İHA’lardan seyir füzelerine kadar değişik tehditlere karşı geliştirilen GÜRZ Hava ve Roket Müdafa Sistemi, ilk atışlı saha faaliyetini başarıyla tamamlarken, gözler sistemin etkinliği ile Çelik Kubbe mimarisine çevrildi. GÜRZ, katmanlı hava müdafa mimarisinin en hareketli unsurlarından biri olarak kabul ediliyor. ASELSAN tarafınca geliştirilen sistem; radar, elektro-optik sensörler, 35 milimetrelik hava müdafa topu ve değişik menzillerdeki füzeleri tek mobil platform üstünde bir araya getiriyor. Böylece yakın mesafedeki İHA ve benzeri tehditlere top ve programlanabilir cephaneyle, daha uzaktaki helikopter, harp uçağı yada seyir füzelerine ise roket ile müdahale edilebiliyor.
TEK ARAÇTA ÇOKLU SAVUNMA
GÜRZ’ün en mühim özelliklerinden biri, klasik hava müdafa sistemlerinde değişik araçlara dağıtılabilen tespit, takip ve önleme kabiliyetlerini tek platformda toplaması. Dört yüzlü AESA radar, elektro-optik sistemler, komuta denetim altyapısı ve tabanca sistemleri yardımıyla GÜRZ, hareket halindeki askeri birliklerin yanı sıra hava üsleri ve tehlikeli sonuç tesislerin yakın hava savunmasında vazife yapabilecek. Sistemin bununla birlikte Çelik Kubbe ağına bağlanarak değişik radar ve sensörlerden gelen hedef bilgilerini kullanımı hedefleniyor.
ÇELİK KUBBE’NİN ÖNEMİ
Türkiye’nin Çelik Kubbe konsepti ise tek bir roket sistemine değil, değişik menzil ve irtifalarda çalışan sistemlerin ortak bir ağ üstünden hareket etmesine dayanıyor. Sistem, en yakın tehditlere karşı elektronik harp ve namlulu sistemler vazife yaparken, müdafa halkası SUNGUR, KORKUT, HİSAR-A+ ve HİSAR-O+ benzer biçimde sistemlerle genişliyor. Uzun menzilde ise SİPER devreye giriyor. Çelik Kubbe’nin aslolan gücü de sistemlerin tek tek kabiliyetlerinden oldukça, radarların, elektronik harp unsurlarının, komuta denetim merkezlerinin ve hava müdafa silahlarının aynı hava resmini paylaşabilmesinden kaynaklanıyor.
HANGİ BOŞLUĞU DOLDURACAK?
GÜRZ bu zincirde bilhassa hareket halindeki birliklerin ve tehlikeli sonuç noktaların yakın hava savunmasında mühim vazife üstlenecek. Kendi radar ve elektro-optik sistemleriyle hedef tespit edebilmesi, top ve roket seçeneklerini aynı araçta taşıması sistemin süratli tepki vermesine olanak sağlıyor. GÜRZ’ün süre içinde Türk Silahlı Kuvvetlerinin uzun senelerdir kullandığı ATILGAN ve ZIPKIN benzer biçimde Stinger tabanlı sistemlerin görevlerini de üstlenmesi planlanıyor. Sadece GÜRZ, bu sistemlerden değişik olarak yalnızca roket taşıyan bir platform değil; hedefi tespit eden, takip eden, sınıflandıran ve tehdide gore hangi silahın kullanılacağına karar verebilen bütünleşik bir hava müdafa sistemi olarak geliştiriliyor.
Türk Müdafa Endüstri, son yıllardaki üretim kapasitesi ile küresel arenada liderliğe göz dikti. Fotoğraf: DHA
HİBRİT SİLAH SİSTEMİ
Haberglobal.com’a konuşan Emekli Hava Tuğgeneral Dr. Hüseyin Fazla ise sistemin önemini şu sözlerle konu alıyor: “GÜRZ her şeyi tek bir 8×8 zırhlı vasıta üstünde toplayan hibrit bir sistem olarak durağan(durgun) tesislerin nokta hava savunmasını yapmanın yanında bilhassa hareket halindeki askeri birliklerin, zırhlı mekanize tugayların öz savunmasını gerçekleştirebilecek kabiliyetlerle donatılmış kısa menzilli bir hava müdafa sistemidir. Sistem; Hibrit tabanca ailesi konseptine dayanan Katmanlı Hava Müdafa yapmak için tasarlandı. Uzaktaki hedefleri ilkin füzelerle engeller; füzeleri atlatan yada oldukça yakından yaklaşan mikro-İHA benzer biçimde hedefleri ise hedefin türüne gore otomatikman tabanca seçimi icra eden vazife bilgisayarı ile maliyet-etkin bir çözüm sunarak tabanca seçimi yapar. Roket yada 35 mm parçacıklı cephaneden uygun olanı hedef ve menzile gore seçerek hedefi imha eder.”
HEDEF TAKİP ÖZELLİĞİ
Fazla, ek olarak, şu detayları de verdi: “GÜRZ, Türkiye’nin katmanlı hava müdafa ağı olan Çelik Kubbe’nin en yakın mesafedeki ve en tehlikeli sonuç müdafa halkalarından birini oluşturuyor. Sistemi öteki hava müdafa araçlarından ayıran en mühim özellik, top ve değişik menzillerdeki füzeleri aynı platformda birleştirmesi. KORKUT daha oldukça top, SUNGUR ise roket odaklı vazife yaparken GÜRZ, iki kabiliyeti tek araçta topluyor. Kendi radar ve elektro-optik sistemleri yardımıyla hedefi tespit edip takip edebiliyor ve uygun silahla karşılık verebiliyor. AESA radarları ile ATOM akıllı cephanesi da bilhassa İHA’lar ve duyarlı güdümlü cephanelere karşı etkinliğini artırıyor.”
