Dünyanın birçok bölgesi üstün dereceli sıcaklıklar, ölümcül seller ve uzun soluklu kuraklıklarla savaşım ederken, iklim krizine karşı en büyük eksikliklerden birinin para olduğu uyarısı yapılıyor. İngiliz gazetesi The Independent’ın iklim finansmanına ilişkin değerlendirmelerine paralel olarak internasyonal kuruluşlar ve uzmanlar, küresel gündemin yalnızca karbon emisyonlarını azaltmaya değil, artık iklim değişikliğinin etkilerine uyum sağlayacak yatırımlara da odaklanması icap ettiğini vurguluyor. Sadece mevcut tablo, gereksinim duyulan finansman ile sağlanan kaynak içinde giderek büyüyen bir yar bulunduğunu gösteriyor.
Lüzumlu yatırımlar zamanında yapılmazsa, bugün yaşanmış olan sıcak hava dalgaları, seller ve kuraklıklar gelecekte oldukca daha ağır ekonomik ve insani sonuçlar doğurabilir.
EMİSYON TARTIŞMASI
Uzun seneler süresince iklim politikalarının merkezinde sera gazı emisyonlarının azaltılması yer aldı. Yenilenebilir enerji yatırımları, elektrikli araçlar ve fosil yakıtların kullanımının azaltılması küresel mücadelenin temel unsurları olarak görüldü. Sadece bilim adamları artık dünyanın mühim seviyede ısındığını ve bu yüzden yalnızca emisyonları düşürmenin kafi olamayacağını belirtiyor. Kentlerin aşırı sıcaklara dayanıklı hale getirilmesi, sel bariyerlerinin inşa edilmesi, kuraklığa dayanıklı ziraat sistemlerinin geliştirilmesi ve eleştiri altyapının güçlendirilmesi şeklinde uyum projelerinin hızla yaygınlaştırılması gerektiği ifade ediliyor.
AVRUPA’DA PANİK VAR
Son haftalarda Avrupa’nın birçok kentinde sıcaklıkların 40 derecenin üstüne çıkması, yolların erimesine, demiryolu hatlarının eğrilmesine, enerji sistemlerinin zorlanmasına ve sıhhat hizmetlerinin baskı altına girmesine niçin oldu. Uzmanlar, kıtanın artık geçmişin iklim koşullarına gore inşa edilmiş altyapıyla geleceğin sıcaklıklarına direnemeyeceğini söylüyor. Bundan dolayı iklim uyum yatırımlarının yeni devrin en mühim ekonomik başlıklarından biri haline geldiği değerlendiriliyor.
YÜZ MİLYARLARCA DOLARLIK AÇIK
Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği de son açıklamalarında iklim uyumunun kronik şekilde yetersiz finanse edildiğini belirterek hükümetlere ve finans kuruluşlarına çağrıda bulunmuş oldu. BM verilerine gore gelişmekte olan ülkelerin yalnızca iklim değişikliğinin etkilerine hazırlanabilmesi için 2035 yılına kadar her yıl 310 ila 365 milyar dolar içinde finansmana gerekseme duyulacak. Buna rağmen 2023 senesinde bu alana sağlanan internasyonal kaynak ortalama 26 milyar dolar seviyesinde kaldı. Başka bir ifadeyle gereksinim duyulan paranın oldukca minik bir kısmı karşılanabildi. Uzmanlar, bu açığın yalnızca çevre problemi olmadığını, hem de ekonomik ve güvenlik riski oluşturduğunu vurguluyor. Kafi hazırlık yapılmadığında her aşırı hava vakası daha büyük ekonomik kayıplara, göç hareketlerine ve insani krizlere yol açabiliyor.
KESİNTİ ENDİŞE YARATIYOR
İklim uyum projelerinin mühim kısmı internasyonal kalkınma yardımlarıyla finanse ediliyor. Sadece son dönemde birçok gelişmiş ülkede dış yardım bütçelerinin azaltılması, bu projelerin geleceğine ilişkin kaygıları artırmış durumda. Bilhassa borç yükü yüksek ve iklim felaketlerine en açık ülkelerin yeni finansman bulmakta zorlanabileceği belirtiliyor. İklim uzmanlarına gore en büyük risklerden biri de, iklim uyumunun emisyon azaltımına kıyasla ikinci planda kalması. Analizlere gore güneş ve rüzgâr enerjisi yatırımları daha görünür sonuçlar üretirken, sel bariyerleri, drenaj sistemleri yada sıcak hava fiil planları bir çok süre kamuoyunun dikkatini çekmiyor. Buna karşın bu yatırımların milyonlarca insanoğlunun yaşamını direkt koruduğu ifade ediliyor.
İklim krizinin faturası her yıl büyüyor.
KATLANARAK GERİ DÖNÜYOR
Ekonomistler ise iklim uyumuna ayrılan kaynağın bir maliyet değil, yatırım olarak görülmesi icap ettiğini belirtiyor. Çeşitli internasyonal analizler, afetlere karşı evvelinde meydana getirilen harcamaların ileride oluşabilecek zararları katbekat azalttığını ortaya koyuyor. Erken uyarı sistemleri, taşkın koruma projeleri, yeşil kent uygulamaları ve sıcak hava fiil planlarının hem can kaybını hem de ekonomik ziyanı mühim seviyede düşürdüğü belirtiliyor.
[email protected]
Kaynak: Web Hususi
