İran dışişleri bakanı, Trump’ın İran’a yönelik yakın bir askeri hücum uyarısını hafifletmesinin arkasından Ankara’nın Tahran ile Washington içinde arabuluculuk yapma yönündeki diplomatik çabalarını yoğunlaştırması üstüne geçen hafta Türkiye’ye gitti.
Tahran ve Washington, Trump’ın Aralık ayı sonunda ekonomik sıkıntılar sebebiyle patlak veren ve 8 Ocak ile 9 Ocak’ta zirveye ulaşan protestolara yönelik ölümcül baskılar sebebiyle askeri müdahale tehdidinde bulunmasından bu yana karşılıklı uyarılarda bulunuyor.
Trump Perşembe günü, ABD’nin Orta Doğu’ya başka bir cenk gemisi göndermesine ve Pentagon şefinin ordunun başkanın sonucu ne olursa olsun uygulamaya hazır olacağını söylemesine karşın İran’la konuşmayı planladığını söylemiş oldu.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara’nın İran’a yönelik her türlü askeri müdahaleye karşı bulunduğunu ve ülke sorunlarının kendi halkı tarafınca barışçıl ve dahili bir çözüme kavuşturulmasını desteklediğini yineledi.
Fidan, “İran’a yönelik askeri müdahaleye karşı olduğumuzu mevkidaşlarımıza her fırsatta anlattık” dedi.
İran’ın iç sorunlarının herhangi bir dış müdahale olmaksızın İran halkı tarafınca barışçıl bir halde çözüleceğini umuyoruz” dedi.
İktidardaki Hakkaniyet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Genel Başkan Yardımcısı ve Sözcüsü Ömer Çelik, geçtiğimiz hafta Osmaniye’de gazetecilere yapmış olduğu açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu seviyede emin bir iradeye haiz bulunduğunu söylemişti.
“İran’a yapılacak herhangi bir dış müdahalenin neticeleri daha fena olacaktır. Bir ülkenin liderlerine ve kurumlarına yönelik askeri saldırıların yapılmasının ne olursa olsun neticeleri olacaktır” uyarısında bulunmuş oldu.
“Türkiye güvenilir arabulucu rolüne layıktır. Cumhurbaşkanımızın iradesi var. Söz mevzusu sonuçlara varılmadan bu mevzunun çözülmesini umuyoruz” dedi.
Yaptırımların kaldırılması
Mayıs 2023’ten bu yana duraklayan beş turluk görüşmelerin arkasından, Tahran ile Washington içinde aşılması zor bazı mevzular kaldı; bunlar içinde İran’ın kendi topraklarında uranyum zenginleştirmeyi sürdürme mevzusundaki ısrarı ve mevcut yüksek derecede zenginleştirilmiş uranyum stokunun tamamını yurt dışına göndermeyi reddetmesi de vardı.
ABD’nin Haziran ayında İran’ın üç nükleer tesisine saldırmasından bu yana Tahran, uranyum zenginleştirme çalışmalarının durdurulduğunu söylüyor. Batılı ülkeler İran’ın uranyum zenginleştirmesinin cenk başlığı için araç-gereç üretebileceğinden korkuyor. İran, nükleer programının yalnızca elektrik üretimi ve öteki sivil amaçlara yönelik bulunduğunu söylüyor.
İranlı kaynaklar, Tahran’ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumunu yurtdışına gönderebileceğini ve ekonomik yaptırımların kaldırılmasını da içerecek bir anlaşmayla zenginleştirmeyi duraklatabileceğini söylemiş oldu.
Üst düzey bir İranlı yetkili ve Batılı bir dış ilişkiler uzmanı Reuters’e, ABD Hususi Temsilcisi Steve Witkoff ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi’nin gelecek günlerde Türkiye’de buluşabileceğini söylemiş oldu.
New York Times, Araghchi’nin, ABD’nin tehditleri sona ermediği sürece ABD ile direkt görüşme yapılmayacağını söylediğini bildirdi. Gazete, Türkiye’nin İran’la devam eden diplomatik ilişkileri ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başkan Trump’la yakın temasları sebebiyle arabuluculuk görevi üstlendiğini belirtti.
İsrail medyası da Türkiye’nin arabuluculuk çalışmalarında etken rol oynadığını değerlendirerek, Erdoğan ile Trump arasındaki yakın bağların Ankara’nın diplomatik nüfuzunu artırdığını açıkladı.
