1. Haberler
  2. Magazin
  3. Atiye” dizisi çalıntı mı? “İzledikçe beynimden aşağı kaynar sular indi

Atiye” dizisi çalıntı mı? “İzledikçe beynimden aşağı kaynar sular indi

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Dijital içerik platformu Netflix’in iç yapımlarından, Beren Saat ve Mehmet Günsur’un başrolünü oynadığı “Atiye” adlı 3 sezonluk dizinin senaristliğinin kendi kitabından çalıntı bulunduğunu iddia ederek dava açan yazar Ece Özbaş hakkının teslim edilmesini istedi. Özbaş, kitabı yazdığı 10 senelik süreci, dizinin senaristliğinin çalıntı bulunduğunu anladığında hissettiklerini ve mahkeme sürecini İhlas Haber Ajansı (İHA) Muhabirine söyledi.

“İlk romanımı uzun bir araştırma sürecinin arkasından kaleme aldım”

30 senelik editörlük tecrübesinin arkasından yazarlık serüvenine başladığını dile getiren Ece Özbaş, ilk romanı olan “Sihrin Kovulmuş Melekleri”ni uzun bir araştırma sürecinin sonunda kaleme aldığını söylemiş oldu. Kitabın mevzusunun, Kur’an-ı Kerim’de Bakara Suresi’nde geçen ve insanlara sihir öğreten Harut ve Marut’tan yola çıkan Özbaş, Mezopotamya’nın mistik atmosferinde geçen bir kurgu oluşturmak için dinler zamanı profesörleri ve mitoloji uzmanlarıyla görüştüğünü, Mardin, Şanlıurfa ve Gaziantep şeklinde şehirlere seyahatler düzenlediğini söyledi.

“Bu kitap benim için mühürdü”

Romanının tanıtımını Ekim 2017’de yaptığını kaydeden Özbaş, “Yazarken değişik insanlarla, profesörlerle görüşmeye devam ettim. Mardin’e, Şanlıurfa’ya gittim, orada beslendim. İnsanların ve kurumların oldukça güzel yardımları oldu ve romanı kaleme aldım. Gösterildi. Bunun için teaser (fragman) hazırladım, Ekim 2017’de toplumsal medyada yayınlamaya başladım. Birçok meşhur isim de yayınladı, bir sürü şahıs haberdar oldu. Bu roman bir trio ve benim için büyük bir projeydi. Hala o şekilde. Her kitaba hususi sembol tasarladım. Şu sebeple bu benim için bir mühürdü. Bu sembollerin sebebi de 3. romanda öğrenilecekti ki öğrenilecek. İlk iki kitabı yazdım. İlk kitap benim için hakkaten coşku verici yolculuktu” diye konuştu.

“Şengül Boybaş’tan ‘alıntı’ demişlerdi fakat o da dava açtı”

Dizinin senaristliğinin resmi olarak Şengül Boybaş’ın “Dünyanın Uyanışı” adlı kitabından uyarlandığının belirtildiğini hatırlatan Özbaş, garip bir durumu da ilk kez açıkladığını söylemiş oldu. Özbaş, “Şengül Hanım başka bir roman kurgusu için benimle görüşmeye başlamıştı. Hemen sonra başka bir editörle çalışmak istediğini söylediği için yollarımızı ayırdık. Alınma, kırılma da olmadı. Maillerimiz de duruyor. O süreçte romanımdan da bahsetmiştim. O da bu yolculuğu biliyordu. İşin garip yanı şu; O da ‘Bu benim kitabımdan alınmadı, başka birinden alınmış’ diye yapımcıya dava açtı. ‘Dizi benden alınmadı’ diye bilirkişi raporu düzenletmiş. Onun davası da hemen hemen neticelenmedi fakat karşı tarafın avukatı da ‘Bizlere hepimiz dava açıyor, yaratı sahibi bile dava açtı’ diyerek mağduriyet meydana getirmeye çalışıyor. Sanki onların üstünden emek hırsızlığı yapıyormuşum şeklinde davranıyorlar” şeklinde konuştu.

“İzledikçe beynimden aşağı kaynar sular indi”

Romanının tanıtımını Ekim 2017’de yaptığını, “Atiye” dizisinin ise Aralık 2018’de yayımlandığını belirten Özbaş, diziyi izlediğinde büyük bir şok yaşadığını dile getirdi. Özbaş, süreci şöyleki söyledi:

“Kitabımın gösterim yönetmeni dost diziyi seyredip izlemediğimi sordu, hemen hemen izlememiştim. ‘Kitabınla o denli benzerlik var ki’ dedi. ‘Yok canım’ dedim fakat izlemeye başladım. İzledikçe beynimden aşağı kaynar sular indi. Karakterlerin birçoğu, olayın örgüsü benziyor. Yalnız içinde Harut ve Marut yok. Kendimi sakinleştirdim, ‘Derhal atlama’ dedim. Başka dostlar da aynı şeyi söylemiş oldu. Sonrasında avukatlara da danıştım. Birkaç avukat arkadaşa da izlettim. Üzülerek dediler ki ‘Ece yüzde 50’nin üstünde senden alınmış’. Ciddi olarak bir araştırma sürecine girdik ve dilekçe verdik. Mecburen Netflix’e dava açtık bu sebeple iç yapımdı. Kanal bundan haberdar mıdır bilemiyorum fakat yapımcıya ve Netflix’e dava açtık”

“Cevherimi hiç kimseye kaptırmak istemiyorum”

5 senedir devam eden dava sürecinde ilk bilirkişi raporunun, dizide yüzde 70 oranında intihal olduğu yönünde geldiğini ifade eden Özbaş, “Karşı taraf aynı bilirkişiye oranı iyi mi verdiklerini sorup açıklamalı rapor istedi. Rapor da yazıldı; gene yüzde 70. Sonrasında hakim değişti, yine bilirkişi istendi ve sonrasında bir kez daha bilirkişi istendi. Öteki iki bilirkişi ‘benzerlik var fakat’ dedi, açıklamasını yapmadı. Niçin bu kadar açıklamasız kalıyor, asla bilmiyorum. Ve sonrasında basına yansıttık. Şu sebeple karşı taraf ‘Siz bizlerden faydalanmaya çalışıyorsunuz’ diyor. Ben de ‘Hayır, siz benden faydalandınız’ diyorum. 10 senelik araştırma sürecim var. Emek emek, tek tek bölgeyi gezerek bağımsız bir yazar olarak yaptım. Bunların hepsi bununla birlikte mali olarak da bir kaynak. Hayata bilgiyle, emekle ve tecrübeyle bakan bir insanım. Kimsenin bilgisinde gözüm yok. Bilgiyi ben alıp işliyorum, cevher bende. Kendi çıkardığım, işlediğim bir cevheri de hiç kimseye kaptırmak istemiyorum” dedi.

“Önümü tıkadınız”

Amacının hırs yada maddi bir beklenti olmadığını, tek isteğinin eserine sahiplenmek bulunduğunu vurgulayan Özbaş, bu davanın kariyerini de negatif etkilediğini belirtti. Özbaş, “Tv kanallarına yeni projeler götürdüğümde ‘Aman Atiye’ye benzemesin’ yanıtını alıyorum. Kendi projemden esinlenildiği iddia edilen bir iş yüzünden kendi önüm tıkanıyor. Bu oldukça trajik. Kendi projemden el çektiriliyorum, başka bir proje de ona benzemesin isteniyor. Ben bu yolculukta bu sebeple yürüyemiyorum. Ben yazının her alanında vardım, oldum. Öykü de yazdım, şiir de, kitap da, gazete tanıtım yazıları da yazdım. Röportajlar da yaptım. İstiyorum ki artık eserlerim ekranda görünsün, ben izleyeyim. Şimdi bu şekilde önümü de tıkadınız. Benden ne istiyorsunuz?” ifadelerini kullandı.

“Kaygım yok bu sebeple o benim eserim”

“Kimse benim emeğimi çalmasın” diyen Ee Özbaş, “Direkt benimle gelsin konuşsun, ben buna açığım. Niçin asla kaygım yok? Şu sebeple o benim eserim. Hiçbir kaygım yok. Bu iş benden yana bitecek bu sebeple adil olan bu. Para için savaşım etmek şeklinde bir önceliğim yok. Mühim olan haklı olmak. Benim hakkımı teslim etsinler. O eserin bana ilişkin olduğu söylensin” diye konuştu.

“Artık yazarken çalınır mı tedirginliğini taşımıyoruz”

Davaya tanıklık eden yazar Atilla Ağırbaş ise Özbaş’ın haklı olduğuna inandığını belirterek, “İkinci kitap olan Büyücü Ninva ve Gizli saklı Kabile’de beraber çalıştık. Birkaç mahkemesine tanıklık ettim. ‘Bu iş bitecek’ dediğimiz anda bir bakıyoruz hakim değişiyor. Vaka aniden başka bir şeye dönüşüyor. Biz kendimizi ve işimizi biliyoruz. Kendi enerjimize güveniyor ve bu işin bizlerden yana çıkacağına inanıyoruz. Şu sebeple adil olan bu. Biz üretiyoruz. Basit şeyler yazmıyoruz. Ece Hanım, Sihrin Kovulmuş Melekleri’ni yazdı. Atiye dizisinin 3 sezonunun da bitmesini bekledi ve sonrasında Mısır’da geçen ikinci kitabı Büyücü Ninva’yı o şekilde yazdı. Yazmak için bitmesini bekledi. Üçüncü kitabı da İrlanda Kelt bölgesinde yazacak ve trio bitecek. Artık yazarken çalınır mı tedirginliğini taşımıyoruz. Şu sebeple iyi mi tepki verileceğini gördüler. Bu yıl bu iş bitti. 2026 gelmeden adaletin bizim hakkımızı vereceğine inanıyoruz. Bizim yolumuz açılacak” dedi.

 

Atiye” dizisi çalıntı mı? “İzledikçe beynimden aşağı kaynar sular indi
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Sohbet Et

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.
WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com