Küresel piyasalarda gelecek hafta, Ortadoğu’da tırmanmaya devam eden gerilim, NATO toplantısı ve ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell’ın Senato ve Temsilciler Meclisi’nde gerçekleştireceği senelik sunum yakından izlenecek.
HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA TEDARİK KORKUSU
İsrail ve İran içinde bir haftadır devam eden ve yalnız hava saldırılarından oluşan harp sebebiyle petrol tedarikinde aksaklık yaşanabileceği endişelere yol açtı. Brent ham petrolü Ocak ayından bu yana ilk kere 75 doları aştı.
Şimdilik petrol tedarikinde aksaklık yaşanacağı yönünde bir gösterge yok. Reuters ve LSEG’in hesaplamalarına gore İran, günde ortalama 3.3 milyon varil petrol üretiyor, ve ortalama yarısını da ihraç ediyor. Bu düzey, dünyanın 100 milyon varil seviyesindeki günlük tüketiminin fazlaca altında kalıyor.
Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’ne (OPEC) üye olan öteki ülkeler, İran’ın petrol tedarikinde aksaklık yaşanmasıyla oluşabilecek açığı kapamak için yedek kapasitelerinden petrol ihracatı gerçekleştirebilir.
Piyasaları daha da korkutan ise İran’ın, günlük toplam ham petrol arzının yüzde 20’sinin geçmiş olduğu Hürmüz Boğazı’nı kapatması ihtimali. Analistler bu olasılığın düşük bulunduğunu belirtiyor.
Avrupalı ülkelerin dışişleri bakanları bugün Cenevre’de İran dışişleri bakanıyla bir araya gelecek. ABD, İran’a yönelik İsrail saldırılarına direkt katılmayı değerlendirirken, Avrupalı bakanlar, tartışmalı nükleer programa dair müzakereler ile yeniden diplomasiye dönmeyi hedefliyor.
2. NATO HARCAMALARI DUDAK UÇUKLATTIRIYOR
NATO; ABD Başkanı Donald Trump’ı memnun etmeyi, ittifakı bir arada tutmayı ve Lahey’de müdafa harcamaları için belirlenen yeni ve yüksek hedef üstünde mutabakat sağlamayı amaçlıyor.
NATO bir taraftan da İsrail ile İran arasındaki karşılıklı saldırıların Çarşamba günkü zirveyi gölgelememesini umuyor.
Trump, ilk başkanlık döneminde öteki NATO ülkeleri müdafa harcamalarını artırmazsa ABD’nin ittifaktan çekileceğini söyleyerek üyelere gözdağı vermişti.
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte de üyelerin, müdafa harcamalarını, Trump’ın önerilmiş olduğu şeklinde, gayrisafi yurt içi hasılalarının (GSYH) yüzde 5’ine yükselterek belirlenen hedefe bağlı kalmalarını istiyor.
NATO ülkeleri, bu hedefe yetişebilmek için nelerin müdafa harcanması kapsamında sayılacağını daha kapsamlı şekilde ele alacak.
Bu doğrultuda halihazırda tabanca ve askeri harcamalar şeklinde daha geleneksel müdafa unsurlarına GSYH’lerinin yüzde 2’sini harcayan ülkeler, bu seviyeyi yüzde 3.5’e çıkaracak.
Ülkeler, GSYH’lerinin minimum yüzde 1.5’ini de; yollar, köprüler ve limanların askerî araçların kullanımına uygun hale getirilmesi ve siber saldırılara karşı koruma sağlanması şeklinde daha geniş kapsamlı faaliyetlere harcayacaklar.
NATO ülkeleri arasından yalnızca İspanya bu yeni hedefe açıkca karşı çıkıyor.
Zirvedeki hedeflerden biri Trump’ı memnun etmek olduğundan, Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskiy, zirvenin kendisinden ziyade, zirve öncesi yenecek toplu yemekle yetinmek zorunda kalabilir.
3. SIRADAKİ SORU
İşlemciler, “anlamlı” enflasyona dair beklentilerinin faiz kararlarını iyi mi etkileyeceğini daha detaylı bir halde açıklaması beklenen Fed başkanı Jerome Powell’ın Senato ve Temsilciler Meclisi’nde yapacağı sunumu takip edecek.
Powell, Salı ve Çarşamba günleri ABD’de Senato ve Temsilciler Meclisi’ndeki oturumlarda ABD Kongresi üyelerinin sorularını yanıtlayacak.
Powell, Fed’in geçen haftaki para politikası toplantısının arkasından gazetecilere yapmış olduğu açıklamada, ek gümrük vergilerinin tüketicilere yansımaya başlamasıyla mal enflasyonunun arttığını söylemişti.
Kuvvetli büyümenin devam ettiğinin altını çizen Powell’a, Ortadoğu’da gerilimin daha da tırmanmasının enflasyonu iyi mi etkileyeceği de sorulabilir.
Perşembe günü açıklanacak nihai verinin, ABD’nin gayrisafi yurt içi hasılasının birinci çeyrekte daraldığını gösteren öncü veriyi teyit etmesi umut ediliyor. Fed’in tercih etmiş olduğu enflasyon göstergesi olan kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksinin Mayıs’ta alacağı kıymet, bu yıl iki faiz indirimi öngören Fed’in Çarşamba günü açıklamış olduğu faizleri durağan(durgun) bırakma sonucu ile beraber değerlendirilecek.
4. JAPONYA DEVLET TAHVİLLERİ
Geçen ay, yatırımcıların tahvil ihraçlarından uzak durması ve Japonya başbakanının hatalı şekilde ülkenin mali durumunu Yunanistan’a benzetmesinin arkasından Japon devlet tahvillerinin getirileri üstün dereceli seviyeye yükselmişti.
Sadece, Japonya Merkez Bankası (BOJ) ve Maliye Bakanlığı’nın yapmış olduğu hünerli iş birliği sonucunda mevcut durum fazlaca değişik.,
BOJ’un tahvil getirilerinin sert bir halde yükselmesiyle tahvil azaltma planında, süper uzun vadeli tahvil alımları artıracak şekilde değişikliğe gitmesinden yalnız birkaç gün sonrasında maliye bakanlığı en uzun vadeli menkul kıymetleri tahvil etmeyi azaltma planını sundu.
BOJ’un faiz kararlarının gelecekteki seyrine ilişkin gevşeme yanlısı açıklamaları da bu hafta tahvil getirilerinin hareketi üstünde baskı oluşturdu. Sadece BOJ Başkanı Kazuo Ueda, fiyat baskılarına dair risklerin altını çizerek bu yıl politikalarda sıkılaşmaya da ileriyi düşünerek ılımlı davrandı.
Gelecek hafta Cuma günü açıklanacak Haziran ayı Tokyo tüketici fiyat endeksi, BOJ’un atacağı adımlara ilişkin yeni ipuçları verecek.
5. TAMAM MI, DEVAM MI?
Trump’ın “mütekabiliyet” kapsamında uyguladığı ek gümrük vergileri başlangıçta siparişlerin öne çekilmesini sağlayarak küresel satın alma yöneticileri endeksine sağlamış olduğu desteğin azalmasıyla küresel resesyon endişeleri tekrardan baş göstermeye başladı.
Makroekonomik veriler piyasalar için her zamankinden daha mühim bir hâle geldi ve gelecek günlerde fazlaca sayıda veri açıklanacak.
Önümüzdeki Pazartesi günü euro bölgesi, İngiltere ve ABD şeklinde değişik bölgelerin Haziran ayı satın alma yöneticileri endeksi (PMI) verileri açıklanacak.
Mayıs PMI endeksinin önceki aya gore 0.2 puan düşerek 50.2’ye gerileyen Euro bölgesinden daha iyi haberler gelmesi umut ediliyor. Bu veride 50 puanın üstü büyümeye, altı ise daralmaya işaret ediyor.
Euro bölgesinde hizmetler sektörünün Kasım’dan sonrasında Mayıs’ta ilk kere daralması piyasalarda endişeye niçin oldu. İngiltere’de ise Mayıs PMI verisi, hizmetler sektörünün yavaş bir halde toparlandığını gösterdi.
