Japonya’da popülist sağcı Başbakan Sanae Takaichi hükümetinin güvenlik ve müdafa yapılanmasını genişleten politikalarına yeni bir halka ekleniyor. NSBT Japan’ın hükümet kaynaklarına dayandırdığı haberine bakılırsa, geçici olarak “Foreign Intelligence Agency” (Dış İstihbarat Ajansı) adında olan yeni teşkilat, İngiltere’nin Secret Intelligence Service’i (SIS/MI6) ile Avustralya’nın ASIS yapılanmasını model alacak. Diplomatik, ekonomik ve ulusal güvenlik alanlarında yurtdışından insan istihbaratı (HUMINT) toplayacak teşkilatın gizli saklı haber alma faaliyetleri yürütmesi de öngörülüyor.
2027’DE FAALİYETE GEÇECEK
Planın temeli, iktidardaki Liberal Demokrat Parti (LDP) ile Japonya İnovasyon Partisi (JIP) içinde Ekim 2025’te imzalanan koalisyon anlaşmasına kadar uzanıyor. LDP’nin Ağustos ayında yayımladığı haber alma stratejisi önerisine bakılırsa teşkilat, Dışişleri Bakanı’nın nezaretinde sadece bakanlığın siyaset birimlerinden bağımsız etkinlik gösterecek. Bu sonbaharda oluşturulacak uzman kurulunun teşkilat yapısı ile lüzumlu yasal düzenlemeleri belirlemesi ve kurumun 2027 mali yılı sonuna kadar faaliyete geçirilmesi hedefleniyor.
Japonya’nın yeni dış haber alma teşkilatı için İngiltere’nin MI6 modeli öne çıktı. Tokyo, askeri kapasitesini genişletirken 2027 mali yılı sonuna kadar yurtdışında gizli saklı HUMINT faaliyeti yürütebilecek yeni servisi de oluşturmayı hedefliyor. (Reuters)
İSTİHBARAT YAPILANMASI BÜYÜYOR
Yeni servis, Japonya’da 31 Temmuz 2026’da kurulan Ulusal İstihbarat Bürosu’ndan (NIB) ayrı olacak. NIB devlet kurumları arasındaki haber alma paylaşımını koordine ederken yeni ajans direkt yurtdışında informasyon ve HUMINT toplamaya odaklanacak. Japonya Dışişleri Bakanlığı bünyesinde 2015’ten beri etkinlik gösteren Internasyonal Terörle Savaşım İstihbarat Toplama Birimi’nin (CTU-J) yetkileri ise terörle sınırlıydı. Yeni yapılanmayla Tokyo, harp sonrası dönemde uzun süre uzak durduğu örtülü dış haber alma faaliyetlerinde ABD ve İngiltere benzeri bir kapasite oluşturmayı amaçlıyor.
ÇİN İLE GERİLİMİN ORTASINDA
İstihbarat hamlesi, Japonya’nın müdafa harcamalarını ve uzun menzilli vurucu kapasitesini artırdığı, güneybatı adalarındaki askeri ve hava müdafa altyapısını sağlamlaştırdığı ve ABD ile güvenlik işbirliğini derinleştirdiği bir döneme de denk geliyor. Çin ile bilhassa Tayvan ve Doğu Çin Denizi ekseninde yükselen gerilim, Tokyo’nun güvenlik politikasındaki dönüşümün temel başlıklarından birini oluşturuyor.
