Eski ABD Büyükelçisi Daniel Speckhard ile Washington merkezli bir düşünce kuruluşu olan Dış İlişkiler Konseyi’nde düzenlenen halka açık bir tartışmada konuşan Yunan lider, üç yıl süren çalkantılı ikili ilişkilerin ardından iki NATO müttefiki arasında işlerin düzeldiğini söyledi.
Miçotakis, ilişkilerdeki buzların erimesiyle birlikte Türkiye’nin Doğu Akdeniz’e ilişkin bazı temel pozisyonlarının değişmediğini kaydederek, “Düzensiz göçle mücadelede daha iyi işbirliği yapıyoruz. Türk vatandaşlarının (bazı) Ege adalarına vizeyle seyahat etmesine olanak tanıyan bir anlaşmaya vardık. Kolaylaştırma planı bunlar olumlu adımlar arasında yer alıyor.”
Düzensiz göçle ilgili anlaşmazlıkların damgasını vurduğu uzun bir gerilim döneminin ardından, Kıbrıs anlaşmazlığı, enerji aramaları ve Ege’deki bölgesel egemenlik, Türkiye ve Yunanistan, ilişkilerinin kırılgan bir şekilde normalleşmesi için güven artırıcı adımlar atıyor ve bu da yeni bir sayfaya geçiyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Aralık ayında Atina’ya yaptığı tarihi ziyaretle birlikte. Erdoğan daha sonra Türkiye’de Miçotakis’i kabul etti.
Ziyarette taraflar dostluk deklarasyonu, Türk vatandaşlarına Kuzey Ege’deki 10 Yunan adasına yedi güne kadar vize kolaylığı ve Yunanistan’a düzensiz göçmen akışının azaldığını duyurdu. Her iki taraftaki yetkililer olumlu iklimi sürdürme konusundaki kararlılıklarını dile getirmiş olsa da, sorunlar uzun süredir devam ediyor ve köklü ve her iki taraf da özellikle yakın zamana kadar Türk ve Yunan jetlerinin sık sık çekiştiği Ege’de sürecin türbülanssız olmasını beklemiyor.
Ocak ayı başlarında hem Ankara hem de Atina’nın savaş uçakları için Washington’la ilgili anlaşmalara varması, bölgede yeni çatışma endişelerini artırdı. Ankara, komşusunu Türkiye ile silahlanma yarışına girmemesi, özellikle de savaş sonrası anlaşmaları ihlal ederek 1960’lardan bu yana tartışmalı Ege adalarında askeri varlık kurma konusunda defalarca uyardı. Yunanistan’ın ABD’den F-35 savaş uçağı satın alması ve savunma bütçelerini artırması, Doğu Akdeniz’deki Türk çıkarlarının korunmasına karşı koyma anlamına geliyor. Yunanistan, adaları Türkiye’den gelebilecek potansiyel bir saldırıya karşı savunması gerektiğini söylüyor ancak Türk yetkililer, adaların militarizasyonunun devam etmesinin Ankara’nın adaların mülkiyetini sorgulamasına yol açabileceğini söyledi.
Ankara’daki görüşmelerinin ardından Erdoğan, iki ülke arasında “çözülemeyen” hiçbir sorun olmadığını belirterek, iki lider ilişkilerin durumunu memnuniyetle karşılarken, ikili ilişkileri daha da geliştirme sözü verdi. O dönemde Mitsotakis’le düzenlediği ortak basın toplantısında Erdoğan, “Yapıcı ve olumlu bir görüşme gerçekleştirdik, Türkiye-Yunanistan ilişkilerindeki sorunları ele aldık. Sorunları diyalogla çözeceğiz.” dedi. Erdoğan, Ankara ve Atina’nın, geçen yılki Dostluk İlişkileri ve İyi Komşuluk Hakkında Atina Bildirgesi’nde de belirtildiği gibi, sorunları “samimi diyalog, iyi komşuluk ilişkileri ve uluslararası hukuk” yoluyla çözmeye kararlı olduklarını söyledi.
