Vaka, 2 Aralık 2025’te Ankara’nın Çubuk ilçesinde meydana geldi. Hususi okulda eğitim gören 7’nci derslik talebesi Asya Ç., solunum esnasında koridorda koşarken, aniden dışarıya doğru oluşturulan öteki sınıfın kapısına çarptı. Kapının metal kolu Asya Ç.’nin koluna çarpıp 15 santimetre derinliğinde kesik oluşturdu, 2 ana atardamarı ile tendon ve kaslarında hasar meydana geldi. Aile, 2 operasyon geçiren Asya Ç.’nin sağ işaret parmağında işlev kaybı oluştuğu ve bacağından damar nakli yapılarak ölümden döndüğü nedeni öne sürülerek okul yönetimi hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na kabahat duyurusunda bulunup, Ankara Tüketici Mahkemesi’nde de tazminat davası açtı. Savcılık soruşturması kapsamında hazırlanan bilirkişi raporunda, kazanın öngörülebilir olduğu değerlendirildi. Raporda kazanın meydana gelmesinde okul müdürü T.U. asli, talebe Asya Ç. ise ikincil kusurlu bulunmuş oldu.
‘DENETİM EKSİKLİĞİ OLDUĞU ORTAYA ÇIKTI’
Ailenin avukatı Handan Sayan Özgül, olayın üstünden 9 ay geçtiğini sadece Asya’nın hemen hemen iyileşmediğini belirterek, “Okulda ciddi bir güvenlik ve denetim zafiyeti var. Bunun üstüne biz Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuruda bulunduk. Başvurumuz sonucunda savcılık fazlaca süratli bir halde harekete geçti ve bilirkişi raporu aldırıldı. Bilirkişi raporunda okulun ciddi bir denetim eksikliği olduğu ortaya çıktı. Bilhassa gözetmen öğretmen bulundurmadığı ortaya çıktı. Teknik değerlendirme sonucunda okul müdürünün bu vakada asli kusurlu olduğu ortaya çıktı. Şu sebeple organizasyonel ve denetimsel eksiklikler ortaya çıkmış oldu. Bu yüzden biz okulumuzun ciddi manada görevli bulunduğunu düşünüyoruz” dedi.
‘OKULUN CİDDİ BİR ÖNLEM ALMASI GEREKİYOR’
Avukat Özgül, şikayetlerinin sonuna kadar takip edeni olacaklarını belirterek, “Ek olarak tazminat davası açtık. Davalarımız devam ediyor. Bilhassa tedavi sürecindeki tüm harcamaları müvekkilimiz karşıladı. Okul herhangi bir halde destek olmadı. Bunun haricinde evladımız okula gidemedi. Okula devam edemediği sürelerde de okul parasını tertipli olarak okul bizlerden eğitim etti. Çocuklarımızı eğitim kurumlarına bırakırken güvende olmalarını bekleriz. Çocuklar okula yalnız eğitim görmeye gitmiyorlar; sosyalleşmeye gidiyorlar, teneffüslerde sınıflardan çıkıp koşturuyorlar. Bunlar olabilecek şeyler açıkçası. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın almış olduğu bilirkişi raporunda da belirtildiği benzer biçimde çocuklar sınıftan hep birlikte çıkıyorlar, koridorda koşturuyorlar. Bununla ilgili nezaret ve denetim hükümlülüğü olan okulun ciddi bir tedbir alması gerekiyor. Bilhassa gözetmen öğretmen bulundurması gerekiyor. Çeşitli destek sunar sağlaması gerekiyor ve kapı kollarının evlatlarının sağlığına zarar vermeyecek şekilde dizayn edilmesi gerekiyor. Somut vakamıza bakılmış olduğu süre kapı kolunun evlatlarının kollarına zarar verilebilecek özellikte olduğu belirtilmiştir. Biz bilhassa kapı kollarının yeniden değiştirilmesini talep ediyoruz” dedi.
‘OKULDAKİ TEHDİT DEVAM EDİYOR’
Avukat Özgül, “Bu okuldaki tehdit devam ediyor. Başka bir çocuk da bu okulda zarar görebilir. Şu sebeple kapı kolları evlatların oynamasına, hareketliliğine müsaade edebilecek şekilde dizayn edilmemiş. Okul yönetiminden de şöyleki bir tepki aldık; ‘Burada bizim bir sorumluluğumuz yoktur. Buradaki görevli şahıs, okulun temizliğinden görevli olan hanımefendidir.’ Ikimiz de savcımızla görüştük, ‘Bizim bu kişiyle ilgili bir şikayetimiz dahi yok’ dedik. Bu kişinin görevli bulunduğunu düşünmüyoruz. Biz burada okulun lüzumlu denetim yapmadığını, önlenebilecek olan açık tehdide karşı herhangi bir tedbir almadığını ifade ettik. Ve bilirkişi raporu çıktı. Okulun burada görevli bulunduğunu, temizlikçi hanımefendinin herhangi bir sorumluluğu olmadığı açıklandı. Şu an soruşturma devam ediyor. Ne olursa olsun sorumluların ceza almasını istiyoruz. Ve cezanın haricinde da okulun lüzumlu tedbirleri alarak başka evlatların mağdur etmesini, engellenmesini istiyoruz. Çocuğun elini ziyan olmuş olmasının, çocuğun ekonomik geleceğine ciddi bir zarar vereceğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.
