Türkiye’nin derhal her kentinde sayıları artan kahve dükkanları, yeme-içme sektöründeki yatırım eğiliminin de yön değiştirdiğini ortaya koyuyor. Bilhassa büyük kentlerde aynı cadde üstünde birden fazla kahve markasının etkinlik göstermesi basit bir görüntüye dönüşürken, sektörün arka planındaki veriler oldukça daha kapsamlı bir değişime işaret ediyor. Türkiye Iktisat Politikaları Araştırma Vakfı’nın (TEPAV) “Cafe Latte Ekonomisi: Bir Fincanda İki Türkiye” başlıklı çalışmasına nazaran, Türkiye genelinde minimum bir sigortalı çalışanı bulunan kayıtlı yeme-içme iş yeri sayısı 2010 senesinde 62 bin 384 seviyesindeyken, 2025’te 158 bin 725’e terfi etti. Böylece 15 senelik dönemde kayıtlı işletme sayısındaki artış yüzde 154’ü buldu.
BÜYÜK ARTIŞ
Nüfus artışı dikkate alındığında da yükseliş dikkat çekiyor. Türkiye’de her 10 bin kişiye düşen kayıtlı yeme-içme iş yeri sayısı 2010 senesinde 8,5 olarak ölçümlenirken, 2025 itibarıyla bu sayı 18,5’e çıktı. Şahıs başına düşen işletme sayısındaki artış yüzde 119 olarak hesaplandı. Verilere nazaran sektördeki büyümenin mühim bölümünün yeni ve bağımsız girişimlerden değil, mevcut şirketlerin şubeleşmesinden kaynaklandığı da dikkat çekiyor. TEPAV verilerine nazaran yiyecek-içecek hizmetlerinde etkinlik gösteren girişimlerin sayısı 2009-2024 döneminde yalnızca yüzde 24 artarken, girişim başına çalışan sayısı 2,4 kişiden 4,1 kişiye terfi etti.
Verilere nazaran, kayıtlı iş yeri sayısının yüzde 154 artmasına karşılık girişim sayısındaki yükselişin yüzde 24 ile sınırı olan kalması, aynı şirketlerin giderek daha çok noktada etkinlik göstermeye başladığını ortaya koyuyor. Başka bir ifadeyle sokakta görülen işletme sayısı hızla yükselirken, bu işletmelerin mühim kısmı giderek büyüyen ve oldukça sayıda şubeye ulaşan şirketlerin çatısı altında etkinlik gösteriyor.
KÜÇÜKLERİN PAYI GERİLİYOR
Sayılara nazaran sektördeki dönüşüm, ufak işletmelerin payına da yansıdı. Bir ila dokuz çalışanı bulunan girişimlerin toplam istihdamdaki oranı 2009’da yüzde 63,2 seviyesinden 2023’te yüzde 48,7’ye geriledi. Aynı işletmelerin cirodaki oranı da yüzde 44,6’dan yüzde 34,8’e düştü. Buna karşılık 250 ve daha çok çalışanı bulunan büyük girişimlerin istihdamdaki oranı yüzde 10’dan yüzde 16,8’e terfi etti.
İSTANBUL’DA DÖRT KATLIK ARTIŞ
Bu dönüşümün en belirgin görüldüğü kentlerin başlangıcında İstanbul geliyor. İstanbul Tecim Odası kayıtlarına nazaran, “yiyecek ağırlıklı hizmet veren kafe ve kafeteryaların faaliyetleri” alanında yeni kayıt yaptıran şirket sayısı 2019’da 197 seviyesindeydi. Bu sayı 2024’te 665’e, 2025’te ise 774’e çıktı. Böylece İstanbul’da senelik yeni kafe ve kafeterya kaydı altı yılda ortalama dört katına çıktı. Artış yüzde 293 olarak hesaplandı. 2026’nın ilk sekiz ayında da 554 yeni şirket kaydı yapılmış oldu.
BEŞ ZİNCİR 61 MARKAYA ULAŞTI
Kahve sektöründeki yoğunlaşmayı gösteren bir başka veri ise zincirlerin ulaşmış olduğu şube sayısı. Türkiye’de 2018 senesinde 61 kahve zincirinin toplam 1.570 şubesi bulunurken, sonraki dönemde yalnızca beş büyük kahve zincirinin toplam şube sayısı aynı seviyeye ulaştı. Minimum 20 şubesi bulunan 32 kahve zincirinin toplam şube sayısı ise 3 bin 207 olarak hesaplandı. Bu rakama daha ufak zincirler ile bağımsız kahve dükkanları dahil edilmedi.
