduğu iddiası, belgelerle ortaya konamadı.

2010 YENİ BELGE ORTAYA ÇIKTI

Sabahattin Ali cinayetiyle ilgili tartışmaların mühim dönüm noktalarından biri, 2010’da ortaya çıkan bir jandarma belgesi oldu. CHP’nin eski Kırklareli Milletvekili Mehmet Kesimoğlu’nun bir antikacıdan satın almış olduğu eski evraklar içinde, Üsküp Jandarma Karakolu Üst Çavuşu Mevlüt Afacan’ın imzasını taşıyan ve 29 Nisan 1950 tarihini taşıyan bir belge bulunmuş oldu. Belgede, Bulgaristan’a geçmek suretiyle yola çıkan Sabahattin Ali’ye kılavuzluk eden Ali Ertekin’in yazarı Sazara köyü sınırları içinde öldürmüş olduğu belirtiliyordu.

KAMYÖN ŞOFÖRÜNÜN ANLATIMI

Sabahattin Ali’nin son yolculuğuna ilişkin anlatımlarda, yazarla Ali Ertekin’i Kırklareli’ne götürmüş olan bir kamyon ve şoförü de yer ediniyor. Bazı tarihsel anlatımlarda şoförün Salim adlı bir şahıs olduğu belirtiliyordu. Dosyadaki mühim belirsizliklerden biri de Sabahattin Ali’nin mezarının nerede olduğu. TGC ve öteki dört kuruluşun Hakkaniyet Bakanlığı’na yapmış olduğu başvuruda bundan dolayı gömüt yerinin tespit edilmesi de istendi. Yer belirlenebilirse, yakınlarının rızasıyla DNA ve adli insanbilim incelemesi yapılması da talep edildi.

İşte Sabahattin Ali soruları! Cinayet 78 yıldır karanlıkta kaldı
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Sohbet Et

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.
WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com