Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafınca yürütülen “Ev Sahibi Türkiye” projesinde en eleştiri aşamaya gelindi. 29 Aralık 2025’te süregelen ve 80 ilde tamamlanarak 406 bin 499 gerçek sahibinin belirlendiği kura maratonunda bugün sıra İstanbul’a geldi.
İstanbul’daki 100 bin toplumsal konutun kura çekimi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un katılımıyla düzenlenen törenle başladı. 3 gün sürecek kura çekimleri ile on binlerce dar gelirli vatandaşın güvenli ve çağıl yuva imgesel gerçeğe dönüşecek.
Mustafa Kemal Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nde meydana getirilen kura çekim töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyleki:
İstanbul bizim göz bebeğimiz. Denizle toprağın visale erdiği bu görkemli şehirde siz değerli üyelerimizin karşısına yeni eserlerle, hizmetlerle, projelerle çıkmanın bahtiyarlığı içindeyim. Siz değerli ziyaretçilerimizin bu teveccühüne mazhar olmayı, verdiğimiz sözleri tutmayı bizlere nasip eden Tanrı’a sonsuz şükürler olsun diyorum. Coşkunuz için, heyecanınız için sizlere yürekten teşekkür ediyorum. Bu anlamlı merasimi düzenleyerek bir araya gelmemize vesile olan Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızı gönülden kutlama ediyorum. 500 bin toplumsal konut projemiz kapsamında kuralarını çekeceğimiz 100 bin konutun hak sahiplerimiz başta olmak suretiyle İstanbul’umuz, ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını arzuluyorum. Bu hanelerde oturacak vatandaşlarımın her birine aileleriyle beraber şimdiden sıhhatli, rahat ve verimli ömürler temenni ediyorum.
BİR MİLLETİN KÖKLERİ ŞEHİRLERDE GİZLİDİR
Sevgili İstanbullular; şehirler milletlerin kimlik belgesidir, medeniyetlerin tapu senedidir. Tarihten kültüre, mimariden estetiğe, edebiyattan sanata bir milletin kökleri şehirlerde gizlidir. Bu yönüyle şehirler yalnızca binalardan, yapılardan, sokak, cadde ve meydanlardan müteşekkil değildir. Onlarda tarih yatar, onlarda bugünün kalbi atar, onlarda geleceğin ufku doğar. Bunun için şehre sahiplenmek mazi ile atiyi aynı hizada buluşturmaktır; milletle beraber kültür ve uygarlığı geleceğe taşımaktır. Ecdada saygılı olmak, emanete sıdk ile sarılmak, insana yatırım yapmak, insanlığın ortak mirasına katkı sunmaktır.
AK Parti olarak 23,5 senedir şehirlerimizi abad etmenin milletimize hakkıyla hizmet etmenin gayretindeyiz. Bu sebeple biz İstanbul başta olmak suretiyle tüm şehirlerimizi merhum Turgut Cansever’in ifadesiyle ‘Tanrı’ın cemal sıfatının tecelli etmiş olduğu bölgeler’ olarak görüyoruz. Bilhassa şehirlerimizin altyapısını iyileştirmenin, depreme daha dirençli hale getirmenin samimi çabası içindeyiz. Toplumsal konut ve kentsel dönüşüm hamlelerimiz bu gayretlerimizin en somut tezahürleridir.
RİSKLİ YAPI STOĞUNU AZALTMAK İÇİN KOLLARI SIVADIK
Şunu bugün büyük bir gururla ifade etmek isterim: TOKİ eliyle bugüne dek tam 1 milyon 762 bin toplumsal konutu milletimizin hizmetine sunduk. Bu konutlarla 6 milyondan fazla vatandaşımızı camileriyle, parklarıyla, yürüyüş yolları ve öteki toplumsal donatılarıyla çağıl yaşam alanlarına kavuşturduk. Meseleyi bir tek yeni konut üretimi olarak görmedik. Şehirlerimizin emniyetini sağlamak, riskli yapı stoğunu azaltmak için kolları sıvadık.
Şehirlerimizin emniyetini sağlamak, riskli yapı stoğunu azaltmak için kolları sıvadık. Bugüne dek İstanbul’da 986 bin, Türkiye genelinde ise 2 milyon 262 bin bağımsız kısmı dönüştürmeyi başardık. İstanbul’da 232 bin 533 bağımsız bölümün inşa süreci, 125 binin proje süreci kentsel dönüşüm emekleri kapsamında devam ediyor. 81 ilimizde toplam 264 bin bağımsız bölümün yapımı da gene kentsel dönüşüm faaliyetleri çerçevesinde sürüyor. İstanbul’un dönüşüm sürecini daha da hızlandırmak için Yarısı Bizlerden kampanyasını hayata geçirdik. Bugün itibarıyla 316 bin bağımsız kısmı Yarısı Bizlerden kampanyasına dahil ettik. Kampanya kapsamında 83 bin bağımsız bölümde dönüşüm tamamlandı, 233 bin bağımsız bölümün ise proje ve inşa emekleri devam ediyor.
GELİN BU KAMPANYALARI DEĞERLENDİRİN
Şu gerçeğin altını bugün bir kez daha çizmek durumundayım: İstanbul’un güvenliği için yegane çözüm kentsel dönüşümdür. İstanbul’un bundan daha acil, daha öncelikli bir gündemi yoktur. İstanbul afetlere ne kadar hazır ve dirençli olursa, İstanbul o aşama kuvvetli olur. Onun için buradan tüm yurttaşlarımıza şu çağrıyı yapmak isterim: Gelin bu kampanyaları, bu fırsatları değerlendirin. Binanızı dönüştürmek için geç olmadan harekete geçin. Tüm yurttaşlarımızdan bu mevzuda ayrı bir duyarlılık beklediğimi bugün bir kez daha ifade ediyorum.
Kentsel dönüşüm alanında bu tarz şeyleri yaparken zelzele bölgemizde de tam bir seferberlik ruhuyla çalıştık. 53 binden fazla canımızı yitirdiğimiz 6 Şubat’tan derhal sonrasında zelzele konutlarının temelini 15 gün içinde attık. İlk anahtarları 45 günde teslim ettik. 174 ayrı proje alanında, 3 bin 500 şantiyede, 200 bini aşkın personelle fazlaca kısa bir süre içinde zelzele bölgemizi tekrardan bayındır ve ihya ettik. 11 ilimizi parklarıyla, bahçeleriyle, altyapısıyla, çarşıları, zamanı yapıları, sokak, meydan ve caddeleriyle tekrardan ayağa kaldırdık. Acıdan rant devşirmek isteyen zelzele turistlerine aldırmadan canımızı dişimize taktık. Hükümet bu enkazın altında kalır umuduyla başarısız olmamızı bekleyenlere en güzel cevabı zamanı bir başarıya imza atarak verdik.
455 BİNİ AŞKIN EV VE İŞ YERİNİ TESLİM ETTİK
İşte sizler de gördünüz; geçtiğimiz 27 Aralık’ta, şu demek oluyor ki depremin üstünden 1 yıl bile geçmeden tam 455 bini aşkın ev ve iş yerini afetzedelerimize teslim ettik. Hamdolsun, şimdi bu kardeşlerimiz yeni yuvalarında huzuru kalple, aileleriyle, sevdikleriyle rahatça oturuyorlar. Depremden etkilenen şehirlerimizde üretim ve tecim, eğitim ve toplumsal yaşam eski ritmine, eski canlılığına fazlaca şükür kavuşmuş durumda. Rabbim bizleri böylesine çetin imtihanlarla tekrar sınamasın diyorum. Asrın felaketinde yitirdiğimiz canları bugün bir kez daha rahmet ve saygıyla anıyorum. Gene bu vesileyle yaşadıkları onca acıya karşın en başından itibaren devletine inanan depremzedelerimize şükranlarımı sunuyorum. Sahada fedakarca ter döken işçi, işyar ve mühendislerimize, TOKİ’mize, yüklenici firmalarımıza, şehirlerimizin küllerinden doğmasında alın teri döken her insana teşekkürlerimi sunuyorum.
BİZİM GÜNDEMİMİZ TAŞ ÜSTÜNE TAŞ KOYMAK
Gençler doğal burada şunu da ifade etmek isterim. Dikkat ederseniz kıymetli kardeşlerim, bizim ulaştığımız bu seviyelere ana muhalefetin hayalleri bile ulaşamıyor. Yapılanı karalamanın, hizmet edene, iş ve tecim üretene balçık atmanın ötesine hiçbir vakit geçemiyorlar. Gece ile gündüz, siyah ile beyaz ne kadar değişik ise ana muhalefetle bizim aramızda da işte bu şekilde derin bir zihniyet farkı var. Biz iş yapmanın, yaratı ortaya koymanın, şehirlerimizin problemlerine çözüm üretmenin derdindeyiz. Onlar ise belediyeleri hortumlamanın, zenginliklerine zenginlik katmanın peşindeler. Bizim gündemimizde İstanbul’la beraber tüm şehirlerimiz için taş üzerine taş koymak var. Onların gündeminde para kuleleri var. İçi avro dolu baklava kutuları var. Milyon dolarlık rüşvet pazarlıkları var. Biz ister yerel idarelerde ister genel seçimlerde olsun sandıktan çıkan iradeye milletin emaneti olarak bakıyoruz. Onlar ise belediyeleri adeta yağmalanacak bir ganimet olarak görüyor.
Yönettikleri şehirlerde yurttaş sorun çekiyormuş, trafik artık katlanılamaz hale gelmiş, en temel hizmetlerde aksamalar oluyormuş, meydanlarda verilen sözler tutulmuyormuş; bunların hiçbiri ana karşıcılık partisinin umurunda dahi değil. Milletin bir tek gündeminden değil bununla birlikte tarihinden de kopuklar. Kahraman ecdadımızın asırlardır cenk meydanlarını coşturduğu Mehter Marşımızı protesto edecek kadar tarih şuurundan yoksun durumdalar. Koca koca adamlar işi gücü bırakmışlar, çocuk bayramında çocuklardan oluşan Mehteran takımına sırtlarını dönüyorlar. Sultanlık diyerek, padişahlık diyerek Mehter Marşımızdan bile cumhuriyet karşıtlığı üretmeye çalışıyorlar. Gülünç desen gülünç değil, mantıklı desen mantıklı değil. Rahmetli Ahmet Kaya’nın o meşhur şarkısındaki benzer biçimde ‘Nereden baksan tutarsızlık, nereden baksan ahmakça. Ana muhalefetin sapır sapır dökülen bu hallerini gördükçe Tanrı bunlara akıl düşünce versin demekten başka emin olun elimizden bir şey gelmiyor.
VATANDAŞLARIMIZ UZUN VADELİ, DÜŞÜK TAKSİTLİ EV SAHİBİ OLACAK
24 Ekim’de Cumhuriyet tarihimizin en büyük toplumsal konut hamlesi olan Yüzyılın Konut Projesi’ni devreye almış, 500 bin toplumsal konut seferberliğimizi başlattığımızı duyurmuştuk. 29 Aralık’ta start verdiğimiz kura çekimlerini 81 ilimizde nihayete erdirdik. Bugün de proje kapsamında 100 bin konut ayırdığımız İstanbul’da hak sahiplerini belirleyeceğiz. Konutlarımızı devlet güvencesiyle yüzde 10 peşinat ve 240 aya varan vade imkanıyla satışa sunacağız. Taksitler 7 bin 313 lira ile 11 bin lira içinde olacak. Bu ödeme modeliyle yurttaşlarımız uzun vadeli, düşük taksitli ve güvenli bir halde ev sahibi olacak. Kura çekiminin arkasından temelleri atacak, evlerimizi en kısa süre içinde yurttaşlarımıza teslim edeceğiz.
TOKİ ELİYLE KİRALAMA SİSTEMİNİ KURUYORUZ
Bunlara ilaveten kiralık toplumsal konut uygulamamızı da Türkiye’de ilk kez İstanbul’da başlatıyor, TOKİ eliyle kiralama sistemini kuruyoruz. Projenin ilk adımını 15 bin kiralık toplumsal konutla atacağız. İstanbul’umuz ve ülkemiz için hayırlı uğurlu olsun diyorum.
Son olarak şunu da ifade etmekte yarar görüyorum. Yüzyılın Konut Projesi bir tek konut üretimiyle sınırı olan bir atılım değildir. Hem de insan odaklı ve tam teşekküllü yaşam alanlarının inşasıdır. Mahalle konaklarımızla bu projeye yepyeni bir boyut kazandırıyoruz. TOKİ’mizin koordinasyonunda inşa edilecek 500 mahalle konağında; 500 cami, 500 aile sağlığı merkezi, 500 gündüz bakımevi, 500 el sanatları üretim merkezi, 500 spor salonu ve 500 misafirhane yer alacak. Mahalle konaklarımızla hem mahalle kültürümüzü yaşatacak hem değerlerimizi koruyacak hem de şehirlerimiz için fazlaca mühim işlevler görecek yapıları da şehirlerimize ve milletimize kazandıracağız. Bunlar da hayırlı uğurlu olsun diyorum.
