İstanbul’da son yağışlarda bazı bölgelerde metrekareye 187 kilograma varan yağış düştü. Bazı semtlerde yollar göle dönerken, alt geçitler kapanmış oldu, su baskınları yaşandı. Uzmanlar ise uzun vadeli iklim projeksiyonlarında günlük yağışın 437 kilograma kadar çıkabileceği uyarısında bulunurken, megakent için “aşırı yağışa karşı hazırlıklı” olunması icap ettiğini belirtiyorlar.
SU BASKINLARI YAŞANDI
İstanbul son günlerde sonbaharın ilk ciddi yağış imtihanını verdi. 27 Eylül’den itibaren etkili olan sağanak birçok ilçede ulaşımı aksattı, bazı ev ve iş yerlerini su bastı. Zincirlikuyu’da bir alt geçit trafiğe kapatılırken Fatih’te yol çöktü, Eyüpsultan’da toprak kayması sebebiyle 25 şahıs tahliye edildi. AKOM verilerine gore yağışlı sistemin etkili olduğu süreçte İstanbul’un değişik noktalarında metrekareye 20 ila 187 kilogram içinde yağış düştü. Pendik, Şile, Çekmeköy, Sancaktepe, Ümraniye, Kartal, Beykoz ve Sarıyer başta olmak suretiyle birçok noktada ölçümler 100 kilogramı geçti. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine gore İstanbul’da eylül ayı averaj yağışı ortalama 40 milimetre. Son sistemde ise bazı bölgelerde bu miktarın birkaç katı yağış birkaç gün içinde düştü.
“İSTANBUL KALDIRMAZ”
Öte taraftan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin düzenlemiş olduğu İklim Haberciliği Konferansı’nda konuşan İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sulh Önol, İstanbul için oldukça daha çarpıcı bir gelecek senaryosuna dikkat çekti. Önol’un aktardığı iklim simülasyonlarında İstanbul’da günlük maksimum yağışın ilerleyen yıllarda metrekarede 437 kilograma kadar çıkabileceği hesaplandı. Önol, bu değerin uç bir senaryoyu temsil ettiğini belirterek, “Bu şekilde bir yağışı İstanbul’un kaldırması mümkün değil” uyarısında bulunmuş oldu. Çalışmada 2005-2014 süreci ile 2061-2070 süreci karşılaştırıldı. Yüksek emisyon senaryosunda günlük maksimum yağışın ortalama 210 milimetreden 437 milimetreye kadar çıkabileceği hesaplandı.
DERE YATAKLARI RİSKLİ
Önol’un dikkat çekmiş olduğu bir öteki başlık ise İstanbul’daki yapılaşma düzeni. Kentte oldukça sayıda cadde ve yerleşim alanının eski dere yatakları üstünde ya da yakınında bulunması, aşırı yağışlarda riski daha da artırıyor. Yoğun betonlaşma ve geçirimsiz yüzeyler de yağmur suyunun toprağa ulaşmasını zorlaştırırken, kısa sürede düşen yüksek miktardaki yağış direkt kanalizasyon hatlarına, derelere ve alt geçitlere yük bindiriyor.
“MESELE KENTİN DAYANIKLILIĞI”
Ortaya çıkan son görüntüleri değerlendiren DSİ eski yöneticilerinden Dursun Yıldız ise yağışların İstanbul’un kırılganlığını açık halde gösterdiğini söylemiş oldu. Yıldız, “İstanbul için artık sorun yalnızca ne kadar yağmur yağacağı değil, kentin kısa sürede düşen aşırı yağışa ne kadar dayanabileceği” dedi. Yağışın toplam miktarı kadar düşme süresinin de eleştiri olduğuna dikkat çeken Yıldız, “Yağmurun kısa sürede ve yüksek yoğunlukta düşmesi, asfalt ve betonla kaplı yüzeylerde suyun toprağa ulaşmasını engelliyor. Bu durumda yağmur suyu hatları, dereler ve alt geçitlerde yük oldukça süratli artıyor. Son yağışlarda birçok ilçede yolların kısa sürede göle dönmesi ve binlerce personel ile iş makinesinin sahaya çıkmak zorunda kalması da İstanbul’un bu tür aşırı hava vakalarına karşı ne kadar duyarlı bulunduğunu gösteriyor” ifadelerini kullandı.
