1. Haberler
  2. Son Dakika
  3. Gündem
  4. Kübalı tarihçi Nunez “Asla sömürülen halk olmayacağız!”

Kübalı tarihçi Nunez “Asla sömürülen halk olmayacağız!”

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

ABD Başkanı Donald Trump beşinci kez Küba hükümetini devirme ve ülkeyi ele geçirmekle tehdit etti. “İran ile işimiz bitince sıra Küba’ya gelecek” tehditlerini savuran ABD hükümetine karşı dünyanın dört bir köşesinden Küba’ya destek açıklamaları, yardımları ve filoları da geliyor. Rusya ve Çin konteyner gemilerle devamlı enerji ve besin yapıyor internasyonal sıhhat kuruluşları Küba’ya ilaç desteği yetiştiriyor. ABD’nin ABD kıtalarında en oldukca müdahale girişiminde bulunmuş olduğu Küba’nın önde gelen tarihçilerinden, gazeteci ve yazar Orlando Guevara Nunez ülkedeki görüş açısı ve havayı Haber Global Web Hususi’e değerlendirdi. Nunez’e gore Trump, “bir ülkeyi aç bırakma, enerji kesintileri ile karanlığa mahkum etme ve petrol akışını keserek milyonlarca insanoğlunun yaşamını acımasızca boğmayı” hedefliyor. Nunez’e gore Küba asla tekrardan sömürülen bir halk olmayacak. Nunez’in çarpıcı açıklamaları şu şekilde:


ABD’nin enerji akışını kesmeye dönük yaptırımları, Küba’daki 11 milyon insanı hedef alıyor. Kübalı tarihçi Orlando Guevara Nunez’e gore bu süreç, “internasyonal hukuk” değil direkt Washington’un dayattığı kurallar üstünden yürütülüyor.

11 MİLYONA KARŞI ACIMASIZ PLAN

Küba’ya yönelik enerji akışını hedef alan yaptırımlar ülkedeki 11 milyon insanoğlunun yaşamını acımasızca boğmayı hedefliyor. Amerikan baskısı halkın direncini kırma ya da halk içinde mevcut yönetime karşı karşıcılık yapmaya yönelik bir vasıta olarak bu şekilleri daima kullanıyor. Küba şeklinde ülkelerde gerçek niyetlerini açıkça ortaya koyarken Washington merkezli küresel ekonomik düzende ise bu yardımlar, hibeler, kalkınma fonları adı altında gerçekleştiriliyor. Araçlar değişiyor sadece amaç aynı. Latin halklarının büyük kısmı bu deneyimin iki yüzünü de deneyim ettikleri için bu baskının kendi başlarına da gelebileceğini biliyorlar.”

ULUSLARARASI DEĞİL ABD KURALLARI

“ABD’nin müdahaleleri ve yaptırımları ile internasyonal hukukun ihlal edilmiş olduğu yönündeki yorum tamamlanmamış bir iddiadır. Bu kuralların çoğunu ABD koydu ve dayattı. Böylesine kolay çiğnenebiliyorsa bu kurallar hiçbir vakit internasyonal değildir. Daima için ABD’nin kendi ulusal çıkarlarının kuralları vardı. Küba’ya 300’den fazla tek taraflı yaptırım uygulanırken bunun zemini internasyonal kurallar değil ABD’nin kurallarıydı. ABD kendi içinde eşitsizlik, polis sertliği ve toplumsal çatışmalar yaşarken uyguladığı sertlik kurallarını dünyaya da dayatmaya çalışıyor.”

ABD ÇABALARI BOŞA ÇIKARILDI

Küba’ya direkt müdahaleler ya da Küba’yı izole etme girişimlerine yönelik her çaba bugüne dek boşa çıkarıldı. Birleşmiş Milletler her yıl Küba’ya uygulanan baskıyı kınıyor. Küba zamanı süresince tüm dünyaya yalnızca eğitim, sıhhat, insani destek ulaştırdı ve ABD’nin müdahale etmiş olduğu her halk şimdi o desteği Küba’ya yönelik sergiliyor. Tüm dünyadan maddi destek ve yardımlar geliyor.”

Kübalı tarihçi Nunez “Asla sömürülen halk olmayacağız!” - Resim : 2
Gazeteci Nunez’e gore Küba’da Batista dönemindeki yoksulluk ve toprak eşitsizliği hafızası, halkın ABD müdahalelerine karşı direncinin temelini oluşturuyor: “Küba halkı tekrar asla sömürülen halk düzeninin geri getirilmesine izin vermeyecek”.

KÜBA SÖMÜRÜLEN HALK OLMAYACAK

“Venezuela’da Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun kaçırmış olduğu Amerikan müdahalesine benzer girişimleri Küba halkı onlarca defa kez görmüş oldu. 1959’dan bu yana Washington’ın devreye soktuğu her plan başarısız oldu. ABD hükümetleri emperyalist hayaller ardında koşarken iki büyük gerçeği hep göz ardı ettiler. Küba, Trump’ın gelişiyle değil ondan ilkin de ve sonrasında da direnişe daima hazır bir ülkedir. İkinci gerçek ise hiçbir Kübalının aklından çıkmayan bir tepkiyi temsil eder. Küba halkı ABD’li kabahat örgütlerinin, hükümetin, kaçakçıların kuklası haline gelen Batista döneminde açlık, yoksulluk, hakaret ve sömürü altında yaşadı. Küba topraklarının yüzde 50’si ABD vatandaşı olan Kübalı ve direkt ABD’li patronların elindeydi. 200 bin ziraatçi aile topraksız ve nüfusun büyük kısmı temel gıdaya ulaşamaz haldeydi. Hiçbir Kübalı bu sömürülen halk düzeninin geri getirilmesine izin vermez.

ASKERİLEŞEN SİSTEM KRİZİ

Devletimizde ABD’yi tanımlamak için kullandığımız ifadelerden birisi taçsız imparatorluk’tur. Zamanı süresince ABD, eşitlik, özgürlük, demokrasi, cumhuriyet, göçmen ülkesi olma şeklinde değerleri öne çıkarır dolayısıyla imparatorluğa ilişkin bir fikir oluşmaz. Sadece, kuruluşundan bu yana hem içeride hem dışarıda, politikası kuralsız bir imparatorluk olarak kendisini gösterir yalnızca tacı yoktur. ABD’nin Latin ABD’dan Grönland’a, Avrupa’dan, Orta Doğu ve Afrika’ya ve Asya Pasifik’e kadar sergilediği tüm tutum ve kararlar bu kuralsız sistem krizinin askerileşerek tepki vermesidir.”

[email protected]

Kaynak: Web Hususi

Kübalı tarihçi Nunez “Asla sömürülen halk olmayacağız!”
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com
KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.