Türkiye ile Libya içinde 2019’da imzalanan deniz yetki alanları mutabakatı, Libya’nın doğusundaki Temsilciler Meclisi’nin 20 Ekim’de anlaşmayı kabul etmesiyle tekrardan gündemin üst sıralarına çıktı. Reuters’ın haberine bakılırsa karar, senelerdir anlaşmaya karşı çıkan doğudaki Libya yönetiminin tutumunda değişikliğe işaret etti. Yunanistan, Mısır ve Cenup Kıbrıs Rum Yönetimi ise mutabakatın kendi deniz yetki alanı iddialarını ihlal ettiğini korumak için çaba sarfediyor. Gelişmenin arkasından Yunanistan ve Mısır, 2020’de imzaladıkları deniz yetki alanları anlaşmasının doğuya doğru genişletilmesi için görüşmeleri tekrardan başlatma sonucu aldı. Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis, Mısırlı mevkidaşı Bedr Abdülati ile yapmış olduğu görüşmenin arkasından, iki ülkenin deniz alanlarının belirlenmesine yönelik istişareleri sürdüreceğini deklare etti.
ATİNA DEVREYE GİRDİ
Yunanistan’ın gündeme getirmiş olduğu genişleme, mevcut anlaşmanın sona erdiği 28’inci meridyenin doğusundaki alanları kapsıyor. Bu bölge, Rodos ve Meis adalarının çevresindeki deniz yetki alanlarına ilişkin Türkiye ile Yunanistan’ın değişik görüşlere haiz olduğu sahaları da içeriyor. Yunanistan’ın 2020 anlaşmasını genişletme girişimi, Türkiye-Libya mutabakatına karşı Atina ile Kahire’nin ortak tutumunu güçlendirmeyi amaçlıyor.
TÜRKİYE’NİN TEKLİFİ
Ulusal Müdafa Bakanı Yaşar Güler, dün yapmış olduğu açıklamada Türkiye’nin Mısır’la deniz yetki alanlarını belirleyen bir antak kalma imzalamaya hazır bulunduğunu belirtti. Güler, “Mısır ülkemizle bu şekilde bir antak kalma imzalarsa Yunanistan’la yapabileceği ihtimaller içinde bir anlaşmaya bakılırsa ortalama 15 bin kilometrekare daha çok deniz yetki alanına haiz olacak” dedi. Güler’in açıklaması, Türkiye’nin Mısır’a yönelik teklifini yalnızca ikili ilişkiler açısından değil, Kahire’nin Doğu Akdeniz’deki deniz alanlarının büyüklüğü bakımından da gündeme taşıdı. Ankara’nın yaklaşımına bakılırsa Mısır, Yunanistan’la mevcut sınırlandırma hattını doğuya doğru genişletmek yerine Türkiye’yle direkt anlaşarak daha geniş bir deniz alanı elde edebilir.
ARADAKİ FARK NE?
Yunanistan ile Mısır, 6 Ağustos 2020’de Doğu Akdeniz’de münhasır ekonomik bölge sınırlandırma anlaşması imzaladı. Antak kalma, iki ülke arasındaki deniz alanlarının yalnızca belirli bir bölümünü kapsıyor. Antak kalma, 26’ncı ve 28’inci meridyenler arasındaki alanı sınırlandırdı. Böylece iki ülke, deniz yetki alanlarının tamamını belirlemek yerine ihtilaflı alanların bir bölümünü antak kalma haricinde bıraktı. Yunan basınından iefimerida’nın 23 Ekim tarihindeki haberinde, 2020 anlaşması kapsamında sınırlandırılan alanda Yunanistan’ın ortalama yüzde 44-45, Mısır’ın ise kalan oranı almış olduğu açıklandı. Haberde, görüşmelerin doğuya genişletilmesinin bilhassa Meis adasının deniz yetki alanlarına ne seviyede tesir edeceği mevzusunda yeni anlaşmazlıklar doğurabileceği kaydedildi.
DÖRTLÜ DİYALOG ÖNERİSİ
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da Mısır’ın Türkiye-Libya mutabakatına yönelik itirazlarının görüşmeler yöntemiyle ele alınmasını önerdi. Fidan, 23 Ekim’de yapmış olduğu açıklamada Türkiye, Mısır, İtalya ve Libya’nın aynı masada buluşarak Mısır’ın ve Libya’nın kaygılarını değerlendirebileceğini söylemiş oldu. Fidan, Ankara’nın Kahire’nin çekincelerini anladığını ve istişarelere açık bulunduğunu belirtirken, Yunanistan’ın Türkiye-Libya anlaşmasına karşı Avrupa Birliği nezdinde girişimlerde bulunduğunu da açıkladı. Türk Dışişleri Bakanı, dört ülkenin katılacağı bir görüşme mekanizmasının deniz yetki alanlarına ilişkin sorunların ele alınmasına olanak sağlayabileceğini kaydetti.
