1. Haberler
  2. Ekonomi
  3. Göstergeler ekim ayında enflasyon artışına işaret ediyor

Göstergeler ekim ayında enflasyon artışına işaret ediyor

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası(TCMB), 2 hafta ilkin gerçekleştirdiği Para Politikası Kurulu(PPK) toplantısının özetini yayımladı. TCMB o görüşmede siyaset faizini yüzde 37’den yüzde 36’ya çekmişti.

Özette ekim ayındaki göstergelerin enflasyonda artışa işaret etmiş olduğu açıklandı. Öte taraftan yakın döneme ilişkin verilerin ise iç talepteki zayıf seyrin devam ettiğini gösterdiği vurgulandı.

TCMB PPK özeti şöyleki;

“Küresel Iktisat

1. Devam eden jeopolitik belirsizliklere bağlı olarak enerji fiyatlarındaki yüksek ve dalgalı seyir sürmektedir. Enerji arzı, tedarik zincirleri ve taşıma maliyetlerine ilişkin belirsizliklerin süresi ve boyutu enerji fiyatlarının gelecekteki seyri açısından belirleyici olmaya devam edecektir. Öteki taraftan, ziraat emtia fiyatlarında da negatif hava koşulları ve jeopolitik gelişmeler kaynaklı yüksek seyir gözlenmektedir. Bu durum, enflasyon gelişimleri ve beklentiler üstünde yukarı yönlü bir başka risk unsuru olarak ortaya çıkmaktadır.

2. Jeopolitik gelişmelerin etkisiyle, Orta Doğu ve Afrika devletlerinde 2026 yılı için negatif gelişme görünümü sürmektedir. Öteki taraftan, 2027 senesinde baz etkilerinin de devreye girmesi ile gelişme oranlarının toparlanması beklenmektedir. Bu çerçevede, küresel ölçekte zayıf ve kırılgan görünümün devam edeceği; Türkiye’nin dış tecim ortaklarının ihracat paylarıyla ağırlıklandırılan küresel gelişme endeksinin 2026 yılı için yüzde 1,6; 2027 yılı için ise yüzde 2,5 oranında artacağı tahmin edilmektedir.

3. Emtia fiyatlarındaki oynaklığa bağlı olarak küresel enflasyon üstündeki yukarı yönlü riskler sürmektedir. Merkez bankaları söz mevzusu riskleri gözetmeye devam ederken, gelişmelerin gelişme ve istihdam üstündeki negatif etkilerini de dikkate almaktadır. Siyaset faizi fiyatlamaları gelişmiş ülkelerde faiz artırım yönündeki beklentilerin korunduğuna işaret etmektedir. Jeopolitik gelişmelerin ve El Niño benzer biçimde iklim olaylarının yol açmış olduğu negatif küresel hava koşullarının niçin olduğu arz şokunun ne kadar kalıcı olacağı ve enflasyon beklentilerini ne seviyede bozacağı küresel para politikalarının seyri açısından ehemmiyet taşımaktadır. Son dönemde, artan belirsizlik ve risk iştahındaki dalgalanmalara bağlı olarak, gelişmekte olan ülke hisse senedi piyasalarından fon çıkışları gözlenirken, portföy hareketleri üstündeki aşağı yönlü riskler canlılığını korumaktadır.

Parasal ve Finansal Koşullar

4. Bireysel kredilerin 4 haftalık gelişme oranlarının averajı 11 Eylül–16 Ekim döneminde yüzde 1 seviyesine gerilemiştir. Bu gerilemede kredi kartı ve gereksinim kredilerindeki yavaşlama etkili olmuştur. Türk lirası (TL) ticari kredilerde 4 haftalık gelişme oranlarının averajı yüzde 2,3, kur etkisinden arındırılmış yabancı para (YP) ticari kredilerdeki 4 haftalık gelişme oranlarının averajı yüzde 1,2 olmuştur.

5. TL mevduat faiz oranları, 11 Eylül ile biten haftaya kıyasla 102 baz puan azalarak, 16 Ekim ile biten haftada yüzde 42,9 seviyesinde gerçekleşmiştir. Aynı dönemde TL ticari kredi faiz oranları (Kredili Mevduat Hesabı ve Kredi Kartı hariç) 680 baz puan azalışla yüzde 41,9 seviyesinde olmuştur. İhtiyaç kredisi (Kredili Mevduat Hesabı hariç) faiz oranları 264 baz puan azalarak yüzde 61,5; konut kredisi faiz oranları 43 baz puan azalarak yüzde 41,5; oynak bir seyir izleyen taşıt kredisi faiz oranları ise 310 baz puan artarak yüzde 43,6 seviyesinde gerçekleşmiştir.

6. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), makrofinansal istikrarı ve bankaların likidite yönetimini desteklemek amacıyla kredi büyümesine dayalı mecburi karşılık uygulamasında değişimler yapmıştır. Bu kapsamda, gereksinim ve YP kredilerde gelişme sınırı istisnaları güncellenmiş, KOBİ kredilerinin sekiz haftalık gelişme sınırı yüzde 4,5’ten yüzde 5’e yükseltilmiştir. Ek olarak, TL mecburi karşılıklarda bloke tesis oranları düşürülmüştür.

7. TCMB brüt internasyonal rezervleri, 11 Eylül’den bu yana 9,6 milyar ABD doları azalarak 16 Ekim itibarıyla 169,1 milyar ABD dolarına gerilemiştir. Türkiye’nin 5 senelik kredi risk primi (CDS) 9 Eylül’den bu yana artarak 21 Ekim itibarıyla 251 baz puan seviyesine gelmiştir. Türk lirasının 1 ay vadeli kur oynaklığı 21 Ekim itibarıyla 9 Eylül’e kıyasla yüzde 5,5 seviyesine gerilerken, 12 ay vadeli kur oynaklığı ise gerileyerek 17,9 seviyesinde gerçekleşmiştir. Önceki PPK toplantı haftasından 16 Ekim’e kadar, mevcut hesaplama metodolojisi ile elde edilmiş sonuçlara nazaran, Devlet İç Borçlanma Senetleri piyasasından 0,5 milyar ABD doları çıkış gerçekleşmiş, hisse senedi piyasasında ise portföy hareketleri yatay seyretmiştir. Toplam olarak 0,5 milyar ABD doları net portföy çıkışı gerçekleşmiştir.

Talep ve Üretim

8. Ağustos ayında perakende satış hacim endeksinde aylık bazda yüzde 1,4 oranında, çeyreklik bazda ise yüzde 1,7 oranında artış gerçekleşmiştir. Altın hariç perakende satışlar aylık bazda yüzde 0,8 oranında, çeyreklik bazda yüzde 0,3 oranında terfi etmiştir. Böylece, altın hariç perakende satışların çeyreklik büyümesi yavaşlamıştır. Aynı dönemde tecim satış hacim endeksi, aylık bazda yüzde 0,2 oranında artarken, çeyreklik bazda yüzde 1,0 oranında azalmıştır. Hizmet üretim endeksi ağustos ayında aylık bazda yüzde 0,2 oranında, çeyreklik olarak ise yüzde 1,5 oranında artmıştır. Kartla meydana getirilen harcamalar üçüncü çeyrekte çeyreklik bazda yatay seyretmiştir. Beyaz eşya satışları ağustos ayı itibarıyla çeyreklik olarak sınırı olan bir artış kaydetmiştir. Otomobil satışları üçüncü çeyrekte, bundan önceki çeyrekteki gerilemesini sürdürmüştür. İmalat endüstri firmalarına yönelik anket verileri hem üçüncü çeyrekte hem de ekim ayı itibarıyla dördüncü çeyrekte kayıtlı iç piyasa siparişlerinde azalışa işaret etmektedir. Geleceğe yönelik iç piyasa sipariş beklentileri ise üçüncü çeyrekte bir miktar artarken, ekim ayı itibarıyla dördüncü çeyrekte gerilemiştir. Özetle, yakın döneme ilişkin veriler iç talepteki zayıf seyrin devam ettiğini göstermektedir.

9. Ağustos ayında endüstri üretim endeksi, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış olarak aylık bazda yüzde 1,0, takvim etkilerinden arındırılmış olarak senelik bazda yüzde 1,9 oranında azalmıştır. Çeyreklik bazda endüstri üretimi, ağustos ayı itibarıyla üçüncü çeyrekte yüzde 2,4 oranında gerilemiştir. Ana eğilimi seyretmek amacıyla tipik oynaklık sergileyen öteki ulaşım ve benzeri sektörler dışlandığında da endüstri üretimi çeyreklik bazda azalmaktadır. Bu çerçevede, endüstri üretiminin ana eğiliminde zayıflama gözlenmiştir. Eylül ve ekim ayı tutumsal yönelim anketi verileri, gelecek üç aydaki üretim hacmi beklentilerinde azalışa işaret etmektedir. Petrol sektörü hariç tutulduğunda kapasite kullanım oranı üçüncü çeyrekte bir miktar gerilerken, ekim ayı itibarıyla dördüncü çeyrekte artmıştır. Söz mevzusu artış, taşıt sektörü öncülüğünde gerçekleşmiştir. İnşaat üretim endeksi ağustos ayı itibarıyla üçüncü çeyrekte, çeyreklik bazda yüzde 3,3 oranında artarken, bundan önceki senenin aynı dönemine nazaran yüzde 1,1 oranında azalmıştır.

10. Ağustos ayında mevsimsellikten arındırılmış istihdam 32,5 milyon şahıs seviyesinde gerçekleşmiş ve bundan önceki çeyrek averajına kıyasla sınırı olan bir gerileme göstermiştir. Bu zamanda, işgücüne katılım oranı çeyreklik olarak 0,2 puan düşmüştür. İstihdamda ve katılım oranındaki gerilemelerin birbirini büyük seviyede dengelemesiyle işsizlik oranı çeyreklik olarak yataya yakın seyretmiştir. Anket göstergeleri, imalat endüstri firmalarının geleceğe yönelik istihdam beklentilerinde tarihsel ortalamanın altında seyreden görünümün devamına işaret etmektedir.

11. Ağustos ayında cari işlemler dengesi aylık bazda 4,1 milyar ABD doları fazla vermiştir. 12 aylık birikimli cari açık önceki aya kıyasla 0,6 milyar ABD doları artarak 42,1 milyar ABD doları olmuştur. Gezi gelirleri aylık bazda 8,2 milyar ABD doları; 12 aylık birikimli olarak 60,1 milyar ABD doları düzeyinde gerçekleşmiştir. Hizmetler dengesi fazlası ise 63,9 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşerek kuvvetli seyrini sürdürmüştür.

12. Eylül ayında, mevsimsellikten arındırılmış olarak hem ihracat hem de ithalat artmıştır. Senelik bazda da ithalat ve ihracatta artış gerçekleşirken ihracattaki artış daha yüksek oranda olmuştur. Bu gelişmeler doğrultusunda, 12 aylık birikimli dış tecim açığı bundan önceki aya nazaran azalmıştır. Eylül ayında altın ithalatı 0,4 milyar ABD doları civarında gerçekleşmiş, 12 aylık birikimli altın ithalatı 18 milyar ABD doları seviyesine gerilemiştir. Mevcut veriler ışığında, 12 aylık birikimli cari açığın eylül ayında azalacağı öngörülmektedir. Yakın dönemde gerçekleşen jeopolitik gelişmelerin cari açık üstündeki etkilerinin, büyük seviyede enerji fiyatlarının seyrine bağlı olarak şekilleneceği değerlendirilmektedir. Mevsimsellikten arındırılmış tüketim malı ithalatı senenin ikinci çeyreğinde geriledikten sonrasında üçüncü çeyrekte bir miktar terfi etmiştir. Eylül ayına ilişkin geçici dış tecim verileri ile ekim ayı için yüksek frekanslı öncü veriler birlikte değerlendirildiğinde, üç aylık averaj eğilimler, ihracatta yatay seyir ve ithalatta bir miktar artışla beraber, dış tecim açığında senenin üçüncü çeyreğine kıyasla yükselişe işaret etmektedir.

13. Cari açığın finansmanı tarafında, bankacılık sektörünün 12 aylık birikimli uzun vadeli borç çevirme oranı ağustos ayında yüzde 149,0 olarak gerçekleşmiştir. Söz mevzusu oran, bankacılık sektörü dışındaki firmalarda yüzde 216,0 olmuştur. Bu çerçevede, yurt dışı borçlanma imkanlarının yüksek seviyelerini koruduğu değerlendirilmiştir.

Enflasyon Gelişimleri ve Beklentiler

14. Tüketici tutarları eylül ayında yüzde 1,84 oranında artmış, senelik enflasyon 1,78 puan gerileyerek yüzde 29,73 seviyesinde gerçekleşmiştir. Aylık bazda, besin tutarları taze meyve ve sebze kaynaklı gerilerken, enerji fiyatlarındaki yükseliş devam etmiş, okula dönüşe bağlı olarak başta eğitim hizmetleri olmak suretiyle ilgili kalemlerde artışlar gözlenmiştir. Senelik enflasyon, enerji grubunda belirgin bir artış gösterirken temel mallarda yatay seyretmiş; hizmet ile besin ve alkolsüz içecekler gruplarında ise gerilemiştir. B endeksinin (enerji, işlenmemiş besin ürünleri, alkollü içecekler ve tütün ile altın hariç TÜFE) senelik değişiklik oranı 1,68 puan azalışla yüzde 29,00; C endeksinin (enerji, besin ve alkolsüz içecekler, alkollü içecekler ile tütün ürünleri ve altın hariç TÜFE) senelik değişiklik oranı ise 1,37 puan azalışla yüzde 28,70 olmuştur.

15. Senelik tüketici enflasyonuna katkılar incelendiğinde, besin ve alkolsüz içecekler, hizmet, temel mal ile alkol-tütün-altın gruplarının katkıları bundan önceki aya kıyasla sırasıyla 1,40, 0,70, 0,05 ve 0,02 puan azalırken, enerji grubunun katkısı 0,39 puan artmıştır.

16. Eylül ayında enerji fiyatlarında gözlenen yüzde 6,25 oranındaki yüksek aylık artışta, küresel gelişmelerin etkisiyle artan akaryakıt tutarları belirleyici olmuştur. Rafineri marjlarındaki yükselişin akaryakıt tutarları üstündeki tesiri de sürmüştür. Eylül ayında hizmet grubunda aylık enflasyon, ulaştırma ve komünikasyon hizmetleri öncülüğünde yavaşlamıştır. Temel mal grubunda giyim ve ayakkabı tutarları yeni sezona geçişin etkisiyle yükselirken, dayanıklı tüketim mallarında tüketici elektroniği ve beyaz eşya alt kalemlerindeki fiyat artışları dikkat çekmiştir. Bu zamanda, besin fiyatlarındaki düşüşte, taze meyve ve sebze öncülüğünde gerileyen işlenmemiş besin tutarları belirleyici olurken, işlenmiş besin grubunda ise aylık fiyat artışı önceki aya kıyasla yavaşlamıştır.

17. Mevsimsellikten arındırılmış verilere nazaran tüketici fiyatlarının aylık artışı yavaşlamış; B ve C endekslerinde de aylık enflasyon bundan önceki aya kıyasla gerilemiştir. Fiyat artışları B endeksini oluşturan gruplardan temel malda yükselmiş, hizmet ve işlenmiş gıdada ise zayıflamıştır. TCMB bünyesinde takip edilen göstergeler, eylül ayında enflasyonun ana eğiliminin bundan önceki aya kıyasla gerilediğini göstermiştir. Benzer şekilde, üç aylık averajlar bazında da düşüş kaydedilmesiyle, enflasyonun ana eğilimindeki yavaşlama belirginleşmiştir. Senenin ikinci çeyreğinde yüzde 2,2 seviyesinde olan ana eğilim, üçüncü çeyrekte yüzde 1,8’e gerilemiştir.

18. Eylül ayı itibarıyla üç aylık averajlar bazında mevsimsellikten arındırılmış enflasyon bundan önceki aya kıyasla temel mallarda yatay seyrederken, hizmetlerde gerilemiştir. Jeopolitik gelişmeler kaynaklı arz yönlü şoklara rağmen, talep koşullarındaki zayıf seyrin enflasyonun ana eğilimini sınırladığı değerlendirilmektedir.

19. Hizmet sektöründe başat olan fiyatlama davranışı mühim bir atalete ve şokların enflasyon üstündeki etkilerinin uzun bir zamana yayılmasına niçin olmakta ve hizmet enflasyonu mallara nazaran yüksek seyretmektedir. Eylül ayı itibarıyla senelik mal enflasyonu yüzde 25, hizmet enflasyonu ise yüzde 38 civarındadır. Alt gruplar bazında incelendiğinde, hizmet grubunu oluşturan tüm alt gruplarda senelik enflasyonun gerilediği görülmektedir. Eylül ayında, öteki hizmetler grubunda fiyatlar aylık yüzde 3,45 oranında artmış, bu alt grupta eğitim hizmetlerinin yanı sıra finansal hizmetlerde kaydedilen artışların da tesiri hissedilmiştir. Eğitim hizmetleri tutarları eylül ayında yüzde 14,19 terfi etmiştir. Vakıf yükseköğretim kurumlarının kayıt dönemine bağlı olarak geçtiğimiz yıl eylül ayında tek seferde yansıyan üniversite eğitim tutarı artışlarının bu yıl ağustos ve eylül aylarına yayılması, eylül ayı hizmet enflasyonunu sınırlamıştır. Öteki taraftan, önceki yıllardan değişik olarak ilk ve ortaöğretim ücretlerinde eylül ayında görece yüksek artışlar kaydedilmiştir. Ulaştırma hizmetlerinde ise okul minibüsü ücretlerindeki yüzde 16,04’lük artışa rağmen, hava yolu ile yolcu taşımacılığı ücretlerindeki yüzde 9,03’lük düşüşün etkisiyle aylık artış yüzde 0,24 ile sınırı olan kalmıştır. Kiralardaki yavaşlama eğilimi sürmüştür. Nitekim, mevsimsel etkilerden arındırılmış üç aylık kira artışının yıllıklandırılmış oranı, senelik tüketici enflasyonu seviyesine gerilemiştir. Lokanta-otel grubu ılımlı seyrini sürdürmüştür. Önceki iki ayda yüksek aylık artışlar sergileyen komünikasyon hizmetlerinde de eylül ayında fiyat artışları ılımlı bir seyir izlemiştir.

20. Yurt içi üretici tutarları eylül ayında yüzde 2,07 oranında artmış, senelik üretici enflasyonu 0,57 puan azalarak yüzde 27,38 olmuştur. Bu zamanda de ana endüstri gruplarına nazaran; enerji tutarları yüzde 3,55 oranındaki artışı ile öne çıkmaya devam etmiştir. Ara malı tutarları yüzde 2,04 oranında yükselirken, öteki ana endüstri gruplarında artışlar yüzde 1,5-1,6 bandında gerçekleşmiştir. Sektörel bazda ise tütün, rafine edilmiş petrol ürünleri ile kömür ve linyitte fiyat artışları belirgin olmuştur.

21. Eylül ayında internasyonal emtia tutarları, enerji ve tarımsal emtialar öncülüğünde yükselişini sürdürmüştür. Ekim ayının ilk yirmi günü itibarıyla enerji emtia tutarları artarken, tarımsal ve endüstriyel emtia tutarları azalmıştır. Küresel altın tutarları ağustos sonrasında gerilemiştir. Brent ham petrol fiyatlarındaki yüksek oynaklık sürerken, jeopolitik gelişmelerin etkisiyle eylül ayında averaj 117 ABD doları seviyesinde gerçekleşen spot fiyatlar, ekim ayının ilk yirmi gününde averaj 127 ABD doları seviyesine yaklaşmıştır. Benzer şekilde; propan, bütan, kömür ve TTF naturel gaz tutarları da yükselmeye devam etmiştir. Küresel besin fiyatlarındaki yükseliş eğilimi devam etmiş, FAO besin tutarları endeksi, eylül ayında şeker ve tahıl tutarları öncülüğünde artmıştır. Rusya-Ukrayna arasındaki gerilimin tırmanması arz endişelerini canlı tutmuş, bazı tahıl ürünlerinde fiyatlar son dönemde bir miktar terfi etmiştir. El Niño iklim vakasının etkileriyle şeker ve pirinç benzer biçimde bazı tarımsal emtiaların vadeli fiyatlarındaki artış da dikkat çekmiştir. Canlılığını sakınan jeopolitik gerilimler neticesinde yüksek seyreden enerji ve emtia fiyatlarının enflasyon görünümü üstünde oluşturduğu yukarı yönlü riskler sürmektedir.

22. Küresel Arz Zinciri Baskı Endeksi ağustos ve eylül aylarında da yükselerek tarihsel averajının üstünde kalmıştır. Jeopolitik gelişmelerle Hürmüz Boğazı kaynaklı riskler varlığını korurken, küresel navlun maliyetleri yüksek seyrini sürdürmektedir. Mevsimsel etkilerden arındırılmış imalat endüstri PMI verileri, eylül ayında girdi ve ürün fiyat endekslerinde artışa, tedarikçi teslim sürelerinde ise kısmi bir iyileşmeye işaret etmiştir. Öte taraftan, döviz kuru sepetindeki ılımlı seyir devam etmektedir.

23. Ekim ayı Piyasa Katılımcıları Anketi’ne nazaran, 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi değişmeyerek yüzde 29,6 seviyesinde kalmış; 2027 yıl sonu enflasyon beklentisi ise 0,6 puan artışla yüzde 23,3’e terfi etmiştir. On iki ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi 0,2 puan artarak yüzde 23,9 olurken, yirmi dört ay sonrasına ilişkin beklenti 0,4 puan düşüşle yüzde 17,9 oranında ölçülmüştür. 5 yıl sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi ise 0,1 puanlık yükselişle yüzde 12,2 düzeyinde gerçekleşmiştir. Gerçek sektör beklentilerine bakıldığında, eylül ayında firmaların on iki ay sonrasına ilişkin senelik enflasyon beklentisi, eylül ayında 0,3 puan düşerek yüzde 32,5 olarak ölçülmüştür. Aynı dönemde hane halkının on iki ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi ise değişmeyerek yüzde 45,6 seviyesinde kalmıştır. Enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam etmektedir.

24. Aylık dalgalanmalara rağmen, son dönem enflasyon gerçekleşmeleri ve öncü göstergeler ana eğilimdeki gerilemeyi teyit etmektedir. Eylül ayında ana eğilimde gözlenen düşüşte, önceki yıl tamamı eylül ayında gerçekleşen vakıf üniversitesi ücret artışlarının bu yıl ağustos ve eylül aylarına yayılmasından meydana gelen mekanik tesir de rol oynamıştır. Öncü veriler, söz mevzusu etkinin ortadan kalkmasıyla mevsim etkilerinden arındırılmış aylık hizmet enflasyonunun beklentilerle uyumlu olarak bundan önceki aya kıyasla yükseleceğine, sadece önceki aylarda gözlenen seviyelerin altında kalacağına işaret etmektedir. Ekim ayında beyaz eşya ve tüketici elektroniği benzer biçimde dayanıklı tüketim mallarında fiyat artışları devam etmekle beraber, mevsim etkilerinden arındırılmış temel mal enflasyonunun ılımlı seyrini koruyacağı tahmin edilmektedir. Öteki taraftan, besin grubuna ilişkin veriler, taze meyve ve sebze tutarları kaynaklı olarak mevsimsellikten arındırılmış aylık besin enflasyonunda yükselişe işaret etmektedir. Ek olarak, jeopolitik gelişmeler kaynaklı küresel enerji fiyatlarındaki yükselişin, akaryakıt, tüp gaz ve katı yakıt üstünden yurt içi enerji fiyatlarını yukarı çekmeye devam etmesi beklenmektedir. Besin ve enerji fiyatlarındaki bu görünüme bağlı olarak, tüketici tutarları artışının bundan önceki aya nazaran yükseleceği, B ve C enflasyonunun ise daha ılımlı seyredeceği değerlendirilmektedir. Dolayısıyla, manşet enflasyondaki yükselişin ana eğilime tesiri sınırı olan kalacaktır. Jeopolitik gelişmelerin maliyet kanalı, tutumsal etkinlik ve beklenti kanalı üstünden enflasyon görünümüne tesirleri yakından takip edilmektedir.

Para Politikası

25. Para Politikası Kurulu (Kurul), siyaset faizi olan yedi gün vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 37’den yüzde 36’ya indirilmesine karar vermiştir. Kurul ek olarak, Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 40’tan yüzde 39’a, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 35,5’ten yüzde 34,5’e indirmiştir.

26. Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşu talep, kur ve beklenti kanalları üstünden dezenflasyon sürecini güçlendirecektir. Kurul siyaset faizine ilişkin atılacak adımları; enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu halde dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyecektir. Adımların büyüklüğü ve zamanlaması enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla belirlenecektir. Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Kurul enflasyon üstündeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşunu vurgulamıştır.

27. Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin haricinde gelişmeler olması halinde parasal aktarım mekanizması ilave makroihtiyati adımlarla desteklenecektir. Likidite koşulları yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçları etkili şekilde kullanılmaya devam edilecektir.

28. Kurul, siyaset kararlarını enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir. Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve saydam bir çerçevede alacaktır.”

Göstergeler ekim ayında enflasyon artışına işaret ediyor
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Sohbet Et

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.
WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com