24 Şubat’ta Türkiye Başkanı ve AKP lideri Recep Tayyip Erdoğan, ülkesinin Avrupa Birliği’ne (AB) tam üyeliğinin ikincisinin sorunlarını çözeceğini savundu.
Kabine toplantısından sonrasında konuşan Erdoğan, “Bir tek Türkiye (ve tam üyeliği) AB’yi ekonomiden savunmaya, siyasetten internasyonal itibara düşmüş olduğu çıkmazdan kurtarabilir.” Dedi.
“Ekonomisi ve demografik yapısı hızla yaşlanan Avrupa’ya yaşam verecek olan Türkiye ve Türkiye’nin tam üyeliği. AB bu gerçeklerle ne kadar acele karşılaşırsa, onlar için o denli iyi olur ”diye ekledi.
Erdoğan ek olarak üyelik sürecini “devamlı olduğu şeklinde karşılıklı yarar ve saygı temelinde” ilerletmek istediklerini söylemiş oldu.
Ek olarak “göçmen karşıtı ve İslam karşıtı” aşırı sağ hareketlerin yükselişine de dikkat çekti ve “maalesef endişelerimiz son seçimlerde haklı yayınlandı”.
Türkiye ilk olarak 1987’de AB üyeliğine başvurdu ve Aralık 1999’da aday bir ülke haline geldi. Ekim 2005’te üyelik müzakereleri açılsa da, Türkiye’nin Blok’a katılma iki senelik teklifi, AB’nin Doğu Akdeniz ve Kıbrıs’taki siyaset anlaşmazlıkları ile ilgili insan hakları kaydı ile ilgili endişeler sebebiyle 2018’den beri donduruldu.
Bununla birlikte blok, NATO Üyesi Türkiye’nin yardımına, bilhassa göç problemlerine bağlıdır.
2019 senesinde AB üyesi Yunanistan ve Türkiye arasındaki gerilimler, Brüksel’in Ankara’ya karşı yaptırımları tehdit etmesine ve bazı diyalog yayınlarını kesmesine yol açtı. Bağlar 2021’den beri yüksek seviyeli görüşmeler tekrardan başlatıldı.
