Yunanistan’ın Batı Trakya bölgesindeki bir Türk azınlık okulu, azınlık örgütlerinin sert kınamalarına neden olan bir saldırıda hedef alındı; bu hücum, Yunan makamlarına failleri tespit etmeye ve onlardan hesap sormaya çağrıda bulunmuş oldu.
Çarşamba günü Karacaoğlan köyündeki Türk azınlık ilkokuluna düzenlenen saldırıya tepkiler yağdı.
Dostluk Eşitlik Sulh Partisi (DEB), yapmış olduğu açıklamada, Batı Trakya Türk azınlığının eğitim haklarının uzun süredir dizgesel ihlallere maruz kaldığını belirterek, Rodop’un Karacaoğlan köyündeki okul binasına düzenlenen saldırıyı kınadı.
Parti, azınlık okullarının senelerdir hukuka aykırı bir halde kapatıldığını belirterek, bu şekilde bir baskı ortamında azınlık okul binasına zarar verilmesinin kabul edilemez bulunduğunu altını çizdi.
Avrupa Batı Trakya Türkleri Federasyonu (ABTTF) de saldırıyı kınayarak, Avrupa genelinde yaşayan Batı Trakya Türkleri adına derin kaygı ve öfkesini dile getirdi.
Federasyon, azınlık eğitim kurumlarını hedef alan saldırıların kabul edilemez bulunduğunu vurgulayarak, olayın bir an ilkin aydınlatılması, faillerin tespit edilerek hakkaniyet önüne çıkarılması ve lüzumlu cezaların verilmesi çağrısında bulunmuş oldu.
Hücum, 4 Ocak’ta mahalli halkın hasarı fark etmesiyle ortaya çıktı. Polis, ihbarın peşinden okulda soruşturma başlattı.
Batı Trakya Türk Azınlıkları Danışma Kurulu da saldırıyı kınayarak, geçmişte benzer bir olayın yaşandığını hatırlatarak, azınlık kurumlarını hedef alan tekrarlanan eylemlerin toplumdaki güvenlik duygusunu daha da zayıflattığı uyarısında bulunmuş oldu.
Ekonomik açıdan Yunanistan’ın en fukara bölgelerinden önde gelen Batı Trakya’daki ortalama 150.000 Müslüman Türk, uzun süredir kötüleşen koşullardan şikayetçi. Toplumu Türkiye ile bağlarının “rehinesi” olarak gören Yunan hükümeti, okulların kapatılması, Türkçe eğitimin yasaklanması ve gene bir antak kalma hakkı olan, toplumun müftüler (Müslüman din adamları) benzer biçimde dini liderlerini seçmesine yasal olarak izin vermemek de dahil olmak suretiyle seneler içinde antak kalma yükümlülüklerini ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarını oldukça sayıda ihlal etti.
