Türk ekonomisinden yansıyan son göstergeler, dezenflasyon sürecinin devam ettiğine sadece fiyat baskısının ekonominin geneline yayılmayı sürdürdüğüne işaret etti. Ağustos ayında Tüketici Fiyat Endeksi aylık yüzde 1,84 artarak yüzde 1,86 seviyesindeki piyasa beklentisinin altında kalırken, senelik enflasyon ise yüzde 31,75’ten yüzde 31,51’e geriledi. Son verilerle beraber senenin ilk sekiz ayında tüketici fiyatlarındaki toplam artış yüzde 22,07’ye ulaştı. Ekonomistler, Ağustos enflasyonunun arkasından Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın Eylül ayında gerçekleştireceği Para Politikası Kurulu toplantısında siyaset faizini yüzde 37 seviyesinde durağan(durgun) dokunabileceği görüşünde. Para politikasına ilişkin beklentilerde ise kurumlar içinde farklılaşma dikkat çekiyor.
MALİYET BASKISI ARTIYOR
Enflasyonun alt kalemleri ise fiyat artışlarının belirli ürünlerle sınırı olan kalmadığını ortaya koydu. Ağustos ayında TÜFE kapsamında izlenen 174 alt sınıfın 134’ünde fiyat artışı yaşanırken, 35 alt sınıfta düşüş görüldü. Beş alt sınıfta ise fiyat değişimi olmadı. Fiyat artışlarının geniş bir ürün grubuna yayılması, enflasyondaki katılığın tamamen ortadan kalkmadığını gösterirken, son dönemde akaryakıt fiyatlarında yaşanmış olan yükseliş de maliyet baskısını artıran mühim unsurlardan biri oldu.
TL REEL OLARAK DEĞERLİ
Senenin ilk sekiz aylık dönemindeki fiyat ve kur hareketleri de dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. Ocak-Ağustos döneminde tüketici enflasyonu ortalama yüzde 22,1 seviyesinde gerçekleşirken, aynı dönemde dolar/TL’deki artış yüzde 12,2, euro/TL’deki yükseliş ise yüzde 11 seviyesinde kaldı. Kur artışlarının enflasyonun belirgin şekilde peşinde kalması, Türk Lirası’nın gerçek olarak kıymetli seyrini sürdürdüğüne işaret etti. Kur-enflasyon makasının yanı sıra dış tecim cephesindeki gelişmeler de ekonomideki kırılgan dengelerin devam ettiğini gösterdi. Son 12 aylık dış tecim açığı 2025 yılı sonunda 92,2 milyar dolar seviyesindeyken, Ağustos 2026 itibarıyla 5,6 milyar dolarlık artışla 97,8 milyar dolara terfi etti. Aynı dönemde ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 74,8’den yüzde 74,1’e geriledi.
TÜKETİM İTHALATI YATAY
Tüketim malları ithalatında ise son aylarda daha yatay bir seyir öne çıktı. Aralık 2025’te 59,2 milyar dolar olan 12 aylık tüketim malları ithalatı Mart 2026’da 58,6 milyar dolara, Haziran ayında ise 56,5 milyar dolara geriledi. Temmuz ayında aynı seviyede kalan tüketim malları ithalatı, Ağustos ayında sınırı olan artışla 56,6 milyar dolar olarak gerçekleşti. Veriler, tüketim malları ithalatında senenin ilk yarısında görülen gerilemenin arkasından son aylarda dengelenme eğilimine girildiğini ortaya koydu.
AKARYAKITTA SERT ARTIŞ
Iktisat üstündeki yeni maliyet baskılarından biri ise akaryakıt fiyatlarında yaşandı. Bugünden geçerli olmak suretiyle benzinin litre fiyatına 2 lira 47 kuruş, motorinin litre fiyatına ise 7 lira 76 kuruş zam yapılmış oldu. Bilhassa motorindeki yüksek oranlı artışın ulaştırmadan lojistiğe, tarımdan sanayiye kadar geniş bir alanda maliyetler üstünde etkili olması umut ediliyor. Akaryakıt fiyatlarındaki yükselişin tüketici enflasyonunun alt kalemlerinde geniş bir yayılımın görüldüğü döneme denk gelmesi de fiyat görünümü açısından yakından izlenen gelişmeler içinde yer aldı.
