Bolat, yazılı açıklamasında, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafınca açıklanan nisan ayı ödemeler dengesi verilerini değerlendirdi.
Nisanda cari işlemler açığının 5,7 milyar dolar, yıllıklandırılmış cari işlemler açığının ise 37 milyar dolar olarak gerçekleştiği bilgisini veren Bolat, yıllıklandırılmış altın ve enerji hariç cari işlemler hesabında 29,4 milyar dolar fazla verildiğini bildirdi.
Bolat, yıllıklandırılmış verilere nazaran cari işlemler açığının Eylül 2025’ten itibaren ilk kez düşüş gösterdiğine dikkati çekerek, şu şekilde devam etti:
“Hizmet ihracatı, nisanda yıllıklandırılmış olarak geçen senenin aynı ayına nazaran yüzde 3,6 artışla 122,3 milyar dolara ulaşmıştır. Gezi gelirleri söz mevzusu dönemde 60,3 milyar dolar, taşımacılık gelirlerimiz ise 42,4 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Nisan ayı itibarıyla mal ve hizmet ihracatı toplamı, bundan önceki yıla nazaran yüzde 4 artarak 398,2 milyar dolara terfi etmiştir.”
Nisanda dış tecim açığında kaydedilen ortalama yüzde 30’luk gerilemenin cari işlemler açığına pozitif yansıdığını vurgulayan Bolat, mayısta da dış tecim açığındaki yüzde 15,7’lik düşüşün benzer bir katkı sunacağının öngörüldüğünü beyan etti.
“TÜRKİYE GÜVENİLİR TEDARİKÇİ OLARAK ÖNE ÇIKABİLİR”
Bolat, küresel konjonktürde artan risk ve belirsizliklere karşın cari işlemler açığının tarihsel ortalamaların altında seyretmeye devam ettiğine dikkati çekerek, cari işlemler açığının ulusal gelire oranının geçen yıl yüzde 1,9 bulunduğunu hatırlattı.
Söz mevzusu oranın 2026’nın ilk çeyreğinde ise yıllıklandırılmış bazda yüzde 2,4 ile tarihsel ortalamanın altındaki performansın devam ettiğini gösterdiğini belirten Bolat, şunları kaydetti:
“2026’da küresel konjonktüre bağlı olarak cari denge üstünde ilave baskılar oluşabilecek olmakla beraber, Türkiye’nin çeşitlendirilmiş ihracat yapısı, genişleyen ürün yelpazesi ve gelişen teknolojik kapasitesi, bu aşamada ihtimaller içinde bozulmanın denetim altında tutulmasına ve risklerin yönetilebilir seviyelerde kalmasına katkı elde edecektir. Ek olarak, küresel tedarik zincirlerinde yeni kırılmaların ortaya çıkması halinde Türkiye’nin tekrardan güvenilir tedarikçi olarak, yatırım ile lojistik açısından daha cazip bir merkez haline gelmesi mümkün görülmektedir.”
Bolat, Bakanlık olarak, jeopolitik çalkantıların dış tecim üstünde oluşturduğu riskleri sınırlandırmaya ve ortaya çıkan fırsatları değerlendirmeye yönelik emekleri sürdürdüklerinin altını çizerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu “yüksek katma kıymetli ve rekabetçi ihracat” vizyonuyla dünya ticaretinden alınan oranı artırmaya yönelik emekleri sürdüreceklerini, haksız ithalata karşı üretimi korumaya dönük adımlarla sürdürülebilir cari işlemler dengesindeki kazanımları ileriye taşıyacaklarını sözlerine ekledi.
