Maden Incelem ve Arama Genel Müdürlüğü’nün 13 yıl sonrasında güncellediği Türkiye Diri Fay Haritası-2026, ülkedeki etken fay sayısının önceki tahminlerin fazlaca üstüne çıktığını gösterdi. 2013 basımında 485 olarak belirlenen diri fay sayısı, yeni veriler ışığında 700’e terfi etti. MTA Genel Müdürü Vedat Yanık, güncellemenin detaylı saha emek harcamaları ve bilimsel nitelikli araştırmalarla oluşan büyük veri birikimiyle hazırlandığını açıklarken, gözler en tehlikeli etken faylara çevrildi. MTA’nın yeni haritası, 2022’de yatırım programına alınan güncelleme projesinin tamamlanmasıyla ortaya çıktı. Yeni haritada sayının 700’e çıkması, bilhassa kısa ve orta uzunluktaki fay segmentlerinin, iç bölgelerdeki ikincil fayların ve Ege-Batı Anadolu’daki parçalı sistemlerin daha detaylı işlendiğine işaret etti.
Güncellenen haritaya nazaran Şimal Anadolu Fayı’nın Marmara Denizi içindeki kolları, İstanbul başta olmak suretiyle Kocaeli, Sakarya, Yalova, Bursa, Tekirdağ ve Balıkesir için büyük risk oluşturuyor. Haritada İzmir, Manisa, Aydın, Denizli, Muğla, Uşak, Balıkesir ve çevresi fazlaca sayıda kısa-orta uzunlukta etken fayın bulunmuş olduğu bir bölge olarak dikkat çekiyor.
MARMARA VE EGE BÖLGESİ
Güncellenen haritada Marmara Denizi’nden başlayarak Karadeniz’in güneyi süresince doğuya uzanan Şimal Anadolu Fay Zonu, Türkiye’nin en tehlikeli sonuç diri fay hatlarından biri olmayı sürdürüyor. Marmara Bölgesinin neredeyse tamamı, Bolu, Düzce, Sakarya, Kocaeli, Tokat, Erzincan hattı bu kuşağın tesiri altında bulunuyor. Hatay’dan başlayıp Kahramanmaraş, Malatya, Elazığ ve Bingöl üstünden kuzeydoğuya uzanan Doğu Anadolu Fay Zonu ise bilhassa 6 Şubat 2023 depremlerinden sonrasında daha yakından incelenen alanların başlangıcında geliyor. Güncellenen haritada İzmir, Manisa, Aydın, Denizli, Muğla ve Balıkesir çevresindeki fazlaca sayıda kısa ve orta uzunlukta fay segmenti ise en dikkat çekici yoğunluklardan birini oluşturuyor.
110 İLÇE RİSKLİ
MTA’nın daha ilkin kamuoyuna yansıyan yenilenmiş diri fay verilerinde Türkiye’de direkt diri fay üstüne oturan 45 il ve 110 ilçe bulunuyordu. Bu listede Aksaray, Aydın, Balıkesir, Bolu, Burdur, Bursa, Bingöl, Denizli, Eskişehir, Erzincan, Erzurum, Hakkari, Hatay, İzmir, Kahramanmaraş, Manisa, Muğla, Kocaeli, Konya, Osmaniye, Sakarya ve Tokat benzer biçimde iller öne çıkıyordu. İlçe ölçeğinde ise Aydın’da Bozdoğan, Germencik, İncirliova, Kuşadası, Nazilli ve Söke; Manisa’da Alaşehir, Salihli, Soma ve Turgutlu; Kocaeli’de Başiskele, Derince, Gölcük ve Kartepe; Sakarya’da Akyazı, Hendek ve Sapanca; Hatay’da Erzin, Hassa, Kırıkhan ve Payas; Düzce’de Çilimli, Cumayeri, Gölyaka, Gümüşova ve Kaynaştı benzer biçimde fazlaca sayıda ilçe fay hatlarıyla beraber anılıyor.
Prof. Dr. Şerif Sulh: “Ülke olarak depreme dirençli cemiyet oluşturmak durumundayız. Dahası dayanıklı yapı stoku kadar ev içindeki eşya, mobilya ve malzemelerin de insanlara zarar verdiği unutulmamalı. 1999 Gölcük depreminde yaralanmaların yüzde 55’i ev içi eşyalarının düşmesiyle oldu. Ölümlerin yüzde 3’üne düşen, sabitlenmemiş eşyalar yol açtı.”
YEREL ZEMİN ÖNEMLİ
Zelzele Uzmanı Dr.Ramazan Demirtaş ise belediye ve vatandaşların, AFAD’ın ‘Zelzele Çekince Haritası’na nazaran inşaat yapımına giriştiğine dikkat çekerken, “Mahalli zemin koşulları içermeyen bir haritadan parsel bazında ivme değerleri anlaşılması imkansız” uyarısını yineliyor.
KARADENİZ UYARISI
Zelzele Bilimci Prof. Dr. Osman Bektaş ise güncellenen harita üstünden şu ikazları gündeme taşıdı: “Kıyı kentleri tehdit edecek deniz altı faylara ilişkin veriler halihazırda tamamlanmamış. Karadeniz sahillerinin 10 km açığından geçen Rizde, Trabzon, Ordu segmentleri haritada yer almıyor. Türkiye kuzeyden Avrasya, güneyden Afrika ve Arap levhası ile sıkıştırılıyor. Depremden etkilenmeyecek şehir olmadığı bilinmeli. İç Anadolu Bölgesinde 6 büyüklüğünde zelzele üretecek segmentler var. Yapılar için baz alınan ivme değerler sağlam zeminler için. Oysa gevşek zeminlerde zelzele büyütmesi olur.”
[email protected]
Kaynak: Web Hususi
