ADANA (AA) – YUSUF KOYUN/YAKUP SAĞLAM – Ziraat ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürü Turgay Türkyılmaz, Türkiye’de üretilen mersin balıklarından elde edilecek havyarın 2027’nin sonunda ‘Türk havyarı’ markasıyla ihracatının yapılacağını ve 100-150 milyon dolar gelir elde edileceğini belirtti.
Kafes balıkçılığı meydana getirilen bir tesiste meydana gelen hasat için Adana’nın Yumurtalık ilçesine gelen Türkyılmaz, AA muhabirine, Türkiye’nin su ürünlerinde yetiştiricilik yöntemiyle elde edilmiş üretim miktarıyla Avrupa’da birinci sırada yer aldığını söylemiş oldu.
Ülkede su ürünleri yetiştiriciliğinin her geçen gün yaygınlaştığını belirten Türkyılmaz, Muğla, İzmir ve Aydın’ın peşinden Adana’da da çipura ve levrek üretimi yapılmaya başlandığını dile getirdi.
Türkyılmaz, ciddi bir ihracat potansiyeli bulunan su ürünleri yetiştiriciliğinde hedeflerini gerçekleştirmek için bu tür üretim alanlarının artırılması icap ettiğini açıkladı.
Su ürünleri yetiştiriciliğinde çipura, levrek, alabalık, Türk somonu ve midyeyi üretim planlaması kapsamına aldıklarını, bu çerçevede yıl ve bölge bazlı ne kadar üretim yapılacağının belli bulunduğunu söyleyen Türkyılmaz, bu sayede alıcı ve satıcının önünü görebildiğini belirtti.
Türkyılmaz, planlama kapsamında hangi ülkeye ne kadar ürün ihraç edilebileceğinin öngörüsünün de yapıldığını, bu sayede firmaların rekabet ortamı oluşmadan ve fiyat kırmadan ürünlerini hak etmiş olduğu değerde satabildiklerini dile getirdi.
– ‘Denizde avcılık yöntemiyle meydana getirilen üretimi hiçbir şekilde çoğaltmak istemiyoruz’
Su ürünleri yetiştiriciliğinde planlı üretimdeki oranın yüzde 98’i bulduğunu belirten Türkyılmaz, üretimi teşvik etmek ve çoğaltmak amacıyla da ciddi desteklemelerin bulunduğunu açıkladı.
Türkyılmaz, 1980’li yıllarda su ürünleri yetiştiriciliğinin Türkiye’de neredeyse yok denilecek kadar azca bulunduğunu, 2000’li yıllardan sonrasında ise desteklemelerle yetiştiricilikte bugün üretim miktarının avcılıktan elde edilmiş miktarı geçtiğini söylemiş oldu.
Desteklemelerin bir tek üreticilerin ve yetiştiricilik yöntemiyle elde edilmiş ürünlerin artışına sebep olmadığını belirten Türkyılmaz, ‘Denizde avcılık yöntemiyle meydana getirilen üretimi hiçbir şekilde çoğaltmak istemiyoruz. Devlet ve ülke politikası bu. Bakanlığımızın uygulamakta olduğu stratejiler ve planlamalar da bunun altyapısını oluşturuyor. Denizde olan balık denizde kalsın. Bir tek sürdürülebilir bir balıkçılık yönetiminin gereği olarak avcılık yönetimini birazcık daha sınırı olan düzeyde tutma gayreti içindeyiz. Halkımızın hayvansal protein olan balık ihtiyacının karşılanmasını da yetiştiricilik yöntemiyle elde etme çabası içindeyiz. İhracata da bu yolla gönderme stratejisi içindeyiz.’ diye konuştu.
– ‘Amaç, yetiştiricilik yöntemiyle üretimi geliştirmek’
Türkiye’nin, denizlerde su ürünleri avcılığı yapabilecek balıkçı filosuyla da Avrupa’nın en kuvvetli ülkelerinden biri olduğuna dikkati çeken Türkyılmaz, şu şekilde konuştu:
‘Bugün dünyanın pek fazlaca ülkesinde balıkçı gemilerimiz Türk bayrağı dalgalandırıyorlar. Bu bayrak dalgalandırma işini desteklediğimiz şeklinde öteki taraftan da kendi kara sularımızda kendimize ilişik olan balıkları da fazlaca fazla avlatmama stratejisini güdüyoruz. Dolayısıyla yetiştiriciliğe yapılmış olan yatırım ve devlet desteklemeleri avcılık miktarının daha sınırı olan kalmasına sebep oluyor. Bugün istesek haiz olduğumuz balıkçı filosundaki gemilerle elde etmiş olduğumuz avcılık miktarını fazlaca kısa bir süre içinde, bir ihtimal bir yıl içinde 10 katına, 20 katına da çıkarabiliriz fakat amaç o değil. Amaç, balığı denizde bırakmak, mümkün olduğunca yetiştiricilik yöntemiyle üretimi dünyada olduğu şeklinde geliştirmek.’
– ‘Türk havyarı’ markasıyla ihracat hedefi
Türkyılmaz, iç sularda nesli tükenme tehlikesi altında olan mersin balığının varlığını çoğaltmak için de bilhassa Elazığ ve Gaziantep bölgesindeki baraj göllerinde emek harcama yaptıklarını söylemiş oldu.
Mersin balığının et tüketimi amaçlı bir balık olmadığını, havyar alındıktan sonrasında kıymet kazanan bir tür bulunduğunu dile getiren Türkyılmaz, şunları kaydetti:
‘Gururla söyleyebilirim ki 2027’nin sonunda Türkiye’de üretilmiş mersin balıklarından elde edilmiş havyarın ‘Türk havyarı’ markasıyla ihracatı söz mevzusu olacak. Mersin balıklarından elde edilecek havyarlar vasıtasıyla ortalama 100-150 milyon dolar civarında ihracat geliri elde edeceğimizi söylemek isterim. Siyah havyar mevzusunda da fazlaca iddialıyız. Dünyada en fazlaca tercih edilen ve istenilen havyar türünün bugün itibarıyla üretimini başarmış durumdayız. Bunun ticari olarak pazarlanmasına yönelik hususi sektörümüzle ortaklaşa iş içinde bu pazarları zorluyoruz. Türkiye’de üretilmiş havyarın da dünyada talebinin bulunduğunu fazlaca memnuniyetle söylemek isterim. Bugün itibarıyla hemen hemen üretimi yapılmamış olan havyarların bile ‘Siz bunu iyi mi olsa yapacaksınız, gelecek yıl bizlere şu kadar havyar verebilir misiniz?’ diye peşin olarak üreticilerimize parası ödenerek anlaşmaların, sözleşmelerin yapıldığı bir türden bahsediyoruz.’
Kaynak:
AA
