ABD’nin gizliliğini kaldırdığı danışma raporları ve diplomatik yazışmalar, Soğuk Harp döneminde Türkiye ile Washington içinde yaşanmış olan askeri ve siyasal anlaşmazlıkların ayrıntılarını ortaya koyuyor. Kıbrıs Sulh Harekatı’nın arkasından uygulanan Amerikan tabanca ambargosu, Türk ordusunun yedek parça ve askeri teçhizat ihtiyacını artırırken Ankara’yı değişik ülkelerden tabanca temin etmeye yöneltti. CIA raporlarında Türkiye’nin müdafa kapasitesi, ekonomik sorunları, Sovyetler Birliği ile ilişkileri ve NATO’daki konumu değerlendiriliyor. Belgelerde ek olarak Türkiye’deki Amerikan üslerinin geleceği ve Sovyetler Birliği’ne yönelik danışma uçuşları mevzusunda Ankara ile Washington içinde yaşanmış olan görüş ayrılıkları dikkat çekiyor.
19 Eylül 1979 tarihindeki 6939 numaralı gizli saklı telgrafta ise Amerikan danışma uçuşlarının Ulusal Güvenlik Kurulunda ele alındığı belirtiliyor. ABD’nin Ankara Büyükelçisi Ronald Spiers’ın Washington’a gönderilmiş olduğu telgrafa gore Başbakan Bülent Ecevit, Sovyetler Birliği’nin itiraz etmesi halinde Türkiye’nin Amerikan U-2 bulgu uçuşlarına izin vermeyeceğini bildirdi.
WASHINGTON’UN ANKARA HESABI
CIA raporları ve diplomatik yazışmalar, 1975-1979 yıllarında Türkiye ile ABD içinde yaşanmış olan anlaşmazlıkların askeri yardımların ötesine uzandığını gösteriyor. Tabanca ambargosu sebebiyle değişik ülkelerden askeri teçhizat arayan Ankara’nın Sovyetler Birliği ile ilişkileri de Amerikan istihbaratının takibindeydi. 1979 yılına gelindiğinde ise iki ülke içinde yeni bir ihtilaf ortaya çıktı. Washington, Sovyetler Birliği ile imzalanan SALT II anlaşmasının denetlenmesi için Türkiye üstünden danışma uçuşları gerçekleştirmek isterken Ankara, Moskova’nın ihtimaller içinde tepkisini gerekçe göstererek Amerikan taleplerine şartlar koydu.
10 GÜNLÜK HESAP
21 Şubat 1975 tarihindeki ve DCI/NIO 386–75 numaralı CIA raporunda, Türkiye’nin askeri teçhizatının yüzde 90’dan fazlasının Amerikan kaynaklı olduğu, hava araçlarında ise bu oranın ortalama yüzde 85’e ulaşmış olduğu belirtiliyor. Rapora gore ABD, 1950’den itibaren Türkiye’ye 3 milyar doların üstünde askeri teçhizat elde etmiş. En dikkat çekici değerlendirme ise ihtimaller içinde Türk-Yunan çatışmasına ilişkin. CIA raporunda, üst düzey Türk subaylarının değerlendirmelerine dayanılarak Yunanistan’la ihtimaller içinde bir harpte yedek parça stoklarının 7-10 gün içinde yetersiz kalabileceği belirtiliyor.
UÇAKLAR RİSK ALTINDA
CIA’nın aynı raporunda Türk Hava Kuvvetlerinin ambargodan en fazla etkilenecek kuvvet olduğu vurgulanıyor. Amerikan yedek parçalarının başka kaynaklardan sağlanamaması durumunda ortalama üç ay içinde ciddi bakım ve hazırlık sorunlarının ortaya çıkabileceği değerlendiriliyor. Türkiye’nin satın almış olduğu 40 tane F-4E cenk uçağından yalnızca 16’sının teslim edilmiş olduğu, ortalama 800 tankın modernizasyon planının da tehlikeye girmiş olduğu belirtiliyor. Raporda, Türkiye’nin NATO’nun ikinci büyük kara ordusuna haiz olmasına karşın müdafa sistemlerinin sürdürülebilirliği açısından Washington’a büyük seviyede bağımlı olduğu kaydediliyor.
MOSKOVA SEÇENEĞİ
Erişime oluşturulan raporlar, Amerikan tabanca ambargosunun arkasından Türkiye’nin değişik ülkelerden tabanca temin etmek için girişimlerde bulunduğunu gösteriyor. CIA’nın 1975 tarihindeki raporunda Batı Almanya, İtalya, İran ve Libya’nın yanı sıra Sovyetler Birliği de ihtimaller içinde kaynaklar içinde gösteriliyor. Amerikan istihbaratı, Ankara’nın Moskova’dan tabanca almayı o dönemde ciddi bir seçenek olarak görmediğini, sadece bu ihtimali Batılı müttefiklerine karşı diplomatik baskı amacıyla kullanabileceğini belirtiyor.
LİBYA’DAN ASKERİ DESTEK
CIA’nın 1975 tarihindeki raporunda Libya’nın Kıbrıs Sulh Harekatı esnasında Türkiye’ye yedek parça ve askeri araç-gereç elde etmiş olabileceği belirtiliyor. Amerikan istihbaratına gore Libya, Türkiye’nin İtalya’dan temin etmiş olduğu F-104 cenk uçaklarının finansmanına da katkıda bulunmuş oldu. Raporda iki ülke içinde askeri teçhizat üretimine yönelik iş birliği anlaşmasından söz edilirken Libya’nın elindeki tayyare ve tankların Türkiye’ye aktarma edilmesi ihtimali de değerlendiriliyor.
NATO’DAN AYRILIK TARTIŞMASI
ABD’nin Ankara Büyükelçisi Ronald Spiers’ın 13 Nisan 1979’da Washington’a gönderilmiş olduğu 2911 numaralı gizli saklı telgrafta, Türkiye’nin NATO içindeki konumu ve askeri gereksinimleri ele alınıyor. Telgrafa gore Türk Silahlı Kuvvetlerinin beş senelik modernizasyon programı için başlangıçta 10-15 milyar dolar olarak hesaplanan maliyet, daha sonraki değerlendirmelerde 3-4 milyar dolara indiriliyor. Spiers, Türkiye’de NATO’dan ayrılmayı korumak için çaba sarfeden çevrelerin bulunduğunu bildirirken, Başbakan Bülent Ecevit’in ittifak üyeliğini sürdürüp Amerikan askeri varlığını sınırlandıran Norveç ve Fransa modellerini değerlendirdiğini aktarıyor.
Erişime oluşturulan belgeler Türkiye’ye yönelik planlara ışık tutuyor.
ECEVİT’TEN CARTER’A MEKTUP
Başbakan Bülent Ecevit’in 21 Nisan 1979’da ABD Başkanı Jimmy Carter’a gönderilmiş olduğu mektupta ise Amerikan danışma uçuşları gündeme gelmesi dikkat çekiyor. Ecevit, Türkiye’nin ABD ile Sovyetler Birliği içinde nükleer silahların sınırlandırılmasını amaçlayan SALT II anlaşmasının denetlenmesine katkıda bulunabileceğini belirtiyor. Sadece Amerikan bulgu uçaklarının Türkiye üstünden yapacağı uçuşların Sovyetler Birliği ile ilişkileri tehlikeye atmaması icap ettiğinin de altı çiziliyor.
