1. Haberler
  2. Yerel
  3. Galatasaray daha büyük olmasına rağmen Beşiktaş’ı kabul ettim

Galatasaray daha büyük olmasına rağmen Beşiktaş’ı kabul ettim

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Beşiktaş’la 2020-2021 sezonunda şampiyonluk yaşayan ve görkemli performansıyla Galatasaray’ı da peşinden koşturan Valentin Rosier, o döneme dair flaş açıklamalarda bulunmuş oldu.

Rosier “Galatasaray daha büyük bir kulüp olmasına karşın Beşiktaş’ı kabul ettim.” ifadelerini kullandı.

“DAHA BÜYÜK OLMALARINA RAĞMEN…”

Valentin Rosier’in açıklamaları şu şekilde:

“Beşiktaş’tan ayrılırken yaşadıklarım beni hakikaten rahatsız etti; hatta bir depresyon dönemim bile oldu. Şampiyon olduktan sonrasında Galatasaray beni istemişti. Daha iyi bir teklif sunmalarına ve daha büyük bir kulüp olmalarına karşın, bu teklifi kabul etmemiştim.”

“HER ZAMAN SADIK KALDIM”

“Beşiktaş’a duyduğum saygıdan dolayı devamlı sadık kaldım. Sadece ayrılık sürecinde yaşadıklarım benim için oldukça rahatsız ediciydi; adeta sırtımdan vurulmuş şeklinde hissettim. İzin günümde evdeyken menajerlerimin Türkiye’de beraber çalmış olduğu menajerden ‘Takımdan mı kovuldun?’ şeklinde bir bildiri aldım. Ben de şaşırıp ‘Ne ilgi?’ diye yanıt verdim. Arkasından Instagram’a girdiğimde, kulübün resmi hesabında Vincent Aboubakar, Valentin Rosier, Rachid Ghezzal, Eric Bailly ve Jean Onana’nın davranışları gerekçe gösterilerek kadro dışı bırakıldığına dair bir paylaşım gördüm. O an olup bitenlerden tamamen habersizdim; bizlere evvel yapılmış hiçbir bilgilendirme yoktu.”

“GÖRÜR GÖRMEZ TESİSE GİTTİM”

“Paylaşımı gördükten sonrasında adeta çılgına döndüm. Derhal şoförümü arayıp gelmesini istedim ve kulübe gittim. İzin günü olduğundan ortalık sakindi; orada Jean Onana ile karşılaştım. Beşiktaş’ta kararların 12-15 kişilik bir ekip tarafınca alındığını biliyordum ve kadro dışı bırakılma kararımızı da bu ekip almış. O sırada bu ekipten birini, çevresinde başka kişilerle yiyecek yerken gördüm. Yanına gidip ‘Problem ne?’ diye sormuş oldum. İlk başta geçiştirmeye çalıştı. Ben de ‘Benimle dalga geçmeyi bırak, beni iyi mi toplumsal medya üstünden kadro dışı bırakırsınız?’ dedim. Bana ‘Benim haberim yok, toplanıp bu şekilde bir karar almışlar’ diye yanıt verdi. Bunun üstüne ‘Iyi mi haberin olmaz? Sen de o grubun içindesin’ dedim, o da ‘Ben yoktum’ diye karşılık verdi. O dönemde sportif direktör değişmişti; adını şu an hatırlamıyorum. Bana ‘Sportif direktör gelecek’ dedi, ben de onu beklemeye başladım.”

“GALATASARAY DAHA BÜYÜK BİR KULÜPTÜ”

“Sportif Direktörün odasına gittim. Yedi gün ilkin bana “sana güveniyorum” şeklinde ifadeler kullanmıştı. “Neler oluyor?” diye sormuş oldum. Şaşırmış şeklinde davrandı. “Beni iyi mi toplumsal medya üstünden meydana getirilen bir paylaşımla kadro dışı bırakabilirsiniz?” dedim. O da, “Evet, haklısın, bunu iyi yönetemedik, bu paylaşım yapılmamalıydı fakat…” dedi; ben de sözünü kestim. “Bunu bana yapamazsınız. Ben Beşiktaş’la şampiyonluk yaşadım. Galatasaray beni istediğinde, size olan saygımdan ve karakterimden dolayı Galatasaray teknik direktörüne bildiri atıp, ‘Hocam, fazlaca büyük bir antrenörsünüz, size saygı duyuyorum fakat ben Beşiktaş’ta bu tarz şeyleri yaşadım ve burada kalmak isterim’ diyerek teklifi reddettim. Üstelik Galatasaray’ın teklifi daha yüksekti, daha büyük bir kulüptü… her her neyse, Beşiktaş’ta kaldım o gün.”

“GERÇEKTEN ÇOK ÖFKELİYDİM”

“Beşiktaş için devamlı savaşım ettim ve antrenmanlarda elimden gelenin en iyisini yaptım. Davranışlarım mevzusunda bana söylenebilecek negatif bir şey yoktu. Kendisine ufak biri olmadığımı, ek olarak ekip içinde de önemsiz bir oyuncu olmadığımı ifade ettim. Beşiktaş’a üç kupa kazandırdım; uzun süredir bu şekilde bir başarı elde edilmemişti. Ek olarak bundan önceki geçirme döneminde ayrılmak istediğimi de biliyorlardı. Bu fena bir ayrılık değildi; Avrupa’ya geri dönmek istiyordum. O dönem bu gerçekleşmedi, problem değil. Fakat mühim olan, durumdan haberdar olmalarıydı; kısaca ayrılık fikrine kapalı değildim. Keşke bana bir tek benimle devam etmek istemediklerini ve kendime bir kulüp bulmamı söylediklerini açıkça ifade etselerdi. Bu şekilde olsaydı hiçbir problem olmazdı; menajerlerimle konuşur, profesyonelce bir çıkış yolu bulurduk. Sadece kulübün yapmış olduğu şeklinde bir sabah, hiçbir izahat olmadan toplumsal medya üstünden bir paylaşımla süreci yönetmek doğru değildi. Sportif Direktör’le aramızda gerilim terfi etti, kafa kafaya geldik. Yanında koruması da vardı ve bizi ayırdılar. Odadan çıkarken sinirlerime egemen olamadım ve oradaki bir çöp kutusuna tekme attım; o an hakikaten fazlaca öfkeliydim.”

Tercüme: Nâfi Alpay

Galatasaray daha büyük olmasına rağmen Beşiktaş’ı kabul ettim
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com
KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.