19. yüzyılda İspanyol sömürgeciliğine karşı verilen ulusal kurtuluş savaşlarının öncüsü Simon Bolivar bir tek Venezuela’da değil, tüm Latin ABD’da emperyalizme karşı mücadelenin sembolü oldu. Bolivar’ın idealleri, Latin ABD’da emperyalizme karşı bir ortak tarihsel bellek yarattı. O günlerden 200 yıl sonrasında, Venezuela’daki gelişmeler, Bolivar’ın hayalini kurduğu ‘Latin ABD Birliği’ni tekrardan internasyonal tartışmaların merkezine taşıdı. Sadece Latin Amerikalıların karşısında bu kez İspanyol kraliyet birlikleri değil, “süper güç” olarak nitelenen ABD var.
Venezuela’nın başkenti Karakas’ta 1783’te doğan Simon Bolivar, İspanya’ya karşı Venezuela, Kolombiya, Ekvador, Peru, Bolivya’da örgütlenen en geniş ve etkili bağımsızlık hareketlerini başlatmıştı.
ÖNCE İSPANYOLLAR
Kıta’da bugün Bolivar’ın ne anlama geldiğini Haber Global Web Hususi’e değerlendiren Arjantinli gazeteci Carlos Aznarez’e nazaran Bolivar’ın mirası bugün devletler düzeyinde yaşamasa da halklar tarafınca sahipleniliyor. Bölgeyi yakından izleyen analistlerin pek çoğuna nazaran ise Venezuela’ya yönelik her dış müdahale, yalnızca bir rejim ya da bir hükümetle değil, direkt Bolívar’ın mirasıyla karşı karşıya geliyor. Bolivar emperyalizmin hemen hemen bu adla tanımlanmadığı bir zamanda, onun mantığını sezmiş bir devrimci olarak kabul ediliyor. İspanyol sömürgeciliğine karşı yürüttüğü savaşım, rahat bir bağımsızlık savaşı değil; kıtanın siyasal, ekonomik ve kültürel olarak kendi ayakları üstünde durma iddiası olarak görülüyor.
ABD’Yİ O TEŞHİS ETTİ
Bolivar’la ilgili tarihçilerin üstünde birleştiği bir vurgu var. Bolivar, İspanyol sömürgecileri püskürten mücadeleye öncülük etmiş olduğu dönemde; 1820’lerde Cenup’in ABD’nın kuzeyinin nüfuz alanına dönüşebileceğini teşhis etmişti. O dönemde “ABD, özgürlük adına felakete sürüklenebilir” diyen Bolivar tarihçilere nazaran bugünkü yapıyı o günlerden görmüştü.
Bu açıdan kıtaya yönelik analizlerin tümünde, ABD’nin Venezuela’ya yönelik hamlelerinin yalnızca güncel bir jeopolitik hamle değil, Bolivar’la devam eden tarihsel bir hesaplaşma olduğu vurgulanıyor.
BUGÜN DE AYNI DENGE
Bolivar yaşamının son yıllarında kıtaya yönelik büyük bir hayal kırıklığı yaşıyordu. Öncülük etmiş olduğu Kolombiya Birliği, hayalini kurduğu “Pan Latin” oluşumu taşıyamamıştı. Bugün de ABD’nin hedefindeki Latin ABD parçalı yapısını sürdürüyor. Bazı hükümetler ABD ile uyumlu bir çizgi izlerken, bazıları açıkça karşı duruyor. Sadece Venezuela’ya yönelik müdahaleler söz mevzusu olduğunda, kıtanın hafızası tekrardan uyandı. Venezuela’da bugün yaşananlar, yalnızca bir ülkenin siyasal krizinin son perdesi değil; Bolivar’ın hayaletinin tekrardan kıta üstünde dolaşmaya başladığının işareti olarak yorumlanıyor.
SOMUT BİR İHTİYAÇ
Carlos Aznarez şu değerlendirmeleri yapıyor: “Simon Bolivar’ın düşsel, ne kendi zamanında ne de bugün zamanı bir romantizm olarak görüldü. Bolivaryen birlik vurgusu, Latin ABD’nın bugün hâlâ karşı karşıya olduğu somut bir ihtiyaçtır. ABD’nin Venezuela’daki müdahalesi, bu hayalin niçin hâlâ geçerli bulunduğunu acı bir halde gösteriyor. Bundan dolayı özünde Washington’un kıtaya bakışı değişmemiştir. Latin ABD, egemen halkların bağımsız bir ortak yaşam alanı olarak değil, denetim edilmesi ihtiyaç duyulan bir arka bahçe olarak görülmektedir. Venezuela’da yaşananlar bir tek Caracas’a yönelik bir uyarı değil; bölgedeki tüm halkçı egemenlik projelerine yönelik bir tehdittir.”
Bolivar, “ABD, ABD kıtasına polislik yapma bahanesiyle tüm halkları kendi boyunduruğuna alacak,” diyerek 19. yüzyılda ABD emperyalizmini en erken teşhis eden isim oldu.
HALKLAR KARŞI ÇIKAR
“Bugün Latin ABD Birliği kısa vadede hayata geçirilmesi zor bir hedef benzer biçimde görünebilir; Arjantin’den Ekvador’a, El Salvador’dan Peru’ya kadar birçok ülkede ABD ile hizalanmış aşırı sağ hükümetler iktidarda ve Washington’un desteğiyle meşruiyet krizlerini aşmaya çalışıyorlar.
Sadece bu durumu kalıcı olarak görmek büyük bir hatadır. Bu hükümetlerin dayandığı ekonomik model, derin eşitsizlikler, yoksulluk ve toplumsal dışlanma üretiyor. Bu da er yada geç yeni halk ayaklanmalarına ve yeni ilerici dalgalara neden olur.”
[email protected]
Kaynak: Web Hususi
