Yunanistan’ın 3 milyar euroluk İsrail yapımı “Aşil Kalkanı” projesinin arkasından Doğu Akdeniz’de gerilim yeni bir aşamaya taşındı. İsrail Deniz Kuvvetleri Komutanı Eyal Harel, “Akdeniz ve Kızıldeniz’de güç dengesini değişiklik yapmak isteyenlere” seslenerek “Mesafe dokunulmazlık sağlamayacak” derken, dış ilişkiler koridorlarında gerginliği tırmandırdı. İsrail Kanal 12, mesajın direkt Ankara’ya yönelik bulunduğunu iddia ederken, Netanyahu’nun Şeyh Dağı’ndan “Akdeniz’e kadar denetim” açıklaması ise dikkat çekti. Son gelişmeler, Yunanistan-Cenup Kıbrıs-İsrail hattındaki askeri iş birliğinin Türkiye açısından yeni bir Doğu Akdeniz güvenlik denklemine dönüşüp dönüşmediği sorusunu da gündeme taşıdı.
Kanal 12, açıklamaları “Akdeniz havzasında artan gerilim ve Ankara’nın hedefleri” çerçevesinde değerlendirirken, Türkiye’nin büyüyen deniz gücü ve Mavi Vatan doktrinini İsrail açısından yeni güvenlik denklemine dahil etti. Fotoğraf: Shutterstock
SİYONİST PLAN
Doğu Akdeniz’de Türkiye ile İsrail içinde giderek derinleşen stratejik rekabet, son günlerde peş peşe gelen açıklamalarla yeni bir boyuta taşındı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun işgal altında tutulan Suriye topraklarındaki Şeyh Dağı’ndan verdiği mesajın derhal arkasından İsrail Deniz Kuvvetleri Komutanı Koramiral Eyal Harel de Akdeniz’deki güç dengesine ilişkin dikkat çekici ifadeler kullandı. Netanyahu, Şeyh Dağı ziyaretinde “Hermon Dağı’ndan Yermük Nehri’ne ve buradan Akdeniz’e kadar tüm alanı denetim ediyoruz” iddiasında bulunurken; İsrail Başbakanlık Ofisi’nin açıklamasına nazaran Netanyahu’ya Müdafa Bakanı Yisrael Katz ile Genelkurmay Başkan Yardımcısı Onarım Yadai da birlikte rol aldı. Sadece Ankara açısından oldukca daha eleştiri bildiri İsrail Deniz Kuvvetleri’nden geldi.
AKDENİZ’DE DENGE OYUNU
Hayfa Deniz Üssü’nde 8 Eylül’de düzenlenen deniz subayları mezuniyet töreninde konuşan Siyonist rejimin Deniz Kuvvetleri Komutanı Eyal Harel, İsrail’in denizdeki harekat alanının artık yakın çevresiyle sınırı olan olmadığını söylemiş oldu. Harel, “Yeni deniz sahasında artık uzak cephe diye bir şey yok” derken, arkasından şu mesajı verdi: “Akdeniz ve Kızıldeniz’de güç dengesini değişiklik yapmak isteyenlere söylüyorum; faaliyetleri görüyoruz, takip ediyoruz ve bunlara hazırlanıyoruz. Mesafe, bizlere zarar vermek isteyenlere dokunulmazlık sağlamayacak.” Harel’in bu sözleri İsrail ve bölge basınında, Türkiye’ye ve Kızıldeniz’deki Husilere yönelik bir bildiri olarak yorumlandı.
HEDEF TÜRKİYE!
Aslolan dikkat çekici değerlendirme İsrail Kanal 12’den geldi. Kanalın askeri analisti Nir Dvori, Harel’in herhangi bir ülkenin adını vermediğini sadece İsrail güvenlik çevrelerinde mesajın bağlamının açık bulunduğunu yazdı.
TEHLİKELİ KARŞILAŞMA
Öte taraftan İsrail basınında yer edinen ve Ankara tarafınca doğrulanmayan bir başka iddia ise gerilimin boyutunu daha da ileri taşıdı. Kanal 12’nin haberine nazaran, Yunanistan ve Cenup Kıbrıs ile yürütülen askeri iş birliği kapsamında Kıbrıs civarlarında seyreden bir İsrail roket gemisiyle Türk cenk gemileri içinde yakın mesafeli bir karşı karşıya gelme yaşandı. Haberde dört Türk cenk gemisinin İsrail gemisine birkaç yüz metreye kadar yaklaştığı öne sürüldü. Kanal 12, olayın İsrail güvenlik kurumlarının Türkiye’ye yönelik değerlendirmelerini etkilediğini de iddia etti.
Türk Birliği, Akdeniz’in en güçlüleri içinde gösteriliyor. Fotoğraf: AA
YENİ HAT ÇABASI
Jeostrateji Uzmanı Araştırmacı Ahmet Uslu, son günlerde İsrail’in yanı sıra Yunanistan’dan da Türkiye’ye karşı yükselen mesajları değerlendirirken, “İki ülkenin planı Adalar Denizi’nden Kıbrıs’a uzanan geniş bir coğrafyada birbirini tamamlayan müdafa hattı oluşturmak. Yunanistan’ın İsrail’den almış olduğu hava ve roket müdafa sistemleri, Cenup Kıbrıs’ın bu yapılanmaya verdiği siyasal ve askeri destekle beraber düşünüldüğünde Adalar Denizi’nden Doğu Akdeniz’e uzanan yeni bir güvenlik mimarisi ortaya çıkıyor” dedi.
REKABET DENİZDE OLACAK
Internasyonal İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Hasan Köni ise Türkiye’nin bölgesel askeri kapasitesindeki artışın, İsrail ile Yunanistan’ın birbirine yaklaşmasında temel unsur bulunduğunu söylüyor. İsrail’in son dönemde deniz enerjisini artırmaya yönelik açıklamalarının dikkatle izlenmesi icap ettiğini belirten Köni, önümüzdeki devrin aslolan kırılma noktasının Türkiye-İsrail rekabetinin hangi alana taşınacağı bulunduğunu da belirtiyor.
