1. Haberler
  2. Yaşam
  3. Her reçete bir sorumluluk, her ilaç bir karar

Her reçete bir sorumluluk, her ilaç bir karar

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Uzm. Dr. Keçebaş, enfeksiyon hastalıklarının 19. yüzyıl sonuna kadar insanlık için büyük bir tehdit bulunduğunu belirterek şunları söylemiş oldu:

“Bir zamanlar, rahat bir zatürre ya da boğaz enfeksiyonu ölüm fermanı demekti. 19. yüzyılın sonunda dünyanın dört bir yanında insanoğlu, görünmez düşmanlar mikroplar karşısında çaresizdi. Cerrahlar eldiven kullanmadan ameliyat yapıyor, doğum icra eden hanımefendilerin yarısı enfeksiyon sebebiyle kaybediliyordu. Mikroskoplar yeni yaygınlaşıyor, mikrop teorisi davranışlarında ölçülü halde anlatılıyordu. Hemen hemen kimsenin elinde mikropları durdurabilecek bir tabanca yoktu.”

PENİSİLİN KEŞFİ DÖNÜM NOKTASI

Açıklamasında Fleming’in keşfinin önemine dikkat çeken Keçebaş, “1928, Londra Bir Eylül sabahı, Londra’daki St. Mary’s Hastanesi’nin laboratuvarında çalışan İskoç bakteriyolog Alexander Fleming, bir Petri kabını incelerken garip bir şey fark etti: Mantar bulaşmış kültürün çevresinde bakteriler ölmüştü. Fleming bu rahat fakat devrimsel vakası ‘Penicillium notatum’ adlı mantarın salgıladığı bir maddenin bakterileri öldürmesine bağladı. Adını penisilin koydu ve tıp tarihinin yönü değişti. Penisilini klinik kullanıma sokmak seneler aldı, sadece 1940’larda Florey ve Chain’in katkılarıyla II. Dünya Savaşı’nın en sessiz kahramanına dönüştü. Hatta ‘Penisilin, mermiden daha oldukça yaşam kurtardı’ sözü o devrin tesirini özetler.” dedi.

ANTİBİYOTİKLERİN ALTIN ÇAĞI

1940-1970 yıllarının “antibiyotiklerin altın çağı” olarak anıldığını vurgulayan Keçebaş, antibiyotiklerin tıpta devrim yarattığını şöyleki söyledi:

“Streptomisin, tetrasiklin, eritromisin, sefalosporinler… Her biri değişik bakterilere karşı ümit oldu. Pnömoni, menenjit, frengi, tüberküloz ölüm cezası olmaktan çıktı. Cerrahi girişimler artık güvenliydi; sezaryenler, organ nakilleri, kemoterapiler mümkün hale geldi. Dünya Sıhhat Örgütü verilerine nazaran antibiyotiklerin devreye girmesiyle enfeksiyon ölümleri %80’in üstünde azaldı, yaşam süresi onlarca yıl uzadı.”


İstanbul Aile Hekimliği Derneği (İSTAHED) Bilim Komisyonu Üyesi Uzm. Dr. Gülşah Keçebaş

ANTİBİYOTİKLERİN YANLIŞ KULLANIMI

Direncin beklenen fakat geciktirilebilir bir çekince bulunduğunu söyleyen Uzm. Dr. Keçebaş, Fleming’in Nobel konuşmasındaki sözlerini hatırlattı:

“Fleming 1945’te ‘İnsanlar şuursuzca penisilin kullanırsa mikroplar direnç kazanacak’ demişti. Ne yazık ki kehanet gerçek oldu. Antibiyotiklerin aşırı ve yanlış kullanımı bakterileri eğitti. Dirençli suşlar yayıldı, rahat enfeksiyonlar yine ölümcül hale gelmeye başladı. Günümüzde antimikrobiyal direnç yılda 1,2 milyondan fazla insanoğlunun direkt ölümüne niçin oluyor. Bakteriler genetik miraslarını ustalıkla korur. Direnç genlerini başka bakterilere aktarabilirler. Tarımda ve hayvancılıkta antibiyotiklerin kontrolsüz kullanımı bu döngüyü hızlandırır.”

10 MİLYON İNSAN

“Bugün rahat bir idrar yolu enfeksiyonu bile oldukça ilaca dirençli bakteriler yüzünden haftalarca sürebiliyor. Kanser hastaları, organ nakli hastaları, yeni doğanlar ve yaşlılar için bu enfeksiyonlar ölümcül hale gelebiliyor. Eğer yeni antibiyotikler geliştirilmez ve bilgili kullanım yaygınlaşmazsa, 2050’de her yıl 10 milyon insan direnç sebebiyle ölebilir.” uyarısında bulunmuş oldu.

Türkiye’nin bu mücadelede etken rol aldığını belirten Keçebaş, ülkemizin son yıllardaki gelişimini ise şöyleki özetledi:

“2003’te Sıhhat Bakanlığı’nın Akılcı İlaç Kullanımı politikasıyla reçetesiz antibiyotik satışı sınırlandırıldı. Türkiye, OECD ülkeleri içinde en yüksek antibiyotik tüketim oranlarından birine sahipken, 2011’de reçetelerin %35’i antibiyotik içeriyordu; 2022’de bu oran %24’ün altına geriledi.”

TIBBIN SESSİZ KAHRAMANLARI

Ek olarak ULUSAL AMR Sürveyans Programı ile bakteriyel direnç verilerinin tertipli takip edildiğini vurgulayan Keçebaş, “E. coli ve Klebsiella pneumoniae benzer biçimde bakterilerde karbapenem direncinin bazı merkezlerde %5’in altına düşmesi alınan önlemlerin sahadaki tesirini gösteriyor.” dedi. Açıklamasının sonunda toplumun tüm kesimlerine çağrıda bulunan Keçebaş, şu ifadeleri kullandı: “Antibiyotikler insanlığın en parlak keşiflerinden biridir fakat yanlış kullanıldığında kendi mucizesini tüketen bir armağandır. Tarih bizlere şunu öğretti: Her mucize, akılla korunmadıkça sonsuza dek sürmez. Bu yüzden her reçete bir mesuliyet, her ilaç bir karardır. Antibiyotik Farkındalık Haftası bir tek bir hatırlatma değil; tıbbın bu sessiz kahramanlarını koruma çağrısıdır.”

[email protected]

Kaynak: Haber Merkezi

Her reçete bir sorumluluk, her ilaç bir karar
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Sohbet Et

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.
WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com