Türkiye’nin diplomatik çabalarını internasyonal arabuluculukta merkezi bir rol üstlenmeye iten Erdoğan’ın, bu yönde atılacak adımları her iki ülkenin liderleriyle görüşmesi planlanıyor.
Türk basınında Erdoğan’ın gezileri esnasında odaklanacağı konuların Gazze’deki “Sulh Kurulu”ndan, Filistin bölgesinin tekrardan inşasına ve 2024 senesinde baskıcı Baas rejiminden kurtarılan Suriye’ye kadar çeşitlilik gösterdiği açıklandı. Cumhurbaşkanı ek olarak ABD’nin İran’a yönelik tehditleri ve İsrail’in yayılmacı politikaları da dahil olmak suretiyle bölgesel gerilimleri de ele alacak.
Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki siyasal ilişkilerin güçlendirilmesi, hem ikili ekonomik işbirliğini ve ticareti hem de bölgesel istikrarı pozitif yönde yönde etkiliyor. Ortadoğu’nun iki kilit ülkesi olarak öne çıkan Türkiye ile Suudi Arabistan, son yıllarda sayıları giderek artan üst düzey karşılıklı ziyaretlerle zamanı ve köklü ilişkilerini güçlendirmeye devam ediyor. Erdoğan’ın, başkent Riyad’daki Al Yamamah Sarayı’nda Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Salman tarafınca resmi olarak karşılanması planlanıyor.
1929 senesinde Dostluk Antlaşması’nın imzalanmasıyla diplomatik ilişkiler kuran Türkiye ile Suudi Arabistan, üst düzey karşılıklı ziyaretler ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) şeklinde bölgesel kuruluşlar vasıtasıyla ortalama bir asırdan fazla süredir kuvvetli ilişkiler kurdu. Diplomatik ziyaretlerle ikili ilişkiler güçlenirken, Müslüman ülkeler arasındaki birlik çabaları kapsamında devrin Suudi Kralı Faysal bin Abdülaziz El Suud, 1966 senesinde Türkiye’yi ziyaret etti. İki ülke, İran-Irak Savaşı yıllarında, devrin Cumhurbaşkanı Kenan Evren’in de Suudi Arabistan’ı ziyaret etmiş olduğu dönemde, ortak çıkarlar temelinde yeni bir yakınlaşma sürecine girmişti.
Bölgenin büyük askeri ve ekonomik gücü olan iki ülke, son yıllarda güçlenen siyasal ve diplomatik ilişkiler yardımıyla bölgesel politikalarda mühim başarılar elde etti.
Ankara ve Riyad, çatışma yerine kontrollü rekabet ve iş birliğine dayalı olgun bir denge kurarak, Filistin, Suriye, Sudan, Somali ve Yemen’deki krizlere ilişkin İslam İşbirliği Teşkilatı ve BM şeklinde kurumlar vasıtasıyla etkili duruşlar sergiledi. İsrail’in Ekim 2023’te Gazze Şeridi’ne cenk duyuru etmesinin peşinden Türkiye ve Suudi Arabistan, Filistin meselesine ilişkin tutumlarını uyumlu hale getirerek iki devletli çözümü destekleme ve potansiyel bir siyasal çözümde ortak rol oynama mevzusunda örtüşen çıkarları paylaştılar. Türkiye ve Suudi Arabistan’ın öteki bölge ülkeleriyle beraber yürüttüğü internasyonal çabalar yardımıyla, BM’nin 193 üye ülkesinden 160’ı Filistin’i devlet olarak tanıdı.
Türkiye ve Suudi Arabistan, Beşar Esad rejiminin Aralık 2024’te devrildiği Suriye’de iç sulh ve istikrarın sağlanması için öteki bölge ülkeleriyle de kuvvetli işbirlikleri sergiledi. Cumhurbaşkanı Ahmed el Şara başkanlığındaki yeni yönetime destek veren Türk ve Suudi hükümetleri, Suriye’nin tekrardan inşa sürecine katkı sağlayacak internasyonal yaptırımların kaldırılmasında mühim rol oynadı. Türkiye ve Suudi Arabistan, uzun senelerdir iç çatışmalara sahne olan Yemen’in yanı sıra Sudan ve Somali’deki krizlerde de internasyonal platformlarda insani yardım emek harcamaları ve diplomatik destek kanalıyla istikrardan yana kuvvetli duruş sergilemeye devam ediyor.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan geçtiğimiz perşembe günü yapmış olduğu açıklamada, Pakistan ve Suudi Arabistan ile ihtimaller içinde bir müdafa anlaşmasına ilişkin görüşmelerin yapıldığını sadece herhangi bir anlaşmanın imzalanmadığını söylemiş oldu. Fidan Perşembe günü gazetecilere verdiği demeçte, “Şu anda tartışmalar ve görüşmeler sürüyor sadece hemen hemen bir antak kalma imzalanmadı.” dedi. İstanbul’da düzenlemiş olduğu basın toplantısında bu şekilde bir ittifakın olup olmayacağı yönündeki soruya cevap veren Fidan, “daha geniş bölgesel iş birliği ve itimat ihtiyacına” işaret ederek, ilgili ülkelerin “birbirlerinden güvenilir olmaları” halinde bölgesel sorunların çözülebileceğini açıkladı. “This is an important question,” he said, emphasizing the importance of security and actors trusting each other. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonunun daha geniş, daha kapsamlı ve daha büyük bir platform oluşturmayı hedeflediğini açıkladı. Aralarında Bloomberg News’in de bulunmuş olduğu basında çıkan haberlerde, mevzuyu bilen kaynaklardan alıntı yaparak Türkiye’nin Suudi Arabistan ile Pakistan arasındaki müdafa ittifakına katılmaya çalmış olduğu iddia edildi. Ankara, hem Riyad hem de İslamabad’la sıcak ilişkilere sahipken, halihazırda bilhassa müdafa alanında İslamabad’la ortaklık yapıyor.
Mısır’da, 2024’te başlatılan “normalleşme”nin peşinden seneler sonrasında yeni bir döneme giren ikili ilişkilerde Erdoğan’ın ivme kazanması planlanıyor.
