1. Haberler
  2. Yerel
  3. Bu beni ilk günden etkiledi

Bu beni ilk günden etkiledi

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Shakhtar Donetsk Teknik Direktörü Arda Turan; Ukrayna’daki futbol ikilmi, Shakhtar Donetsk ile bugüne kadarki serüvenini ve Konuşma Ligi’ndeki hedefleri hakkında İspanya’dan MARCA’ya açıklamalarda bulunmuş oldu.

Arda Turan, Shakhtar Donetsk ile futbola bakış açılarının uyumlu olduğundan bu deneyimi yaşadığını aktardı.

İşte Arda Turan’ın MARCA’ya verdiği röportaj:

Bu bir rastlantı mü, yoksa kaderinde mi yazılı ki Atlético, Şampiyonlar Ligi finaline çıkma biletini gene Londra’da oynayacak ve Arda Turan da orada teknik direktör olarak ilk finaline yetişme fırsatını yakalayacak? Üstelik benzer bir durumda: Atlético, favori gösterilen Arsenal’i yenmek zorunda ve Shakhtar ise ilk maçtaki yenilginin arkasından daha da sıkıntılı bir durumda. 2014’teki başarının tekrarlanma ihtimalini görüyor musunuz?

Arda Turan: “Hayatta bazı şeylerin alınyazısı olduğuna inanıyorum. Mesela, La Liga’yı kazandığımız yıl, Málaga’yı yenmiş olsaydık, Calderón’da şampiyon olacaktık, fakat alınyazısı bizlere Camp Nou’da şampiyonluk kazanma fırsatı verdi. Ümit ederim alınyazısı gene benzer bir senaryo yazıyordur ve hem biz hem de Atlético de Madrid, finale yükselen iki ekip olarak Londra’dan ayrılırız. Eğer bir zamanlar kırmızı-beyaz formayı giydiyseniz, ya da o ailenin bir parçasıysanız ya da taraftarlarından biriyseniz, rakibinizi asla favori olarak görmezsiniz. Benim için normal olarak bu turdaki favori Atlético Madrid.”

2014’teki o galibiyeti iyi mi hatırlıyorsunuz?

Arda Turan: “O maç, o takımın gerçek enerjisini yansıtan bir maçtı. Maça geride başlamamıza karşın finale çıkmayı başardık. Ek olarak Simeone’nin taktiksel dehasını bir kez daha gördüğümüz bir maçtı. Maç öncesinde Hazard’ın esin verici oyununa dikkat çekmiş, sadece bilhassa Stamford Bridge’de Chelsea’nin savunmada boşluklar bıraktığını belirtmiştiniz. Ikimiz de sağ kanattan gol bulduk. O maçla ilgili iki şey söyleyebilirim: Takımımız asla pes etmedi ve Simeone’nin taktiksel dehası.

35. dakikada Torres’in Chelsea adına attığı golle işler karıştı, sadece sekiz dakika sonrasında Adrián, Tiago’ya yapmış olduğu pasla süregelen bir pozisyonun arkasından skoru eşitledi. Simeone dönem içinde size ne söylemiş oldu?

Arda Turan: “Simeone asla pes etmez. Bu tür durumlarda devamlı bizim yanımızdaydı, karizmasını ve desteğini devamlı hissediyorduk. Esasen 1-1 berabereydik. Bizlere bir adım bile geri çekilmememiz icap ettiğini ve kendi oyunumuzu oynamamızın kafi olacağını söylemiş oldu. Ikimiz de öyleki yaptık. Ümit ederim bu hafta Londra’da hem Atlético Madrid hem de Shakhtar için benzer bir öykü yaşarız. Bunu kaderin güzel bir tesadüfü olarak görebiliriz.”

Peşinden, 60. dakikada Diego Costa penaltıdan gol attı ve on dakika sonrasında siz de topu üst direğe çarptırıp seken topu ağlara göndererek maçı bitirdiniz. Bu, Atlético’da attığınız en mühim gol müydü? Iyi mi hatırlıyorsunuz?

Arda Turan: “Atlético Madrid’de gururla hatırladığım pek oldukca an var. Chelsea’ye attığım gol de onlardan biri. Bu golün bu kadar akılda kalmasının sebebi, gol sonrası yaptığım luk gösterisinin ikonik hale gelmesidir. Şu anda internette en oldukca kullanılan fotoğrafım muhtemelen o luk gösterisidir. Bu yüzden o anı devamlı oldukca hususi bir şey olarak hatırlıyorum. Doğal ki, bu golün Atlético Madrid tarihinde de oldukca mühim bulunduğunu düşünüyorum, zira bizi Şampiyonlar Ligi finaline taşıyan gollerden biriydi.”

Simeone, Real Madrid ve Barcelona şeklinde iki devle başa çıkmayı başardı. Arda ise Ukrayna’nın en büyük kulübüne yeni bir nefes getirdi. Aralarında bir benzerlik var mı?

Arda Turan: “Aslen, durumlar birbirinden oldukca değişik. La Liga’yı kazandığımızda, kim bilir tarihin en iyi iki takımıyla karşı karşıyaydık. Onları yenmenin tek yolu, onlardan daha oldukca istemek, daha oldukca çalışmak ve daha oldukca savaşım etmekti. Bireysel olarak bizlerden daha iyilerdi, fakat ekip olarak biz daha iyiydik. Hakikaten mükemmel bir takımız; aramızda görkemli bir dostluk ortamı vardı. Beraber kazanıyorduk, beraber keyif alıyorduk ve gerektiğinde beraber acı çekiyorduk. Atlético’nun sırrı buydu. Shakhtar, büyük bir geleneğe haiz ve başarısı DNA’sında olan bir kulüp. Kulübü o başarıya ulaşmış günlere geri döndürmek istiyoruz. Burada da mükemmel bir aile ortamı var. Bu açıdan, onu benim dönemimdeki Atlético Madrid ile karşılaştırabilirim.”

Arda’nın Shakhtar’daki sezonu, savaşın tesirleri sebebiyle hususi bir öneme haiz. Polonya’da Conference League maçları oynamak ve sahada geçirdiğiniz zamandan daha çok saatinizi gezi ederek geçirmek iyi mi bir duygu?

Arda Turan: “Her şeyden ilkin şunu söylemek isterim: Koşullarımız ne kadar zor olursa olsun, kulübüm bizlere en iyi ortamı sağlamak için elinden geleni yapıyor. İnanın bana, bu {hiç de} kolay değil; saha içindeki çabaya ek olarak saha haricinde da büyük bir çaba var. Kulübümüzün tüm profesyonellerine bir kez daha teşekkür etmek isterim. Lig, Avrupa maçları, seyahatler… Bunların hepsini topladığınızda, oldukca zor bir süreçten geçtiğimizi söyleyebilirim. Kimi zaman dinlenmek yada antrenman yapmak için bile süre bulamıyoruz. Oyuncularım oldukca genç ve maçlardan sonrasında sekiz yada on saat devam eden otobüs yolculukları da onların sağlığını etkiliyor. Kimi zaman hangi şehirde olduğumuzu bile unutuyoruz. Bu yıl muhteşem bir özveri ve çaba ile yolumuza devam ediyoruz. Mesela, Ukrayna’daki rakiplerimizden ortalama 20 Avrupa maçı daha çok oynadık. Bu maçların her biri, yurtdışına uzun yolculuklar ve sınırlarda beklemeler gerektiriyor. Bu oldukca zor bir edinim, fakat bundan ders çıkarmaya çalışıyorum.”

Shakhtar Donetsk’ten teklif aldığınızda tereddüt etmediniz mi?

Arda Turan: “Dürüst olmak gerekirse, normal olarak kimi zaman tereddütleriniz olur, sadece ben Shakhtar’ın oyun kültürüne ve futbol organizasyonuna büyük itimat duyuyordum. Ek olarak kendi oyun felsefeme ve sistemime de oldukca güveniyorum. Asla tereddüt etmedim desem yalan olur, fakat devamlı başarıya ulaşmış olacağımıza inandım. Eyüpspor’da çalışırken, teknik ekibime Barcelona yada Atlético’da çalışıyormuşuz şeklinde antrenman yapmamız icap ettiğini söylerdim. Kısaca aslen Shakhtar’daki bu deneyime hazırdık. Hayal kurmakla bu hayalleri gerçeğe dönüştürmek oldukca değişik şeyler. Planlarım ve hayallerim vardı, fakat bu tarz şeyleri gerçekleştirmek için sıkıntılı bir yol olacağını biliyordum. Ilk olarak, Ukrayna Ligi’ni yeniden kazanmak istiyorduk. Bununla beraber, Avrupa’da mümkün olduğunca ilerlemek ve edinim kazanmak da hedeflerimiz arasındaydı. Şu ana kadar her iki turnuvada da pozitif yönde bir süreç geçirdiğimizi söyleyebilirim.”

Bu teklifi kabul etmenizin en mühim sebebi neydi?

Arda Turan: “Shakhtar, büyük bir futbol kültürüne haiz oldukca mühim bir kulüp. Avrupa’da şampiyonluklar kazanmış ve oldukca mühim oyuncular yetiştirmiş bir organizasyon. Kulüp başkanı Rinat Akhmetov’un inanılmaz bir vizyonu var ve bunu ilk andan itibaren hissedebiliyorsunuz. CEO’muz Serhii Palkin ve sportif direktörümüz Dario Srna bana muhteşem bir emek verme ortamı sunuyor. Buradaki kültürü ve deneyimi kendi hayallerimle birleştirebileceğim için mutluyum. Shakhtar tutkulu bir kulüp; buradaki hepimiz işine son aşama bağlı. Bu beni ilk günden itibaren etkiledi. Ben, oyuncu olduğum zamanlarda olduğu şeklinde, şimdi de teknik direktör olarak yaptığım işe tutkuyla bağlı biriyim. Burada hem kendi hayallerimi hem de kulübün hayallerini gerçekleştirebileceğimi hissettim. İlk günden itibaren asla tereddüt etmedim.”

Şimdi, dönemin getirmiş olduğu bir bakış açısıyla, antrenörlükteki üçüncü yılınızda yurtdışına gitmenin yürekli bir karar bulunduğunu mu düşünüyorsunuz, yoksa bunun doğru süre bulunduğunu mu düşünüyordunuz?

Arda Turan: “Iyi mi bakıldığına bağlı. Bir tek süre açısından bakılırsa yürekli bir karar şeklinde görünebilir, sadece planlama açısından bakıldığında, bunun erken ya da bilhassa riskli bir karar bulunduğunu düşünmüyorum. Normal olarak ilk üç yılımda edinim kazandım ve hala kazanmaya devam ediyorum, sadece bu sonucu verirken bir sonraki adıma hazır olduğumu biliyordum. Bunu bir tek yurtdışında çalışmak olarak görmedim. Yurtdışına gitmek önemlidir, sadece doğru kulübe gitmek daha da önemlidir. Shakhtar’ı seçmem bu şekilde değerlendirilmelidir. Hedeflerimiz, hayallerimiz ve futbol felsefemiz örtüştüğü için bu sonucu oldukca kolay verebildim.”

Sadece sahada olduğundan daha çok sorunla uğraşmak zorunda kalıyor.

Arda Turan: “Bunu devamlı dile getiriyorum. Shakhtar’ın profesyonelleri bizlere muhteşem bir emek verme ortamı sağlıyor. Mevcut koşulların bizi olabildiğince azca etkilemesi için ellerinden geleni yapıyorlar. Bu yüzden onlara oldukca minnettarım.”

Arda Turan’ın teknik direktör olarak futbol felsefesini iyi mi tanımlarsınız?

Arda Turan: “Simeone’den oyunun müdafa yönündeki ayrıntılarını öğrendim: markaj açıları, iki oyuncunun bir oyuncuyu ne süre savunması gerektiği, topu ne süre ve nereye uzaklaştırmak gerektiği ya da müdafa bloğunu iyi mi organize edeceğimi. Ek olarak, beraber savaşım ederseniz sonuna kadar gidebileceğinizi de öğrendim. Luis Enrique’den ise atak çözümlerini ve dizilişleri öğrendim. Fatih Terim’den ise sayılara ve dizilişlere değil, sisteme ve kurallarına odaklanmayı öğrendim. Ondan motivasyon ve oyuncularla ilişkiler mevzusunda da oldukca şey öğrendim. Hepsi oldukca çalışkandı. Onlardan oldukca şey öğrendim, minnettarım ve ümit ederim bigün bana öğrettiklerini takımımın oyununda görebilirler.”

Sürem başlangıcında seçim yapma şansınız olsaydı, önümüzdeki Pazar günü kazanabileceğiniz Ukrayna Ligi şampiyonluğunu (dört maç kala LNZ’ye karşı 10 puan farkla önder) mı, yoksa Conference’ı mı tercih ederdiniz?

Arda Turan: “İkisini de seçerdim. Ben, katılmış olduğu tüm turnuvalarda başarıya ulaşmış olmak isteyen bir teknik direktörüm. Bu, kulübümün DNA’sının da bir parçası. Oyuncularım da aynı tutkuyu paylaşıyor. Bu yüzden sürem başlangıcında bir seçim yapmazdım, şimdi de yapmıyorum. Her maçı kazanmak için sahaya çıkıyoruz. Katıldığımız tüm turnuvalarda zirveye ulaşmak istiyoruz, bununla birlikte bireysel ve ekip olarak gelişmeye devam ediyoruz.”

Aslen, Shakhtar Donetsk’in başarısı, oldukca genç oyunculardan oluşan bir ekibe güvenmiş olmaları göz önüne alındığında daha da takdire şayan.

Arda Turan: “Oyuncularımızın kaydettiği ilerleme inanılmazdı. Ek olarak, Shakhtar kadrosunda asla olmadığı kadar oldukca genç oyuncumuz var. Bu oyuncular Brezilya’nın U18, U19 ve U20 ulusal takımlarında içeriyor ve önlerinde parlak bir gelecek var. Sadece süre değişti ve onlarla değişik bir yazışma yöntemi benimsememiz gerekiyor. Artık onlara uygun eğitim şekilleri değişik ve ikimiz de onların dünyadaki gelişim sürecine saygı duyuyoruz. Onlara hem Ukrayna liginde hem de Avrupa kupalarında dengeli bir gelişim süreci sunmaya çalışıyoruz. Onları korumak ve uzun vadeli bir gelişim planı yapmak istiyoruz. Genç oyuncularımızın bir çok, şimdiden dünya futbolunun dikkatini çekmeye başladı. Zaman içinde çağıl futbolun gelişimine doğru bir halde uyum sağlayacaklarını ve mümkün olan en iyi şekilde gelişmeye devam edeceklerini düşünüyorum.”

Bu beni ilk günden etkiledi
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com
KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.