1. Haberler
  2. Yerel
  3. 100 yılda harita nasıl değişti? Her ilçe kendi plakasının peşinde

100 yılda harita nasıl değişti? Her ilçe kendi plakasının peşinde

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türkiye’de il olmak, yalnızca tabelanın değişmesi ya da yeni bir plaka numarası almak değil. Bir ilçenin valiliğe ulaşması, devlet kurumlarının kendi merkezinde toplanması, yatırımların artması ve senelerdir başka bir kente bağlı olmanın sona ermesi anlamına geliyor. Bundan dolayı il olma talebi, Türkiye’nin dört bir yanında senelerdir gündemden düşmüyor. Kimi ilçeler nüfusunu, kimi sanayisini, kimi de tarihsel geçmişini öne sürerek il olmayı bekliyor. MHP lideri Devlet Bahçeli’nin önerisiyle bu beklenti tekrardan siyasetin gündemine girdi. 19 ilçenin il, 78 yerleşim yerinin de yeni ilçe yapılması halinde Türkiye’nin yönetimsel haritası baştan aşağı değişecek. Cumhuriyet’in ilk yıllarında 71’e ulaşan il sayısı, 1933’te 57’ye kadar geriledi. Sonraki yıllarda yeni iller kuruldu, bazı eski iller tekrardan statü kazanmıştır ve 1999’da Düzce’nin il olmasıyla sayı 81’e çıktı.

100’E BÖYLE TAMAMLANACAK

Bahçeli’nin açıklamış olduğu “100 İl 1000 İlçe” projesinde 19 ilçenin il statüsüne yükseltilmesi, 78 yeni ilçenin kurulması öngörülüyor. Bahçeli’nin 2 Kasım’da Türkgün’e verdiği röportajda il olabilecek bölgeler içinde saydığı ilçeler şöyleki:

Marmara: Bandırma, Lüleburgaz.
Ege: Fethiye, Akhisar.
Akdeniz: Alanya, Tarsus, Kozan, Elbistan.
İç Anadolu: Polatlı, Konya Ereğli.
Karadeniz: Ünye, Vezirköprü, Zonguldak Ereğli.
Doğu Anadolu: Erciş, Doğubayazıt, Ahlat.
Güneydoğu Anadolu: Ergani, Midyat, Siverek.


Osmanlı’nın son döneminde 15 vilayet, 36 vilayete bağlı liva ve 16 bağımsız liva bulunuyordu.

TÜRKİYE 71 İLLE BAŞLADI, 57’YE İNDİ

Türkiye’nin bugünkü il sisteminin temelleri Osmanlı’dan devralınan yönetimsel yapı üstünde atıldı. Osmanlı’nın son döneminde 15 vilayet, 36 vilayete bağlı liva ve 16 bağımsız liva bulunuyordu. Ulusal Savaşım yıllarında livaların bağımsızlaştırılmasıyla 1920-1924 içinde il sayısı ilkin 71 sonrasında 74’e ulaştı. Sadece Cumhuriyet’in ilk yıllarında bu sayı hızla değişti. 1926’da çıkarılan 877 sayılı kanunla 11 il ilçeye dönüştürüldü ve sayı 63’e indi. Üsküdar, Beyoğlu, Çatalca, Gelibolu, Ardahan, Muş, Tunceli, Siverek, Ergani ve Kozan da bu düzenlemeden etkilenen bölgeler arasındaydı. 1933’te yeni bir düzenlemeyle il sayısı 57’ye kadar geriledi. Aksaray, Hakkari, Osmaniye ve Şebinkarahisar il statüsünü yitirdi; Artvin ile Rize, Çoruh adı altında, Mersin ile Silifke ise İçel adı altında birleştirildi.

1930’LARDA GERİ DÖNÜŞ, 1950’LERDE YENİ İLLER

İl sayısındaki düşüş uzun sürmedi. 1936’da Artvin, Hakkari, Bitlis, Bingöl ve Tunceli tekrardan il oldu. 1939’da Hatay’ın Türkiye’ye katılmasıyla il sayısı 63’e terfi etti. 1950’li seneler yeni il müesseselerinin hızlandığı dönemlerden biri oldu. Nevşehir, Sakarya ve Adıyaman 1950’lerin ortasında il statüsü kazanmıştır. Kırşehir ise ilkin 1954’te ilçe yapılmış oldu, arkasından 1957’de tekrardan il oldu. Böylece il olmanın yalnızca tek yönlü bir süreç olmadığı, bazı kentlerin bu statüyü kaybedip seneler sonrasında geri alabildiği görüldü.

1989’DAN 1999’A 14 YENİ İL

Türkiye’nin il sayısındaki en belirgin artışlardan biri 1989-1999 içinde yaşandı. Bu zamanda 14 yeni il kuruldu. 1989’da Aksaray, Bayburt, Karaman ve Kırıkkale; 1990’da Batman ve Şırnak; 1991’de Bartın; 1992’de Ardahan ve Iğdır; 1995’te Yalova, Karabük ve Kilis; 1996’da Osmaniye; 1999’da ise Düzce il oldu. Düzce’nin 1999’da il yapılmasıyla Türkiye’nin il sayısı 81’e çıktı. Aradan geçen 27 yılda yeni bir il kurulmadı. Bahçeli’nin önerisi kabul edilirse bu uzun aradan sonrasında ilk kez il sayısı artacak ve Türkiye 100 il hedefiyle yeni bir yönetimsel döneme girecek.

BİR ZAMANLAR İLDİLER, YENİDEN İL OLMAK İSTEDİLER

İl olma talebi yalnızca nüfus ve ekonomik büyüklük meselesi değil. Türkiye’nin yönetimsel tarihinde bazı ilçeler, geçmişte il merkezi olmanın arkasından bu statüyü yitirdi. Bugün tekrardan il olmayı isteyen yerlerin bir kısmı de bu tarihsel hafızayı taşıyor. Mesela Aksaray, 1933’te ilçe yapıldıktan sonrasında 1989’da tekrardan il oldu. Osmaniye de 1933’te il statüsünü yitirdi, 1996’da tekrardan kazanmıştır. Kırşehir’in ilçe yapılıp yine il olması da aynı tarihin dikkat çekici örneklerinden. Buna karşılık Beyoğlu, Üsküdar ve Çatalca benzer biçimde bir dönem il statüsünde bulunan bölgeler bugün İstanbul’un ilçeleri. Gelibolu, Siverek, Ergani ve Kozan da Cumhuriyet döneminde ilçe statüsüne dönüştürülen eski il merkezleri içinde.

HER İLÇENİN HAYALİ

Türkiye’de bir ilçenin il olma isteği bir çok vakit mahalli kimlik ve ekonomik beklentilerle beraber dile getiriliyor. İl olmayı isteyen ilçelerde valilik kurulması, kamu kurumlarının taşra teşkilatlarının ilçeye gelmesi, yatırımların artması ve kamu hizmetlerine erişimin kolaylaşması beklentisi öne çıkıyor. Bir başka sembol de plaka kodu. İl olma tartışmalarında yeni plaka numarasının nasıl sonuçlanacağı, mahalli kampanyaların ve toplumsal medya paylaşımlarının değişmez başlıklarından biri. İl statüsüne geçiş, belediye ve kamu kurumlarının tekrardan yapılanmasının yanı sıra milletvekili dağılımı ve seçim çevreleri üstünde de etkili olabilecek.

100 İL İÇİN MECLİS KARARI GEREKİYOR

İçişleri Bakanlığı verilerine gore Türkiye’de bugün 81 il ve 922 ilçe bulunuyor. Bahçeli’nin önerilmiş olduğu proje hayata geçerse il sayısı 100’e, ilçe sayısı 1000’e yükselecek. Sadece bunun için yalnızca siyasal izahat kafi değil. Yeni illerin kurulması ve sınırlarının belirlenmesi kanuni düzenleme gerektiriyor.

100 yılda harita nasıl değişti? Her ilçe kendi plakasının peşinde
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Sohbet Et

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.
WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com