Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası(TCMB), 23 Temmuz tarihinde düzenlemiş olduğu faiz toplantısının özetini yayımladı. Özette, ABD – İran gerginliğiyle yükselen enerji fiyatlarının enflasyon için risk olmaya devam etmiş olduğu vurgulandı.
Öncü verilerin temmuz ayında enflasyon ana eğiliminin bir miktar yükseleceğini gösterdiğini belirten TCMB özetinde SGK muayene katılım tutarı artışının Temmuz enflasyonunda 0,22 puan tesir edeceğini vurgulandı.
PPK özeti şu şekilde;
“Küresel Iktisat
1. Jeopolitik gelişmeler eşliğinde artan belirsizlikler neticesinde enerji tutarları tekrardan yükselme eğilimine girmiştir. Enerji arzı, tedarik zincirleri ve taşıma maliyetlerine ilişkin belirsizliklerin süresi ve boyutu enerji fiyatlarının gelecekteki seyri açısından belirleyici olmaya devam edecektir.
2. Jeopolitik gelişmelerin etkisiyle, Orta Doğu ve Afrika vatanlarında 2026 yılı için gelişme öngörüleri aşağı yönde güncellenmeye devam edilmiştir. Öteki taraftan, 2027 senesinde baz etkilerinin de devreye girmesi ile gelişme oranlarının toparlanması beklenmektedir. Bu çerçevede, küresel ölçekte zayıf ve kırılgan görünümün devam edeceği; Türkiye’nin dış tecim ortaklarının ihracat paylarıyla ağırlıklandırılan küresel gelişme endeksinin 2026 yılı için yüzde 1,7; 2027 yılı için ise yüzde 2,5 oranında artacağı tahmin edilmektedir.
3. Emtia fiyatlarındaki oynaklığa bağlı olarak küresel enflasyon üstündeki yukarı yönlü riskler sürmektedir. Merkez bankaları söz mevzusu riskleri gözetmeye devam ederken, gelişmelerin gelişme ve istihdam üstündeki negatif etkilerini de dikkate almaktadır. Siyaset faizi fiyatlamaları gelişmiş ülkelerde faiz artırım yönündeki beklentilerin korunduğuna işaret etmektedir. Jeopolitik gelişmelerin niçin olduğu arz şokunun ne kadar kalıcı olacağı ve enflasyon beklentilerini ne seviyede bozacağı küresel para politikalarının seyri açısından ehemmiyet taşımaktadır. Son dönemde, artan belirsizlik ve risk iştahındaki dalgalanmalara bağlı olarak, gelişmekte olan ülke hisse senedi piyasalarından fon çıkışları gözlenirken, portföy hareketleri üstündeki aşağı yönlü riskler canlılığını korumaktadır.
Parasal ve Finansal Koşullar
4. Bireysel kredilerin 4 haftalık gelişme oranlarının averajı 12 Haziran–17 Temmuz döneminde yüzde 2,7 seviyesine terfi etmiştir. Bu artışta gereksinim kredilerindeki hızlanma etkili olmuştur. Türk lirası (TL) ticari kredilerin 4 haftalık gelişme oranlarının averajı yatay seyrederek yüzde 2,4 seviyesinde gerçekleşirken, kur etkisinden arındırılmış yabancı para ticari kredilerdeki 4 haftalık gelişme oranlarının averajı ise yüzde 0,7 seviyesine terfi etmiştir.
5. TL mevduat faiz oranları, 12 Haziran ile biten haftaya kıyasla 81 baz puan azalarak, 17 Temmuz ile biten haftada yüzde 46,7 seviyesinde gerçekleşmiştir. Aynı dönemde TL ticari kredi faiz oranları (Kredili Mevduat Hesabı ve Kredi Kartı hariç) 339 baz puan azalışla yüzde 48,9 seviyesinde oluşmuştur. İhtiyaç kredisi (Kredili Mevduat Hesabı hariç) faiz oranları 104 baz puan artarak yüzde 65,0; konut kredisi faiz oranları 151 baz puan artarak yüzde 41,2; oynak bir seyir izleyen taşıt kredisi faiz oranları ise 190 baz puan azalarak yüzde 47,3 seviyesinde gerçekleşmiştir.
6. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), makrofinansal istikrarı güçlendirmek ve parasal aktarım mekanizmasını desteklemek amacıyla mecburi karşılık uygulamasında sadeleşme adımlarının atılmasına karar vermiştir. Buna bakılırsa, 2023 senesinde yürürlüğe alınan ve mevcut durumda yüzde 2,5 oranında uygulanan döviz cinsinden mevduat/katılım fonu için Türk lirası cinsinden ilave mecburi karşılık tesisi uygulaması yürürlükten kaldırılarak vadesiz ve 1 aya kadar vadeli ile daha uzun vadeli yabancı para mevduat/katılım fonlarına değişik düzeylerde uygulanmakta olan mecburi karşılık oranları 2 yüzde puan artırılarak sırasıyla yüzde 32 ve yüzde 28 olarak değiştirilmiştir.
7. TCMB brüt internasyonal rezervleri, 12 Haziran’dan bu yana 8,4 milyar ABD doları artarak 17 Temmuz itibarıyla 160,5 milyar ABD dolarına terfi etmiştir. Türkiye’nin 5 senelik kredi risk primi (CDS) 10 Haziran’dan bu yana sınırı olan bir azalışla 22 Temmuz itibarıyla 240 baz puan seviyesine gelmiştir. Türk lirasının 1 ay vadeli kur oynaklığı 22 Temmuz itibarıyla 10 Haziran’a kıyasla yüzde 5,7 seviyesine gerilerken, 12 ay vadeli kur oynaklığı ise 18,6 seviyesine düşmüştür. Önceki PPK toplantı haftasından 17 Temmuz’a kadar Devlet İç Borçlanma Senetleri piyasasına 3,2 milyar ABD doları giriş, hisse senedi piyasasına ise 0,6 milyar ABD doları giriş olmak suretiyle toplam 3,8 milyar ABD doları net portföy girişi gerçekleşmiştir.
Talep ve Üretim
8. Mayıs ayında perakende satış hacim endeksinde aylık bazda yüzde 2,4 oranında, çeyreklik bazda ise yüzde 1,3 oranında artış gerçekleşmiştir. Altın hariç perakende satışların aylık ve çeyreklik artışı, sırasıyla yüzde 1,9 ve yüzde 1,8 olmuştur. Aynı dönemde tecim satış hacim endeksi, aylık bazda yüzde 0,7 oranında artarken, çeyreklik bazda yüzde 1,1 oranında azalmıştır. Hizmet üretim endeksi mayıs ayında, aylık bazda yüzde 0,4, çeyreklik bazda ise yüzde 0,1 oranında azalmıştır. Kartla meydana getirilen harcamalar ikinci çeyrekte önceki çeyreğe kıyasla gerilemiştir. Beyaz eşya satışları mayıs ayındaki azalışına rağmen çeyreklik olarak terfi etmiştir. Otomobil satışları ise ikinci çeyrekte, bundan önceki çeyrekteki gerilemesini sürdürmüştür. İmalat endüstri firmalarına yönelik anket verileri, ikinci çeyrekte kayıtlı iç piyasa siparişlerinde bir miktar artışa, geleceğe yönelik iç piyasa sipariş beklentilerinde ise sınırı olan gerilemeye işaret etmektedir. Temmuz ayı verileri hem kayıtlı iç piyasa siparişlerinde hem de geleceğe yönelik iç piyasa sipariş beklentilerinde azalış bulunduğunu göstermektedir. Özetle, yakın döneme ilişkin veriler iç talepteki zayıf seyrin belirginleştiğine işaret etmektedir.
9. Mayıs ayında endüstri üretim endeksi, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış olarak aylık bazda yüzde 2,9 oranında azalırken, takvim etkilerinden arındırılmış olarak senelik bazda yatay seyretmiştir. Çeyreklik bazda endüstri üretimi, mayıs ayı itibarıyla ikinci çeyrekte yüzde 2,6 oranında artmıştır. Ana eğilimi seyretmek amacıyla tipik oynaklık sergileyen öteki ulaşım ve benzeri sektörler dışlandığında, endüstri üretimi çeyreklik bazda ana endekse yakın bir artış kaydetmiştir. Bu çerçevede, endüstri üretiminin ana eğiliminde iyileşme gözlenmiştir. Haziran ve temmuz ayı tutumsal yönelim anketi verileri, gelecek üç aydaki üretim hacmi beklentilerinde artışa işaret etmektedir. Kapasite kullanım oranı ikinci çeyrekte yatay seyrederken oynaklık sergileyen petrol sektörü dışlandığında kapasite kullanımında sınırı olan artış gerçekleşmiştir. Temmuz ayında ise kapasite kullanım oranı bir miktar gerilemiştir. İnşaat üretim endeksi, mayıs ayı itibarıyla senenin ikinci çeyreğinde, çeyreklik bazda yüzde 3,8 oranında, bundan önceki senenin aynı dönemine bakılırsa ise yüzde 2,6 oranında azalmıştır.
10. Mayıs ayında mevsimsellikten arındırılmış istihdam 32,5 milyon şahıs seviyesinde gerçekleşmiş ve bundan önceki çeyrek averajına kıyasla sınırı olan bir gerileme göstermiştir. Bu zamanda, işgücüne katılım oranı çeyreklik olarak 0,1 puan düşmüştür. İstihdamda ve katılım oranındaki gerilemelerin birbirini büyük seviyede dengelemesiyle işsizlik oranı çeyreklik olarak yüzde 8,2 seviyesinde yatay seyretmiştir. Anket göstergeleri, imalat endüstri firmalarının geleceğe yönelik istihdam beklentilerinde tarihsel ortalamanın altında seyreden görünümün devamına işaret etmektedir.
11. Mayıs ayında cari işlemler dengesi aylık bazda 1,5 milyar ABD doları açık vermiştir. 12 aylık birikimli cari açık önceki aya kıyasla 0,4 milyar ABD doları artarak 37,3 milyar ABD doları olmuştur. Gezi gelirleri aylık bazda 4,9 milyar ABD doları; 12 aylık birikimli olarak 60,1 milyar ABD doları düzeyinde gerçekleşmiştir. Hizmetler dengesi fazlası ise 62,5 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşerek kuvvetli seyrini sürdürmüştür.
12. Haziran ayında, mevsimsellikten arındırılmış olarak ihracat azalırken ithalat artmıştır. Senelik bazda ise ithalat ve ihracatta takvim tesirleri kaynaklı güçlü artış gerçekleşmiştir. Bu gelişmeler doğrultusunda, 12 aylık birikimli dış tecim açığı bundan önceki aya bakılırsa terfi etmiştir. Haziran ayında altın ithalatı 1,4 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşmiş, 12 aylık birikimli altın ithalatı ise 20,9 milyar ABD doları seviyesine gerilemiştir. Mevcut veriler ışığında, 12 aylık birikimli cari açığın haziran ayında artacağı öngörülmektedir. Yakın dönemde gerçekleşen jeopolitik gelişmelerin cari açık üstündeki negatif etkilerinin büyük seviyede enerji fiyatlarının seyrine bağlı olarak şekilleneceği değerlendirilmektedir. Mevsimsellikten arındırılmış tüketim malı ithalatı senenin ikinci çeyreğinde de çeyreklik bazda gerilemiştir. Haziran ayına ilişkin geçici dış tecim verileri ile temmuz ayı için yüksek frekanslı öncü veriler birlikte değerlendirildiğinde, üç aylık averaj eğilimler, ihracatta ve ithalatta yatay seyre, dış tecim açığında ise senenin ikinci çeyreğine kıyasla sınırı olan bir artışa işaret etmektedir.
13. Cari açığın finansmanı tarafında, bankacılık sektörünün 12 aylık birikimli uzun vadeli borç çevirme oranı mayıs ayında yüzde 152,6 olarak gerçekleşmiştir. Söz mevzusu oran, bankacılık sektörü dışındaki firmalarda yüzde 222,1 olmuştur. Bu çerçevede, yurt dışı borçlanma imkânlarının yüksek seviyelerini koruduğu değerlendirilmiştir.
Enflasyon Gelişimleri ve Beklentiler
14. Tüketici tutarları haziran ayında yüzde 0,99 oranında artmış, senelik enflasyon 0,50 puan düşerek yüzde 32,11 seviyesinde gerçekleşmiştir. Aylık bazda haziran ayında enerji tutarları gerilerken, ana gruplar genelinde fiyat artışları bundan önceki aya kıyasla yavaşlamıştır. Bu zamanda, senelik enflasyon enerji ve hizmet gruplarında azalmış, öteki ana gruplarda ise sınırı olan bir miktar terfi etmiştir. B endeksinin (enerji, işlenmemiş besin ürünleri alkollü içecekler ve tütün ile altın hariç TÜFE) senelik değişiklik oranı 0,12 puan azalışla yüzde 31,18’e gerilerken, C endeksinin (enerji, besin ve alkolsüz içecekler, alkollü içecekler ile tütün ürünleri ve altın hariç TÜFE) senelik değişiklik oranı 0,60 puan düşüşle yüzde 29,84 olmuştur.
15. Senelik tüketici enflasyonuna katkılar incelendiğinde, enerji ve hizmet gruplarının katkıları bundan önceki aya kıyasla sırasıyla 0,37 ve 0,21 puan azalırken, alkol-tütün-altın ve temel mallar gruplarının katkıları sırasıyla 0,06 ve 0,02 puan artmış; besin ve alkolsüz içeceklerin katkısı ise değişmemiştir.
16. Haziran ayında aylık bazda enerji fiyatlarında gözlenen düşüşte, elektrik ve organik gaz fiyatlarındaki artışa rağmen internasyonal petrol fiyatlarında söz mevzusu dönemdeki gerileme ile düşen akaryakıt tutarları etkili olmuştur. Bu zamanda, besin fiyatlarındaki ılımlı seyirde sebze ürünleri öncülüğünde tutarları gerileyen işlenmemiş besin alt grubu rol oynarken, işlenmiş gıdada aylık enflasyon yüksek seyrini korumuştur. Öteki taraftan, alkollü içecekler ve tütün grubunda fiyatlar yükselmiş, bu gelişmede tütün ürünlerindeki üretici şirket kaynaklı fiyat artışları öne çıkmıştır. Hizmet grubunda aylık enflasyon akaryakıt tutarları düşüşüne bağlı olarak ulaştırma hizmetlerindeki fiyat artışının sınırı olan kalmasıyla yavaşlamıştır. Temel mal grubunda fiyatlar, geçtiğimiz iki ayda yeni sezona geçişin belirgin etkilerinin izlendiği giyim ve ayakkabı alt grubunda indirimlerin etkisiyle düşerken, dayanıklı mallarda nispeten ılımlı seyrini sürdürmüştür.
17. Enflasyonun ana eğilimi, haziran ayında sınırı olan bir miktar gerilemiştir. Mevsimsellikten arındırılmış aylık enflasyon B ve C endeksinde bundan önceki aya kıyasla düşüş göstermiştir. Fiyat artışları B endeksini oluşturan gruplardan temel mal ve işlenmiş gıdada görece yatay seyrederken hizmet grubunda zayıflamıştır. Öteki taraftan, dağılım bazlı ana eğilim göstergelerindeki yavaşlama görece düşük kalmıştır. TCMB bünyesinde takip edilen göstergeler üç aylık averajlar bazında ise sınırı olan bir miktar artış kaydetmiştir.
18. Haziran ayı itibarıyla üç aylık averajlar bazında mevsim etkilerinden arındırılmış enflasyon bundan önceki aya kıyasla hizmet sektöründe gerilerken, temel mallarda terfi etmiştir. Bu gelişmede, savaşın etkilerinin belirgin olduğu petrokimya ürünleri ile bağlantısı kuvvetli olan öteki temel mal kalemlerinin tesiri hissedilmiştir.
19. Hizmet sektöründe egemen olan fiyatlama davranışı mühim bir atalete ve şokların enflasyon üstündeki etkilerinin uzun bir zamana yayılmasına niçin olmakta ve hizmet enflasyonu mallara bakılırsa yüksek seyretmektedir. Haziran ayı itibarıyla senelik bazda mal enflasyonu yüzde 28, hizmet enflasyonu ise yüzde 40 civarında seyretmektedir. Alt gruplar bazında incelendiğinde, senelik enflasyon iletişim grubunda bir miktar yükselirken, lokanta ve otel grubunda yataya yakın seyretmiş; öteki alt gruplarda ise gerilemiştir. Yakın dönemde yüksek aylık artışlar kaydeden ulaştırma hizmetleri tutarları, akaryakıt fiyatlarındaki düşüşe bağlı olarak haziran ayında yüzde 0,58 ile sınırı olan bir oranda terfi etmiştir. Bu zamanda havayolu ile yolcu taşımacılığı ücretlerinde düşüş izlenmiştir. Kira aylık enflasyonu sözleşme yenileme oranındaki mevsimsel artışların da etkisiyle yüzde 2,66 olarak gerçekleşmiş, bu grupta senelik enflasyon 1,90 puan düşüşle yüzde 47,87 olmuştur. Bu zamanda, aylık enflasyon, lokanta-otel grubunda (yüzde 2,11) konaklama hizmetlerine de bağlı olarak mevsimsel etkilerle artarken, iletişim grubunda önceki aya benzer bir oranda (yüzde 1,60) gerçekleşmiştir.
20. Yurt içi üretici tutarları haziran ayında yüzde 1,80 oranında artmış, senelik üretici enflasyonu 0,84 puan düşerek yüzde 28,09 olmuştur. Ana endüstri gruplarına bakılırsa incelendiğinde, enerji fiyatlarının artış oranı bundan önceki aya kıyasla yavaşlamasına karşın öne çıkmaya devam etmiştir. Aylık fiyat artışı dayanıklı tüketim mallarında ise yüzde 0,24 ile sınırı olan kalmıştır. Sektörel bazda incelendiğinde, ham petrol ve organik gaz, kömür ve linyit, elektrik-gaz ile tütün ürünleri görece yüksek fiyat artışı gösteren alt gruplar olmuştur.
21. Haziran ayında internasyonal emtia tutarları, enerjide daha belirgin olmak suretiyle, gerilemiştir. Bununla uyumlu olarak, FAO besin tutarları endeksi, haziran ayında şeker ve tahıl tutarları öncülüğünde sınırı olan bir miktar gerilerken yağlardaki fiyat artış eğilimi devam etmiştir. Temmuz ayının ilk üç haftası itibarıyla ise tarımsal emtia tutarları artış göstermiş, enerji emtia tutarları da tırmanan jeopolitik gerilimin etkisiyle tekrardan yükselme eğilimine girmiştir. Ham petrol fiyatlarındaki yüksek oynaklık sürmektedir. Haziran ayında gerileyen Brent petrol tutarları temmuz ayının üçüncü haftası itibarıyla 92 ABD doları seviyesine ulaşmıştır. Benzer şekilde, TTF organik gaz tutarları haziran ayındaki gerileme sonrasında, temmuz ayının aynı periyodu için terfi etmiştir. Altın fiyatlarındaki düşüş eğilimi son dönemde de sürmektedir. Jeopolitik gelişmelere ilişkin belirsizlikler başta enerji ve hammadde akışında kesintilere niçin olarak, üretim maliyetlerini artırmakta ve küresel ölçekte enflasyonist baskı oluşturma riski taşımaktadır.
22. Jeopolitik gelişmelerle nisan ve mayıs aylarında tarihsel averajının belirgin şekilde üstünde gerçekleşen Küresel Arz Zinciri Baskı Endeksi haziran ayında gerilemekle beraber görece yüksek seyretmeye devam etmiştir. Hürmüz Boğazı kaynaklı riskler varlığını korumakta, küresel navlun maliyetleri negatif seyretmektedir. Küresel ve Çin’e yönelik konteyner fiyat endekslerinde mart ayından itibaren görülen yükseliş devam etmektedir. Kuru yük taşımacılık maliyetleri haziran ayında kaydettiği gerileme sonrası temmuz ayında dalgalı bir seyir izlemektedir. Öte taraftan, döviz kuru sepeti temmuz ayının ilk üç haftası itibarıyla ılımlı seyrini sürdürerek, maliyet baskılarını kısmen sınırlamıştır. Mevsimsel etkilerden arındırılmış imalat endüstri PMI verileri haziran ayında girdi ve fiyat endekslerinde zayıflama gösterirken teslim sürelerinde de kısmi bir düzelmeye işaret etmiştir.
23. Temmuz ayında piyasa katılımcılarının enflasyon beklentilerinde kısmi bir yükseliş gözlenmiştir. Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarına bakılırsa, 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi 0,1 puan yükselerek yüzde 29,2 seviyesinde; 2027 yıl sonu enflasyon beklentisi 0,1 puan artışla yüzde 21,5 düzeyinde gerçekleşmiştir. On iki ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi 0,2 puan yükselerek yüzde 24,0 olurken, yirmi dört ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi 0,5 puan azalışla yüzde 17,8 oranında ölçülmüştür. 5 yıl sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi ise 0,4 puanlık düşüşle yüzde 11,5 düzeyinde gerçekleşmiştir. Gerçek sektör beklentilerine bakıldığında, firmaların on iki ay sonrasına ilişkin senelik enflasyon beklentisi, haziran ayında yatay seyrederek yüzde 33,1 seviyesinde ölçülmüştür. Aynı dönemde hane halkının on iki ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi ise 3,4 puan düşüşle yüzde 46,1 seviyesine gerilemiştir. Enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam etmektedir.
24. Öncü veriler ana eğilimin temmuz ayında geçici olarak yükseleceğini ima etmektedir. Mevsimsellikten arındırıldığında, aylık hizmet enflasyonunda yükseliş gözlenmekte, bu gelişmede sıhhat hizmetleri fiyatlarının tesiri öne çıkmaktadır. SGK Sıhhat Uygulamaları Tebliği’nde meydana getirilen muayene katılım oranı düzenlemesinin temmuz ayında aylık tüketici enflasyonunu 0,22 puan arttıracağı öngörülmektedir. Buna ek olarak ek olarak, temmuz ayında sıhhat hizmetleri tutarları üstünde Türk Tabipler Birliği tarife artışlarının yansımaları da gözlenecektir. Kira enflasyonunun sözleşme yenileme oranındaki mevsimsel etkilerle aylık bazda bir miktar yükselse de senelik bazda yavaşlamaya devam edeceği değerlendirilmektedir. Temel mal grubunda, giyim ve ayakkabı tarafında temmuz ayında sürem indirimlerinin geçen seneye kıyasla daha sınırı olan kalacağı tahmin edilmektedir. Dayanıklı tüketim mallarında ise aylık enflasyonun beyaz eşya ve mobilya fiyatlarındaki gelişmelere istinaden bir miktar yükselmesi beklenmektedir. İşlenmemiş besin fiyatlarında sebze tutarları kaynaklı artış gözlenirken, işlenmiş besin fiyatlarının artış oranında yavaşlama öngörülmektedir. Besin grubuna ilişkin öncü veriler bir tüm olarak değerlendirildiğinde, grubun senelik enflasyonunda yükselişe işaret etmektedir. Son dönem yaşanmış olan jeopolitik gelişmelerle beraber küresel enerji fiyatlarında tekrardan yükseliş izlenmektedir. Bu doğrultuda, mayıs ve haziran ayında gerileyen yurt içi enerji fiyatlarının temmuz ayında akaryakıt ve elektrik tutarları öncülüğünde aylık bazda yükseleceği öngörülmektedir. Elektrik fiyatlarında gerek piyasa takas fiyatı gerekse Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Destekleme Mekanizması (YEKDEM) gelişimleri neticesinde Son Kaynak Tedarik Tarifesi (SKTT) kaynaklı olarak yükseliş beklenmektedir. Akaryakıt fiyatlarında altı aylık Yİ-ÜFE artışının ima etmiş olduğu maktu vergi güncellemesinin temmuz ayı için uygulanmaması pozitif bir gelişme olurken, tekrardan yükseliş eğilimine giren ham petrol tutarları ve aynı döneme denk gelen oynak ölçü sisteminden kademeli çıkış stratejisi enflasyon görünümünü negatif yönde etkilemektedir. Maktu vergi güncellemesinin de etkisiyle temmuz ayında alkollü içecek fiyatlarında artış kaydedilmektedir. Tütün ürünlerinde nispi ÖTV oranı düşürülürken maktu verginin artırılmasının enflasyon üstündeki yukarı yönlü tesirinin ise ağustos ayında gözlenebileceği değerlendirilmektedir. Yakın dönemde açıklanan ek gümrük vergilerinin tüketici enflasyonuna tesirinin, kapsamdaki ürünlerin toplam ithalat ve tüketimdeki düşük oranı sebebiyle, oldukça sınırı olan olması beklenmektedir. Jeopolitik gelişmelerin maliyet kanalı, tutumsal etkinlik ve beklenti kanalı üstünden enflasyon görünümüne tesirleri yakından takip edilmektedir.
Para Politikası
25. Para Politikası Kurulu (Kurul), siyaset faizi olan yedi gün vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 37’de durağan(durgun) tutulmasına karar vermiştir. Kurul ek olarak, Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 40’ta, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 35,5’te durağan(durgun) tutmuştur.
26. Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşu talep, kur ve beklenti kanalları üstünden dezenflasyon sürecini güçlendirecektir. Kurul siyaset faizine ilişkin atılacak adımları; enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu şekilde dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyecektir. Para politikası kararları enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla alınmaktadır. Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Kurul enflasyon üstündeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşunu vurgulamıştır.
27. Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin haricinde gelişmeler olması halinde parasal aktarım mekanizması ilave makroihtiyati adımlarla desteklenecektir. Likidite koşulları yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçları etkili şekilde kullanılmaya devam edilecektir.
28. Kurul, siyaset kararlarını enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir. Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve saydam bir çerçevede alacaktır.”
