ABD Merkez Bankası (Fed), Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Japonya Merkez Bankası (BoJ) enflasyon risklerinin gölgesinde bu hafta para politikası kararları alacak.
AA muhabirinin derlediği bilgilere nazaran, yüksek seyreden enerji fiyatlarının küresel ölçekte enflasyon görünümüne tesirleri ve suni zeka yatırımlarının sürdürülebilirliğine ilişkin endişeler yatırımcılar tarafınca takip edilirken, üç büyük merkez bankasının açıklayacağı faiz kararları piyasaların odağına yerleşti.
Orta Doğu’da süregelen gerilimlerin tekrardan artabileceği endişeleri son dönemde enerji maliyetlerini yukarı itti. Petrol fiyatlarındaki artışın enflasyonu tekrardan hızlandırabileceği ve merkez bankalarının faizleri beklenenden daha uzun süre yüksek tutabileceğine yönelik öngörüler güçleniyor.
Fed’in faiz sonucu 28 Ekim Çarşamba günü, ECB’nin sonucu 29 Ekim Perşembe günü, BoJ’un sonucu ise 30 Ekim Cuma günü açıklanacak. Fed, ECB ve BoJ’un bu hafta gerçekleştireceği toplantılarda siyaset faizlerini durağan(durgun) tutması beklenirken söz mevzusu bankaların aralıkta ise faiz artırımına gidebileceği ihtimalleri kuvvetli kalmaya devam ediyor.
Bankaların karar metinlerinde vereceği mesajlar ve gelecek döneme ilişkin para politikası sinyallerinin de varlık fiyatlarının yönü üstünde belirleyici olması planlanıyor.
FED VE MESAJLARI
Küresel finansal sistemin merkezindeki en etkili para otoritesi olan Fed’in öteki merkez bankalarını da yönlendirme gücü bulunuyor.
Bu çerçeveden bakıldığında Fed’in atacağı adımlar ve bilhassa Fed Başkanı Kevin Warsh’un yapacağı sözle yönlendirmelerin küresel ölçekte finansal koşulların seyrini etkilemesi planlanıyor.
Eylül ayında siyaset faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4 aralığına yükselten Fed’in bu toplantısında ileriye dönük sunulacak politikalar enflasyon görünümü ve faiz beklentileri açısından ehemmiyet taşıyor.
Analistler, ABD’de enflasyonun yüksek seyretmesinin, para politikasında gevşeme beklentilerini sınırladığını ve faizlerin uzun süre yüksek kalabileceğine yönelik değerlendirmeleri güçlendirdiğini belirterek, bundan dolayı Fed’in karar metninde enflasyon risklerine ve ilave sıkılaşma ihtimaline ilişkin ifadelerin, dolar ve ABD tahvil getirileri açısından dikkatle takip edileceğini söylemiş oldu.
AVRUPA MERKEZ BANKASI
ECB’nin toplantısında Avro Bölgesi’nde enflasyonun seyri, ekonomik gelişme görünümü ve enerji fiyatlarındaki yükselişin fiyat istikrarına ihtimaller içinde tesirleri öne çıkacak.
Banka, eylül ayında 3 temel siyaset faizini 25 baz puan yükseltmişti. Bu hafta gerçekleştirilecek görüşmede faiz kararının yanı sıra ECB Başkanı Christine Lagarde’ın açıklamalarının da bankanın gelecek dönemdeki siyaset yaklaşımına ilişkin ipuçları vermesi planlanıyor.
ECB’nin söz mevzusu görüşmede 3 temel siyaset faizini durağan(durgun) tutması planlanıyor. Sadece yüksek petrol tutarları ve enflasyon riskleri sebebiyle ECB’nin sonraki toplantılarda faiz artırabileceğine yönelik beklentiler kuvvetli kalıyor.
Bunların yanı sıra Fransa’da şiddetlenen sokak olaylarının kamu maliyesini tehlikeye sokması üstüne, Fransa devlet tahvillerindeki satış baskısı derinleşti. Fransa’da artan borçlanma maliyetlerinin bölge geneline yayılma riski sürerken ECB’nin sonucunda bu durum karşısında adım atılıp atılmayacağına ilişkin sinyaller aranacak.
Ayrıca, Fransa’nın 10 senelik tahvil faizi yüzde 5,07’ye çıkarak 2002’den bu yana en yüksek seviyeyi görmüş oldu. Ek olarak 2013 yılından bu yana ilk kez Fransa’nın 10 senelik tahvil faizi, ABD’nin 10 senelik tahvil faizini geçti.
Makroekonomik veri tarafında Almanya’da eylül ayına ilişkin Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) aylık yüzde 1,9, senelik yüzde 6,7 artarak beklentilerin üstünde gerçekleşirken ağustosa nazaran de hızlandı. Ülkede ÜFE, senelik bazda Mart 2023’ten bu yana en süratli artışını kaydetti.
JAPONYA MERKEZ BANKASI
Orta Doğu’daki gerilimlerin sonucunda petrol fiyatlarının yükselmesi enerji maliyetleri ve enflasyon endişelerini artırırken bu durum bilhassa enerji ithalatına bağımlı Asya ekonomileri açısından negatif bir unsur olarak kalmaya devam ediyor.
Japonya’da enflasyon eylülde senelik bazda yüzde 2,1 ile beklentilere paralel gerçekleşti. Ülkede çekirdek enflasyon ise 9 ay sonrasında ilk kez eylülde yüzde 2’nin üstüne çıktı. Ülkede çekirdek enflasyonun BoJ’un yüzde 2 olan çekirdek enflasyon hedefinin üstüne sıçraması, bankaya yönelik “şahin” beklentileri kuvvetlendirdi.
Piyasalarda BoJ’un bu hafta siyaset faizini durağan(durgun) bırakacağı sadece aralık toplantısında faiz artırımına gidebileceği ihtimalleri terfi etti.
BoJ, eylül ayında siyaset faizini yüzde 1,25 seviyesine yükseltmişti. Enflasyonun görünümü, ücret artışları ve ekonomik aktivite, BoJ’nin para politikasına ilişkin beklentilerde belirleyici unsurlar içinde bulunuyor.
Japonya’da ihracat eylülde senelik bazda yüzde 16,7 artarak beklentilerin altında kalırken ağustosa nazaran de yavaşladı. Japonya’nın ihracatındaki artışta yarı iletkenlere ve suni zeka ürünlerine yönelik kuvvetli talep etkili oldu.
Analistler, üç büyük merkez bankasının kararlarının yanı sıra faizlerin gelecekte izleyeceği patikaya ilişkin yönlendirmelerin küresel piyasaların seyri açısından ehemmiyet taşıdığına işaret etti.
Enerji tutarları kaynaklı enflasyon risklerinin güçlenmesi halinde faizlerin yüksek kalacağı beklentisinin tahvil getirileri üstünde yukarı yönlü baskı oluşturabileceği, bunun da hisse senetlerinin değerlemeleri ve küresel risk iştahı üstünde etkili olabileceği değerlendiriliyor.
