İstanbul’da hava kirliliği tehlikeli boyutlara ulaştı. Son bir haftadır artan ısı değerlerine bağlı yüksek tazyik tesiri İstanbul’daki hava standardını bozarken, sabah saatlerinde birçok ilçeden yansıyan veriler ise endişelere niçin oldu. Çarpık kentleşme, dizel vasıta sayısındaki artış ve sanayiden meydana gelen problemler havanın kirlenmesine niçin olurken, bilhassa Kadıköy ve çevresi, Kağıthane, Bağcılar, Esenler, Şirinevler, Beşiktaş, Ümraniye’deki kirlilik kırmızı doğrusu “sağlıksız” olarak dikkat çekti. Uzmanlara bakılırsa, İstanbul’daki kirlilik değerleri halk sağlığını tehdit ederken, solunum kanalıyla vücuda giren ve PM2.5 olarak adlandırılan ince partiküllerin, akciğer ve kan dolaşımı hastalıklarını tetikleyebileceği belirtiliyor.
KADIKÖY ALARM VERİYOR
Havası en kirli ilçelerin başlangıcında Kadıköy geliyor. İlçe, son yıllarda artan nüfus yoğunluğu, inşaat faaliyetleri ve trafik yüküyle beraber hava kalitesi açısından İstanbul’un en kırılgan bölgelerinden biri haline geldi. Kadıköy merkezde bu sabah ölçülen PM10 seviyesi 167, Fikirtepe ve Göztepe çevresinde ise 162–161 içinde değişirken; bu oranlar “sağlıksız” kategorisinde kabul ediliyor.
Kadıköy ver Ümraniye arasındaki bölge havası en kirli yerleşim bölgeleri olarak dikkat çekiyor.
BAĞCILAR BOĞULUYOR
Kentin Avrupa yakasında da tablo fazlaca değişik değil. Esenler, Bağcılar ve Bahçelievler üçgeninde kirlilik değerleri 156–169 mikrogram/metreküp bandında seyrediyor. Gaziosmanpaşa ve Eyüpsultan çevresinde ise 142–160 aralığında ölçümler dikkat çekiyor. Başakşehir ve Sultangazi tarafında bazen kirlilik azalsa da, rüzgar yönü değiştiğinde yoğun kirli hava tekrardan bu bölgelere taşınıyor.
YAĞMURLAR YETMEYEBİLİR
Uzmanlara bakılırsa İstanbul’daki en büyük sorunlardan biri de düşük kaliteli yakıt kullanımı. Ek olarak toz tutucu sistemlerin eksikliği, inşaat tozlarının filtrelenmeden atmosfere karışması da kentin nefesini kesiyor. Meteorolojik koşullara da dikkat çeken uzmanlar, yüksek tazyik ve inversiyon sebebiyle sisli, puslu ve kirli havanın ortalama birkaç gün daha devam edebileceğini belirtiyorlar. Bu süreçte yağan yağmurların dahi buharlaşarak kirleticileri temizlemede yetersiz kalacağının altı çizilirken, bilhassa trafikte seyir halindeyken araçların pencerelerinin açılmamalı, iç hava sirkülasyonu modunun kullanılması öneriliyor.
PENCERE AÇMAYIN!
Eski Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşarlarından Prof. Dr. Mustafa Öztürk ise son veriler ışığında yapmış olduğu değerlendirmede, “İstanbul Havası Sağlıksız. İnversiyon kirli havanın dağılmasına engel oluyor. Sabah saatlerinde yoğun trafik ulaşım kaynaklı hava kirliliğini engelliyor. Dışarıda yürüyüş yapmayınız, bisiklete binmeyin. Araçların iç hava sirkülasyonunu çalıştırmalı, araçların pencereleri kesinlikle açılmamalı. Mümkünse maskesiz dışarı çıkılmamalı. Bu hava solunum hastalığı olanlar, çocuklar, hamile hanımefendiler ve yaşlılar için fazlaca zararlıdır. Bu havada sigara içmeyenler bile sigaradan daha tehlikeli hava soluyorlar” dedi.
HALK SAĞLIĞI TEHLİKEDE
Prof. Dr. Öztürk; Dünya Sıhhat Örgütü’nün kılavuz değerleri üstünden de uyarılarını sürdürürken, “Olması ihtiyaç duyulan partikül madde kıymeti 15 mikrogram/metreküp. Ne yazık ki; 150 mikrogram/metreküp’lük kıymeti aşan oranlar halk sağlığını tehdit ediyor. Türkiye’nin senelik averaj PM2.5 kıymeti ise 26 mikrogram/metreküp seviyesinde. Bu oran DSÖ’nün kılavuz değerinin 5.2 kat üstünde” bilgisini verdi.
Sabah saatlerinde yoğunlaşan toplu taşıma, devamlı trafikte kalan hususi araçlar, ısınma kaynaklı partikül salımı ve sahil bandındaki ters rüzgâr tesiri, kentteki kirliliği adeta hapsediyor.
DEMANS YAPIYOR
Öte taraftan Türkiye’de her yıl, hava kirliliğine bağlı olarak 100 bin kişiden 8’inin alzheimer ve öteki demans türleri sebebiyle yaşamını kaybetmiş olduğu belirtiliyor. Araştırmalar, gelir düzeyi düştükçe ölüm oranlarının arttığını ortaya koyuyor.
[email protected]
Kaynak: Web Hususi
